Felek

İzbe bir meyhaneye yürüme noktasındayım.
Adımlarım sarhoşlukla çark etmiş zamana.
Sonbahar desen, yapraklarını sermiş önüme.
İnanmıyorum kaybedilişe.
İnanmıyorum aşksız bir güne.

Doldurdum kadehleri ey felek!
Şanlı felek! kahbe felek!
Buyur karşılıklı oturalım.
Tüm gelişlere, yollara, gidişlere
sandal olsun unutkanlığımız.
Ve avuçlayalım kederlerimizi,
avuçlayalım biraz da
ihanet torbamızdan eksilsin.
Soğuk ki yalnızlık bardağını çatlatmış.

Gel buyur felek kederim, sevincim,
dostum ol felek dostum.

Kimsesizliğimi anlatayım sana.
Ve kadınlardan nasıl kaçtığımı.
Anlatayım ki
Uyurken gözlerimi kapadığımda,
örümcek ağları gibi acıların ruhumu
nasıl sardığını hisedesin.

Ve sen anla artık,
ne kadehler dolu,ne de gözlerim görüyor
betimlemesiz bir aşkı.
Avuçlamışım yüzümü, ağlıyorum.
Ancak bakışlarınla gerginliğim, hasretim bitecek.
Ve biliyorum bütün umutlarım akıp gidecek.

Şafak Temiz

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.