Şimdi sen ey ölüm, yaklaş bana
Merhaba azat eden pranga
Acıların zincirinden ruhumu hür bırakan
Daracık boşluğa bedenimi bağlayan
İşte karşında taze gençlik, al senin olsun
Nabzı atan bir kalp, kes nefesini
Yeryüzünde bir emelim kalmadı
Zaten dünya sadece aptalların cennetidir
İnsanlar mı? Hepsi vefasız, hilekâr
Yahut huzur kaçıran bozguncu
Zenginlik mi? Benim gözümde sadece,
Ayyâr’ın çekirgesi, bir zehir.
Şiir mi? Kâmil ve vâfir bir deniz
Yine de susamış kimsenin susuzluğunu gidermez
Kılıç mı? Uçağı olan tek bir kişi,
Ordudan ve topluluktan daha güçlüdür.
İlim mi? Kazma ile para kazanan,
Kağıt ile kazanandan daha hayırlıdır.
Aşk mı? Ey ölüm dur şimdi ve acı kalbime
Bırak onu biraz, nabzı atsın
Son menzile ulaşmadan önce bırak gözlerim ağlasın
Güllere, zambaklara ağlasın
Ağlasın sararıp solan sevda bahçesine
Orada ne bahar kaldı ne de sevinç
Tek bir temennim var ölmeden önce
Keşke gerçekleşse, o zaman ne üzülür ne de korkardım
O da sevdiğimi göz ucuyla bile olsa görebilmek
Çünkü artık asla kavuşamayacağız…
Fevzî el-Maʿlûf
Çeviren: Nur Tanrıbuyurdu
