Soğuyorum Cynthia. Bir suyum: Yüzüyansıyor tek bir an, yitikoğulun: eli uzandı uzanacakkapı tokmağına baba evinin. Tülperde de aralanıyor sanki: sesi deyankılanıyor hâlâ duvarsaatinin: paslanıyormuşgibi köhne bir gemi. …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Kırlaştı Saçlarım
Seviştik. Sonra sokuldum kokunasu orguydun, efsaneni dinledim“ayrılık günü bir gül getir bana”diyen karlamış sesinle ürperdim. Kırlaştılar; saçlarımı okşadınşefkatle; ışıdı o solgun suretbir ormanın ruhuydu parmaklarındağıldı sesimdeki şikayet. Ayrılık bilemem ne zaman gelirsen bir okul defteri getir banaçünkü sadece yazmak tesellidirçektiğimiz acıya bu dünyada. Kırlaştı saçlarım, yakınmıyorumölüme yargılı insan doğumdayeraltı mı daha korkunç bilmiyorumDünya mı? yaşadım …
Şub 23
Akla Karşı Tezler
1.Gecenin üçüdür en uygun zaman, bahse girerimdüşünün: sabah çok yakınoysa ışıltı yok ortalıktanerdeyse gece bitmiş ama sürmekte karanlıkhenüz uyanmış bazılarıhenüz uyumamış bazılarıbazıları uyanmış uykusuna doymadanbazıları uykusuna varmadan doymuşgörüyorsunuz ilm-i hilaf ü cedel düzeniyle hayatnasıl da sürüklüyor kendinive ben bunu kanıtlayabiliyorumşu şair halimleböylece size ey saygıdeğer erbab-i cumhuriyetakıllı ve yetenekli olduğumukanıtlamış oluyorumsizler debu derin bilgeliği kavrayarakkendi …
Şub 23
Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz?
Köylüleri niçin öldürmeliyiz? Çünkü onlar ağır kanlı adamlardırDeğişen bir dünyaya karşıKerpiç duvarlar gibi katıÇakır dikenleri gibi susuzKayıtsızca direnerek yaşarlar.Aptal, kaba ve kurnazdırlar.İnanarak ve kolayca yalan söylerler.Paraları olsa daYoksul görünmek gibi bir hünerleri vardır.Her şeyi hafife alır ve herkese söverler.Yağmuru, rüzgarı ve güneşiBir gün olsun ekinleri akıllarına gelmedenDüşünemezler…Ve birbirlerinin sınırlarını sürerekTopraklarını büyütmeye çalışırlar. Köylüleri niçin öldürmeliyiz? …
Şub 23
Garîb
Gurbet ender, gurbet içre olmuşum cânâ garîbŞimdi âlemde benim ben, bî-emel yektâ garîb Hânumânım bâde vermiş gird-bâd-ı rûz-gârÂşinâ yok derdime, dil gavta-zen, deryâ garîb Neş’e-i ümmîd nâ-peydâ, şikeste câm-i meyKalmamiş yârân bu meclisde bu şeb sahbâ garîb Hatt-ı nâ-fercâmımı yok bir bakıp fehmeyleyenHer görüp seyrettiğim sîmây-ı bî-mânâ garîb Mâ’bedim kâşânelerle sanki gark-âb-ı memâtKalmamış seng-i mezârım, …
Şub 23
“Hüküm senindir.”
• Dün gece sevgilinin eteğini tuttum da; “Ey kerem cevheri!” dedim. “‘Gecen hayırlı olsun’ diyerek beni yalnız bırakıp gitme; bu gece lütfet, bizimle beraber kal!” • Onun güzel yüzü parladı, ateş gibi kızardı, öfkelendi. “Yeter, benden elini çek!” dedi, “Beni rahatsız etme! Bu yüzsüzlük, bu dilencilik ne zamana kadar sürecek?” • Ona dedim ki: “Peygamber …
Şub 23
Diğer Kayıplar
1 ahmet bir kadın dehlizlerinde kayboluyor‘garplılaşmanın neresindeyiz’ diye soruyorkasılırken o kadının geçmişinde bedenihiçbir yerindeyiz ahmet, aşkın da garplılığın dahiçbir ışık yok tünelin ucundahiç alkış yok ahmet bu temsil-i ömrün sonunda. ışıklı bir caddede yürümek gibidir sevmekahmet, kalbinin kitabını yürümek gibidiryağmurlu bir havada ilan-ı aşk eylemek hayrettin de kayboluyorama o nişanlısının masa işlemelerindenkendine bir şiir hazırlayarak …
Şub 23
35
işte kayıp giden bir gezegentuhaf bir soğuma orman diplerindevaşakların irkilmesiailenin saadet saatindetık diye durması yelkovanınömrün en canlı yerindeizlerin yitip gitmesiçölün derinliğinde 35 yaşımdan ardıma bakıyorumsaklayabildim mi kendimi ânın gürültüsündensırrımı bildim mi ayak sesindenbir yurt olabildi mi bana dünyave kurtarabildim mi hikayemigüzel bir sözle bitmek hevesinden 35 yaşımdan bakıyorum da ardımayok sanki, olamaz bir ömrü dönüştürecek …
Şub 23
Ricat
Kelimelere inanabilir miyizİnandığımız gibi dünyanın döndüğüne Denkleri toplayın yoldaşlarHavada korkunç ve ağır bir şüpheSavaşı kaybetmiş olmalıyızEve dönme zamanıAy kente girmeden önce Kitaplarımız açık ve târümarNasıl olsa bir rüzgârBir gün onları okşarBelirir bir işaretAşk ve ölüm kaldığı yerden başlar Ruhsat verilinceye kadarSaklar bizi rüyalar Yüzlerde bize dair bir imaOkuyacağız eve dönerkenMağrur bir edâ içinHayır henüz erkenTürküler …