Görüntelinişler

IV. Çocukluğun

-ali cengizkan’a-

yeniden dönmelisin kıyılarına
bir kazak giy ödünç sonbahar renginde
okşa dalgaları şairleri sever gibi
ağ karakıştan karla karışık
yolları yürü özlemekle
ilkyaza inanmış ve bekleme
yüreğinde soluğunla büyüyen ateşi
-o çocuk
yarınlara uyanmaya dalmıştı

şimdi, söyle ali
çocukluğun bu yıl kaçına bastı?

XI. Lodos

erkenden lodosa kesti deniz
çardağın serinliğinden barbunları
ayıkladığını anımsadı birden oğlunun
postacıyı bekledi, mektubun kapıyı çalmasını
-kış zorludur oralarda, bir başına, üşümesin
kalın bir hırka gerekli. uykusuz. ördüğü
atkıya yeni bir ilmek geçirerek,
-dersleri iyi gitse bari bu yıl.

çalmadı postacı kapıyı
geçti gün
lodos sürgit-

XIX. Tunçtan Bir Yalnızlık

ilk o geldi rıhtıma demirlediği umutlarıyla
durdu. artık yaşamaktan yoruldum
diye yanıtladı oğlunu
ufku izledikçe sonsuzluğun çizgileri
yerleşirken alnına
uykusuzluk, soluğunu kesen öksürük nöbetleri ve kan
sığ sularında tekneler yüzdürdüğü kasaba:
bodrum, her insan bir bodrum burada
bir yalnızlık kalesi ve poyraz
poyraz olmalıydı uykularımın son limanı
de oğul kimin ağına takıldı ki
mutluluk, kimin
çekilirken deniz ağlardan.

tunçtan bir yalnızlık kalesi babam
gözleri çakır.

Tuğrul Asi Balkar

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.