Tren gece yarısı geçiyordu tuğla harmanının önünden;
bir an, trenin nabzını duyuyordu evler duvarlarında,
pencerelerinde, korkmuş ya da şaşırmış gibi.
Sonra uykuya dalıp unutuyorlardı.
Bütün gece gözünü kırpmadı.
Damarlarının içinden geçmişti tren,
Getirdiği, alıp götürdüğüyle.
Getirdiği, alıp götürdüğüyle.
Ve o, kendi içinde, tarlaların ötesinde, ağaçların gerisinde
Son tren düdüğünü bekledi kalkabilmek için.
Son tren düdüğünü bekledi kalkabilmek için.
Yannis Ritsos
Çeviren: Cevat Çapan