Koltuğuna gömülür de güzin
Derdi ki ihtiyarlıktır önüm
Beni yalnız bırakacaklar ah
Yakında bütün aşıklarım
Kzım sen bilmezsin
Dillere destandım ben eskiden
Benim gönlümü saran çılgınlıklardı
Erkeklerin gönlünü saran ben
Adülhak Hâmid’i vardı ya Fatmanımın
Benim de vardı Sâlah Birsel’im
İnce olur zeki olur ya her kadın gençliğinde
Ben de beyazdım uyanıktım güzeldim
Ah ah ben evvelleri
Dağda büyümüş fidan gibiydim
Bir rüzgar esmeye görsün
Tomurcuklanır çiçeklenirdim
Ama şimdi şu koltukta
Bir isteksizliktir bitiren içimi
Saçlarımı şöyle kaldırıyorum ya
Kaldırmasam da olur hani
Nasıl değişti erkeklerin hali
Anlayamadım kızım
Artık Sâlah Birsel bile geçmez
Penceremden sanırım.
Sâlah Birsel