192
“Duydum ki karar verilmiş yola çıkmana:
Akıllıca – güzel, yine de acı,
Geçmez artık sözüm genç kalbine,
Kalbimdi kurban, yeni baştan da olurdu,
Kullandığım tek hüner çok sevmekti – işte
Aceleyle yazıyorum bunları, bir leke görürsen kâğıtta ki
Gözyaşı değildir göründüğü gibi, çünkü gözyaşlarım
Yok artık, yansa da zonklasa da gözbebeklerim.
193
Sevdim, seviyorum seni, çünkü yitirdi bu sevda
Görkemi, yerini, cenneti, insanlığın saygısını
Ve saygınlığımı, pişman değilim bana kaça patladığına,
Öylesine aziz ki daha o rüyanın hatırası,
Ancak övünmek için değil suçumu alışım ağzıma ,
Hiç kimse bana kendimden sert davranamaz ki:
Yerimde duramayışımdan bu sözleri şu kâğıda çiziktirişim,
Yoksa ne sitem ettiğim var, ne de bir dileğim.
194
Erkeğin yaşamı bir yandadır, aşkı bir yanda,
Kadının tüm varlığıdır aşk. Erkek nasılsa uğraşır
Sarayla, siyasetle, kiliseyle, denizcilik ve ticaretle,
Kılıcı, cüppesi, kazancı ya da görkemidir,
Ki gurur, ün, yükselme tutkusu sunar kalbine,
Ve bunlar olmadan çok az erkek yaşayabilir,
Böylesine çok olanakları vardır erkeklerin, bizimse tek,
Yine sevmek ve yine yıkılmak.
197
Diyeceğim kalmadıysa da, oyalanıyorum şimdi
Ve bu kâğıda damgamı basmayı göze alamıyorum
Sonuna dek götürsem bile bu işi
Daha da çok artacak mutsuzluğum:
Yaşamazdım şimdiye dek, öldürseydi acı insanı,
Ölüm kaçınıyor kendini vurmasını dileyen alçaktan,
Bu son vedalaşmayı da ölmeden atlatmalıyım,
Seni sevmek, sana dua etmek için hayata katlanmalıyım.
198
Seyretti Haidée sevgilisini,
Aşk’ın, gece’nin, Okyanus’un o yalnızlık anında
Bir araya gelen güçleriyle dolup taştı ruhu,
Kıraç kumsal ve kayalar arasında
İki sevgili yaptı yuvalarını
Tutkularıyla kalmak için baş başa,
Gökyüzündeki yıldızların tümü
Haidée’nin parıldayan yüzünden mutlusunu görmedi
199
Yazık! kadınların aşkı! sevgili
Ve korkulur bir şey olduğu bilinir ya
Çünkü bu kumara sokarlar varlarını yoklarını
Ve yitirdiklerinde onlara anımsatmaktan başka
Bir işe yaramaz yaşam geçmişin acılarını,
Bir kaplan sıçrayışı gibidir öç almaları da
Ölümcül, çabuk ve yırtıcıdır, ancak çektikleri işkenceyi
Unutamadıkları için, duyarlar içlerinde, verdikleri cezayı.”
Lord Byron