Kategori: Yol Üstündeki Semender

Corona

güz kendi yaprağını yiyor elimden: biz iki dostuz. zamanı ceviz kabuklarından ayıklayıp yürümeyi öğretiyoruz ona: zamansa dönüyor kabuğuna. aynada pazar, düşte uyunan uyku, ağızsa gerçeği söylemede. gözüm bir sevgilinin cinselliğine teşne: öyle bakışıyoruz, karanlık sözler ediyoruz birbirimize, haşhaş ve bellek gibi seviyoruz birbirimizi, uyuyoruz şarap gibi midye kabuğunda, bir deniz gibi ayın kanlı ışığında. penceredeyiz …

Devamını oku

Kuğu Ezgisi

Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,Yalpalayan hayatımın kara çarşaflıbekçi gizleri. Ne zamandır ertelediğim her acı,Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,-bu şiir –Sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,Dost kalmak zorunda bana vesizlere! Çünkü saldırgan olandan kopmuştur o,uykusunu bölen derin arzudan.Büyüsünü bir içtenlikten alırsaKendi saf şiddetini yaşar artık,-bu şiir –Kuramadığım güzelliklerin sessiz görünümü,ulaşılamayanın boyun eğen yansısı,Sevda ile seslenir …

Devamını oku

makas

baksular çekildi.hep hatırlatır ya sahipliğiniişte öylekapatıp, türbanladı tanrıdenizini.kumları oyalayankir içinde, birkaç çocuk ayağı şimdi. bende kemikleşen babamınmezarını bilmemama bir çocuğu kemirenya bir babadır hepya da yokluğu. bakavuçlarının içindeki raylardan çıkıyorçok yüklediğimiz trenbelki boynunu kurtarıyoruztrenlerin makaslandığı yerlerdeilk defadoğru raylara uzanmış bir kadının.ama bu kez dekargaşa ve ceset oluyorsenin ekseninde.biliyorumbir aşkın üstüne yakışacak ağız tadı değilakşamları acıya …

Devamını oku

(Silezyalı) Dokumacılar

Karanlık gözlerinde yaş yok. Tezgâh başındalar  Önlerinde kumaş yok…  Gıcırdıyor dişleri:– Sana kefen dokuyoruz…  Sana tezgâhımızda üçüzlü beddua dokuyoruz Dokuyor, dokuyoruz… Lânet olsun önünde diz çöküp yalvarılan puta,  Kışın soğuklarında ve zalim pençesinde açlığın  Boşuna bekledik, boşuna umduk,  O bizi aldattı, bizi oyaladı… Dokuyor, dokuyoruz… – Lânet sana ey kıral,  Sefaletimiz karşısında taş kesilen  Ve …

Devamını oku

Bir Hastalıktan Sonra

IBir hastalıktan sonra, Mektup yazdım eşe dosta-İadeli taahhütlü-Ve yıldırım telgraf çektim yare-Cevaplı-Neler olmuş Rabbim, neler.Ben tüberkülozdan yatarken, hastanedeDostlar unutmuş adımı,Yar kocaya gitmiş… IIIVe dünyamız RabbimBir hastalıktan sonraEskisi gibi değil. Rüştü Onur

Kiraz Çiçekleri

Kiraz Çiçekleri her yıl yeniden açarlar Kyoto’da. Genç kızlarının kalbi ürkektir, mutlulukları ise mevsimlik kiraz çiçekleri gibi geçicidir.*Çieko, parmaklığı tutup uzun süre baktı arkasından. Naeko, hiç dönmedi. Çieko’nun perçemlerine düşen hafif bir kar hemen eridi.*Çieko: “Mutluluk kısa sürer, yalnızlık ise çok uzundur. Böyle değil mi?” dedi. “Yatalım da öyle konuşalım bundan ötesini …”*“…Bahar ne çabuk …

Devamını oku

Martin Eden

Ruth içtenlikle gülerek: — Bilmiyorum, unuttum. Daha fazla okumayalım artık. Kitap okunamayacak kadar güzel bir gün, dedi. Martin ciddi bir tavırla: —  Bu tepelerdeki son günümüz olacak. Denizin ufuk hattı üzerinde fırtına bulutları toplanıyor. Kitap Martin’in elinden yere kaydı, ikisi de orada oturdukları yerden dalgalı körfezi, sanrılı ve görmeyen gözlerle kendilerini bırakmış bir halde, sessiz …

Devamını oku

Denizde Şarkı

Ben hep böyleyim işte köpüklü dalgalarŞiir yazmak için gelip size bakarımGüzelliğinizden-iyiliğinizden söz ederimRüyalarıma da girersiniz benim Ama bana hiçbir parçanız bir gün”Güzel kız merhaba” bile demedinizGünler günü sahilinizde duran bu kızınHatırını bir defa olsun sarmadınız Sizin aklınız mı var sankiKöpük köpük kendinizi kendinizi taşlara vuruyorsunuzİnsan kardeşlerim sizi sevdikçeSiz neden öyle kuduruyorsunuz Bakın, ben niye geldim …

Devamını oku

Kuzuları ve oğlakları kucağına alarak öptü. Ahırdaki işlere severek, gülerek yardım etti. Yarım saat kadar burada kaldık ve ben eve gittim, o ahırda yalnız kaldı.

Akşamüstü barda buluşan kasabanın rahibi, şerifi ve doktoru suçu tartışırlar. En büyük suç hırsızlıktır, der doktor ve devam eder; hırsızlığın en büyük suçu ise cinayettir. Bir insanı öldürerek hayatını çalıyorsunuz, hayallerini, umutlarını yok ediyorsunuz… Ağrı’nın Diyadin İlçesinin Taşbasamak Köyü’nde yaşayan Ebru, daha taze bir çiçekken soldu gitti. 12 yaşındaki küçük kız, sadece kendi canına kıymadı, …

Devamını oku

Virginia Woolf’un eşi Leonard’a bıraktığı veda mektubu

Canım,Yeniden aklımı kaçıracağıma eminim;bu berbat dönemlerden birine daha tahammül edemeyeceğimizi hissediyorum. Bu kez iyileşmeyeceğim. Sesler duymaya başladım, dikkatimi toplayamıyorum. Bu yüzden en iyi şey neyse onu yapacağım. Sen bana dünyadaki en büyük mutluluğu verdin. Elinden geleni yaptın. Bu korkunç hastalık gelene kadar iki insanın bizim kadar mutlu olabileceğini sanmazdım. Artık bununla savaşamıyorum, senin hayatını berbat …

Devamını oku