Bana bir mektup yaz incecik parmaklarınla
okuduğun kitapların sokaklarını anlat
Suların akışındaki naz sensin biraz da
gölgeleri boşver sendeki kalabalığı anlat
Ben biz olmadıkça girdabından korkuyor evler
aramızda geziniyor darağacı ve cellat
Sen bana bir mektup yaz kuşlarla postala
rüzgâr koksun satırların bende her mevsim yaz
Ahh bu çürük merdivenleri ömrümüzün
inip de çıkamadığımız yaşanmış yıllar
Kim yetişmiş ki hızına delicoş mor suların
billur bir damla ol odalara sıkışıp kalma
Kırışan ten sarkan dudak sarı hüzün neysen osun
aynalar yalan söylemez aslın yansır o camda
Bir şey var kendi başına buyruk hiç değişmeyen
yirmisinde çok dilli alev yetmişinde yanardağ
Ölüme bile beraber gittiğimiz yaşlanmayan o ırmak
sende durgun akıyor bendeyse çağlayarak
Kavgada hasmını tart sencileyin aşık mı
değilse yüzünü çevir dağlara hiç oyalanma
Ben yürürüm yarısında bıraktığın yolları
sen bana bir mektup yaz öpülesi parmaklarınla