Islığımı kesmeden sokaklarda o poyraz
Karanlığın kapanan kapısına bakmıştım
Kış günü evlerini içine çeken baba
Ben onu yalnızlığa resim sanmıştım
Dışarı çıkmak yasak cam tozlarından şehir
Düş olsa çatlayacak el kızının teninde
Sanki bana bakıyor kahırlar yutan nehir
Durmadan doğar gibi yokluğun günlerinde
Burası daha hızlı sonsuzluk denen attan
Kim bilir kim kaybolmuş cennet kabristanında
Bir çift göz nasıl susmuş saklandığı hayattan
Bez bebekler büyürken ecel arastasında
Sahibinden satılık yürekler kadar eski
El kadar sevgilerin çok üşüyen yerleri
Birazdan savrulacak göğün tüm gemileri
Ağıt gibi tutarken vazgeçişleri