– Bir kız el ediyor gölün kıyısında.
– Göl mutsuzluk söylemine hazırlıyor.
– Yoğun bakım cehenneminden yeni çıktım
Gömleğim kanser lekesi, mutsuzluğum
Günden güne artıyor, biçimini buluyor bende
Kaçıp sığındığım hüzün
– Sözcükler kör, göl durgun.
– Çözülmek üzere geyiklerin indiği göl,
Gök sancağını arıyor, sancaktarı olduğumda
Özgürlüğün, ey çorak toprak, elini ver
Rüzgâra bürünerek gel yanıma
– Sözcükler kan, yeryüzü çığlık çığlığa.
– Gömülmüş damağıma sürgün muhabbeti..
Siz ey dünyanın tacirleri, yeryüzü tefecileri,
Sancağı yükselttikçe sancaktar,
Çözülmektedir ayakları şeyhlerin de..
Ahmet Ada