Güneşi Kötü Evler

o benim bildiğim sevdiğim bellediğim güneş diye bellediğim güneş değildi odadaki
mor tozlu halılarda iplik döküntülerinde oymalı cıgara masalarında o değildi
perdenin arkalarındaki oydu bir çıksam karşılaşacaktım oydu vurulurdum çıksam
o benim bildiğim sevdiğim güneş diye bellediğim güneş değildi odanın içindeki
bu güneşi değiştiren evlerde terzilik yapılır giyimler prova edilir
acı gülümser kızlar ağır ayak gebeler kumaş iğneler teyel atar
hiç içilmeyen likörler saklanır büyük camlı dolaplarda
aldım kendimi oralara götürdüm ben bu evlerde döner kebap yiyemem
çocukları sevmek gelmez içimden gülsuyu koklayamam durur saçlarımı tararım belki
eski zaman adamlarını eski zaman kadınlarını eski zamanları düşünürüm
ağır kumaşlardan sultani elbiseler içinde kimbilir nasıl bu soğuk güneşler gibi soğuk sevişirlerdi
nasıl kalkıp kalkıp çiçek sularlardı geceler karanlıklarında
kimbilir serinlemek için
elbet serinlerlerdi
ben bu evlerde döner kebap yiyemem ölürüm
tıraş olurum en güzel giyimlerimi giyerim oturur beklerim
yıkarım temizlerim adam ederim o soluk güneşleri ya da
iplikleri toplarım kızları öper öper uyandırırım
sabahlara akşamüstlerine kıvırcık marullara hazırlarım onları beslerim

alırım karşıma bir bir belletirim dalların yeşermesini kuzuları mutluluğu ölmemeyi
ölüme karşı durmayı en çok en çok onu yenmeyi
o karanlıklarda kalmış yaşamak yerlerini bulurum çıkartır gösteririm
elbet bellerlerdi
ben o evlerde döner kebap yiyemem yiyemem
ben prova yapamam iplik dökemem acılıl acılı gülemem gülersem
durur kuruntularımı beslerim mutsuzluğumu süsler büyütürüm
bir o güne beslerim o ak pak güneşe
o her şeyin birden serpilip ortaya döküldüğü gelişeceği gizlide kalmış uçların bir bir belireceği günlere
sular gibi dururum.

Turgut Uyar

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.