Ev Kira Şiir Bizim

İkimiz birden sevinemiyoruz,
gök, kızılken sen
maviyken bulutlar.
Ahşap çiçekler ekiyorum, hırsımız kurusun
telaşımı gömüyorum uykuya
ömrümün ikindisi.
Ama şöyle düşün
ikimiz birden üzülebiliyoruz.
buna da şükür.

İkimiz birden düşünemiyoruz, düşümüz ayrı.
Sen uykudayken ben uyanıyorum
ellerimde peynir kokusu
ceketimde kağıt mendil unutulmuş,
çamaşırlar dilsiz, makinalar ruhsuz.
Turum tırak -Nazım’ı okuyan anlasın-
İki pencere karşı karşıya
iki ayrı kıtada.
hiç karşılaşamıyoruz.

İkimiz birden konuşamıyoruz, biliyor musun?
Taş, kağıt, makas
makas kağıt taş.
Hala anlamadıysan
indiğin otobüse biniyorum ben
terk ettiğim bayanı seviyorsun.
Ya erkensin ya geç geliyorsun.
Buraya kadar okuyucu
seni kadın sanıyor.
Feministler, bayan lafına takıntılı
hey genç kız, bizi tanımıyorsun.

İkimiz birden sevişemiyoruz, gülüyor musun?
Ayıp şeyler söylemiyorum
çünkü sevmek işteş bir fiil olunca
kalpleri kararıyor şuursuzların
sözcükleri iğfal ettik, tedeka sağ olsun.
Yetmişini geçmiş amcanın
bir ahretliği vardı,
çok sevmekli iki ihtiyarın aynı gün aynı yerde
ölmesi gibi.

İkimiz ayrı ayrı kavuşabiliriz, bu doğru.
Farklı bütünün tamlananları.
Ruhumuz aitlikle müsemma,
sahip olmaktan bahis açılınca
bir kedim bile yok, anlıyor musun?
Kimin yitirdiğisin
kimin gediğinin taşı?
Sahip olduğun tek mülk
boşluğunun çukuru.

İkimiz birden sevilebiliriz ama.
Seni herkes sever,
ben herkesi sevmem.
Senden de benden de çok var
biz’den hiç yok.


Adige Batur