İsterdim ki yüreğimi bir bıçakla yarıp açsınlar
ve seni oraya yerleştirsinler;
sonra da göğsümü kapatıp diksinler.
Böylece sen kesinlikle orada olasın;
diriliş gününe kadar, başka yerde değil, orada kalasın.
Ben yaşadıkça sen de yaşayasın!
Eğer ölürsem, kabrin derin karanlığında,
kalbimin içinde kalasın!
***
Sen melekler âleminde misin, yoksa insanlar âleminde mi?
***
Anlamı ancak anlamak isteyene açık, başkalarına değil…
***
Onun o kadar çok derdi var ki
kağıt, mürekkeb ve yazı onun için ağlamakta!
***
Onu kınıyor, ayıplıyor; normal… onu tanımıyor çünkü…
***
Ey ruhum! Sakın umutsuzluğa düşme!
Umulur ki, o güzel günler, güler yüzle yeniden gelecektir…
***
Dertli bir âşığın sevgilisini görüşü gibi,
bahçedeki güller gülerken gökteki bulutlar ağlıyor…
***
Düşüşü görmeyen kimse izzeti ne bilsin…
***
Karanlıklara güvenme, çünkü yakında şafak doğacak;
ışıkla da kendini aldatma, çünkü akşam olunca güneş batacak…
***
Ama sonra o güzel günler yeniden geldi;
umarım sen de böyle yeniden döner gelirsin…
***
Önceleri kendim umut edilendim,
şimdiyse umut eden ben oldum.
İşte kader böyle cilveli, gidişli dönüşlü…
***
Ne bir evde ne bir vatanda karar kıldı;
o nazenin bedeni yatağını hiç ısıtmadı…
***
Her ayrılıkta tüm umutlar yitirilmez.
İnsan ölmedikçe tümden ortadan kaybolmaz…
***
Ancak üzüntü ve keder içinde yaşar, mutsuz olur;
her gün yenilenen bir utanç ve rezillik içinde geçer günleri…
***
Ne tuhaf!
Artık yaşamayan birinin ölümüne ağlıyor da,
zulme uğrayarak öldürülen için hiç üzülmüyor…
***
Hakkımda ne düşünürsen düşün, ben sana âşığım…
***
Dikkat et! Delicesine seven âşığı kınama sakın!
***
Dünya sana parlak bir hayat sundu;
ne ki paraklığı çabuk solacak…
***
Fâni, geçici bir dünyada karar kılmayı nasıl ister insan?
Nasıl olur da bir anlık dünyayı düşünür?
***
İnsanın ne denli akıllı kanıtı yaptığı seçimdir…
İbn Hazım
Güvercin Gerdanlığı
Kaynak: Dadaverd