güz kendi yaprağını yiyor elimden: biz iki dostuz. zamanı ceviz kabuklarından ayıklayıp yürümeyi öğretiyoruz ona: zamansa dönüyor kabuğuna. aynada pazar, düşte uyunan uyku, ağızsa gerçeği söylemede. gözüm bir sevgilinin cinselliğine teşne: öyle bakışıyoruz, karanlık sözler ediyoruz birbirimize, haşhaş ve bellek gibi seviyoruz birbirimizi, uyuyoruz şarap gibi midye kabuğunda, bir deniz gibi ayın kanlı ışığında. penceredeyiz …
Kategori: Yol Üstündeki Semender
Şub 23
Kuğu Ezgisi
Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,Yalpalayan hayatımın kara çarşaflıbekçi gizleri. Ne zamandır ertelediğim her acı,Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,-bu şiir –Sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,Dost kalmak zorunda bana vesizlere! Çünkü saldırgan olandan kopmuştur o,uykusunu bölen derin arzudan.Büyüsünü bir içtenlikten alırsaKendi saf şiddetini yaşar artık,-bu şiir –Kuramadığım güzelliklerin sessiz görünümü,ulaşılamayanın boyun eğen yansısı,Sevda ile seslenir …
Şub 23
makas
baksular çekildi.hep hatırlatır ya sahipliğiniişte öylekapatıp, türbanladı tanrıdenizini.kumları oyalayankir içinde, birkaç çocuk ayağı şimdi. bende kemikleşen babamınmezarını bilmemama bir çocuğu kemirenya bir babadır hepya da yokluğu. bakavuçlarının içindeki raylardan çıkıyorçok yüklediğimiz trenbelki boynunu kurtarıyoruztrenlerin makaslandığı yerlerdeilk defadoğru raylara uzanmış bir kadının.ama bu kez dekargaşa ve ceset oluyorsenin ekseninde.biliyorumbir aşkın üstüne yakışacak ağız tadı değilakşamları acıya …
Şub 23
(Silezyalı) Dokumacılar
Karanlık gözlerinde yaş yok. Tezgâh başındalar Önlerinde kumaş yok… Gıcırdıyor dişleri:– Sana kefen dokuyoruz… Sana tezgâhımızda üçüzlü beddua dokuyoruz Dokuyor, dokuyoruz… Lânet olsun önünde diz çöküp yalvarılan puta, Kışın soğuklarında ve zalim pençesinde açlığın Boşuna bekledik, boşuna umduk, O bizi aldattı, bizi oyaladı… Dokuyor, dokuyoruz… – Lânet sana ey kıral, Sefaletimiz karşısında taş kesilen Ve …
Şub 23
Bir Hastalıktan Sonra
IBir hastalıktan sonra, Mektup yazdım eşe dosta-İadeli taahhütlü-Ve yıldırım telgraf çektim yare-Cevaplı-Neler olmuş Rabbim, neler.Ben tüberkülozdan yatarken, hastanedeDostlar unutmuş adımı,Yar kocaya gitmiş… IIIVe dünyamız RabbimBir hastalıktan sonraEskisi gibi değil. Rüştü Onur
Şub 23
Kiraz Çiçekleri
Kiraz Çiçekleri her yıl yeniden açarlar Kyoto’da. Genç kızlarının kalbi ürkektir, mutlulukları ise mevsimlik kiraz çiçekleri gibi geçicidir.*Çieko, parmaklığı tutup uzun süre baktı arkasından. Naeko, hiç dönmedi. Çieko’nun perçemlerine düşen hafif bir kar hemen eridi.*Çieko: “Mutluluk kısa sürer, yalnızlık ise çok uzundur. Böyle değil mi?” dedi. “Yatalım da öyle konuşalım bundan ötesini …”*“…Bahar ne çabuk …
Şub 23
Martin Eden
Ruth içtenlikle gülerek: — Bilmiyorum, unuttum. Daha fazla okumayalım artık. Kitap okunamayacak kadar güzel bir gün, dedi. Martin ciddi bir tavırla: — Bu tepelerdeki son günümüz olacak. Denizin ufuk hattı üzerinde fırtına bulutları toplanıyor. Kitap Martin’in elinden yere kaydı, ikisi de orada oturdukları yerden dalgalı körfezi, sanrılı ve görmeyen gözlerle kendilerini bırakmış bir halde, sessiz …
Şub 23
Denizde Şarkı
Ben hep böyleyim işte köpüklü dalgalarŞiir yazmak için gelip size bakarımGüzelliğinizden-iyiliğinizden söz ederimRüyalarıma da girersiniz benim Ama bana hiçbir parçanız bir gün”Güzel kız merhaba” bile demedinizGünler günü sahilinizde duran bu kızınHatırını bir defa olsun sarmadınız Sizin aklınız mı var sankiKöpük köpük kendinizi kendinizi taşlara vuruyorsunuzİnsan kardeşlerim sizi sevdikçeSiz neden öyle kuduruyorsunuz Bakın, ben niye geldim …
Şub 23
Kuzuları ve oğlakları kucağına alarak öptü. Ahırdaki işlere severek, gülerek yardım etti. Yarım saat kadar burada kaldık ve ben eve gittim, o ahırda yalnız kaldı.
Akşamüstü barda buluşan kasabanın rahibi, şerifi ve doktoru suçu tartışırlar. En büyük suç hırsızlıktır, der doktor ve devam eder; hırsızlığın en büyük suçu ise cinayettir. Bir insanı öldürerek hayatını çalıyorsunuz, hayallerini, umutlarını yok ediyorsunuz… Ağrı’nın Diyadin İlçesinin Taşbasamak Köyü’nde yaşayan Ebru, daha taze bir çiçekken soldu gitti. 12 yaşındaki küçük kız, sadece kendi canına kıymadı, …
Şub 23
Virginia Woolf’un eşi Leonard’a bıraktığı veda mektubu
Canım,Yeniden aklımı kaçıracağıma eminim;bu berbat dönemlerden birine daha tahammül edemeyeceğimizi hissediyorum. Bu kez iyileşmeyeceğim. Sesler duymaya başladım, dikkatimi toplayamıyorum. Bu yüzden en iyi şey neyse onu yapacağım. Sen bana dünyadaki en büyük mutluluğu verdin. Elinden geleni yaptın. Bu korkunç hastalık gelene kadar iki insanın bizim kadar mutlu olabileceğini sanmazdım. Artık bununla savaşamıyorum, senin hayatını berbat …