Şiirlerde daima farklı görünür.
Başkalarınca yazılan cümleler okuyunca
her şey açık ve kolay görünür.
Yangına hâlâ dayanan bir kâğıt gibi,
üstündeki kül izlerini pek
hissedemeyen. Avlumda
kül öyle kapsamlı ki.
İlüzyon gibi. Esinlendiren bir resim gibi.
Çoğu kimse kayıp güzellik hakkında yazar,
aniden başa gelen ve terk edilmiş suskun bir kalbin
içine sürünen talihsizlik hakkında.
Ama ben avlum hakkında ve pencereden görebileceğiniz
nehir hakkında yazmak isterim.
Bir kül ağacı ile iki ıhlamur ağacı hakkında yazmak
isterim -geçen gün yok olan.
Masal mekanizması ansızın tamamen
anlaşılmaz oldu benim için.
Pencereden düşen küller,
daha dün masa, yatak veya kitap olan
siyah is,
kimsenin pek düşünmediği birinin hayatı,
boğazımda düğümlenip görüşümü bulandıran.
El salladığımda
hâlâ bir şey hissedebilir miyim acaba?