Kategori: Türk Şiiri

Bir Şiir Üstüne Çeşitleme

Külrengi bulutlarıyla güz günlerininSevdiğim İstanbulu gibisinGene de çağırıyor yüreğinDaha aydınlık bir yeryüzünü Her zaman genç gözlerinde gülüyorSu kocamış ve yorgun İstanbulGene de yaşıyor ve sırlı aynasındaBana gösteriyor senin yüzünü Ayak basmadığım çorak bozkırdaSevdiğim Anadolu gibisinGene de bekliyor yüreğinUzakta ve elinde olmayanı Sevecen gözlerinde tükeniyorHasret rüzgarlarıyla AnadoluGene de üretiyor ellerinYeni baştan ve umutla sevdanı İstanbulum Anadolum …

Devamını oku

Şairler mutsuz insanlardır. Mutlu insanlar şiir yazamaz

Şimdi ben öksüz bir kitabeyim bir mezarın başında bana çarpıp geçiyor günün kambur kuşları Uğulduyor kalbim, nasıl da uğulduyor, sanki arı kovanı  ** Bir merhaba gönder bana, suratıma kan gelsin Çıkmak için bu kırılgan yokuşu ** Çocuklar yarı yolda bırakır bizi Tanrım Kendine gel diyorsun, gelsem olmaz mı sana ** Bir serüven ki Bizden biri …

Devamını oku

ÖLÜME DİRİME VE AŞKA DAİR

I Hatırasız bir aşk yaşayacağım seninleey ölüm, ne adını sayıkladığım kızlarkoşarak gelecek yanıma, ne kalbimiüşüten kahkahalar olacak kulaklarımda. Sen olup biteni fısıldarken usulcabin bir kanadından birine tutunupsonsuzluğa uçacağım sonra, yani aşka. Yaa dünya derken ihtiyarlariçten bir gülümseyişle karşılayacağım senimuhtemelen o güzel kadın, yani kadınımen çerkes sesiyle haykıracak, bir aralıksabahının erken düşen çiğlerineelâ bir pırıltı bırakarak, …

Devamını oku

Oğluma

Oğluma oğlumun gülüşünü duyuyorum hâlâevimin eskiyen duvarlarındakokusunu, geçtiğim tüm denizlerdesaçlarına vuran ışığın gürültüsünükalbimin alt güvertesinde oğlumun büyüyüşünü izliyorum hâlâzihnimin gizli odalarındaher birinin içinde bir başka an,özenle saklanmış zamanbana bakıyor oradan rüzgârı durdurmak istediğimiz anlar vardırinmek, hayatın eski duraklarından birindetutunmak, sana uzanan o küçük elebakmak özlemle,dünyayı henüz tanımamış gözlere kalbimin ışığı! geleceğe yaptığım çağrıson sevgilim, ömrümün …

Devamını oku

Sessiz Sinema

Yordu bütün yıl bizi işlerve ilişkiler: Buraya ondan geldik.Korkmuştuk korkularımızdan,coşkularımızdan bıkmıştık,ne yavaşlıyor ne de hızlanıyorduçarklar, kimseye rastlamıyorduk,kendimize bile: Buraya ondangelmiştik. Bulduk aradığımız yeni oyuncuları,öğrendik ve öğrettik basit ve karmaşıkkuralları, neden böyle oldu pekanlayamadık: Kağıtlar ve zarlar,pullar ve kibrit çöpleri atıldıtek tek bir köşeye: Bir gençlikoyunuydu, benimsedik birden. Kamera kontrol, döndü makaralargeceden geceye: Rolden role girdikgördüğümüz, …

Devamını oku

Ehlen ve sehlen ey gam-ı kalb-i perişân merhabâ

“Şair görmüştür, size de gösterir; gördükleri ona tesir etmiştir, o da intibalarını size nakleder; dinleyicilerin/okuyucuların hepsi de onun gibi şairdir.” Steal  Pâmâl idüp beni sıdı gam cündi kalbümiHimmet demidür ey Şeh-i Merdân yâ Alî(Gam askerleri beni ayaklar altına alarak kalbimi kırdı;  Ey yiğitlerin şahı Ali, vakit yardım etme vaktidir.) Hayretî ** Gam leşkerinden ister isen …

Devamını oku

Ezansız Semtler

Kendi kendime diyorum ki: Şişli, Kadıköy, Moda gibi semtler­de doğan, büyüyen, oynayan Türk çocukları milliyetlerinden tam bir derecede nasip alabiliyorlar mı? O semtlerdeki minâreler görül­mez, ezanlar işitilmez, Ramazan ve kandil günleri hissedilmez. Ço­cuklar müslümanlığın çocukluk rü’yasını nasıl görürler? İşte bu rüyâ, çocukluk dediğimiz bu müslüman rüyâsıdır ki bi­zi henüz bir millet halinde tutuyor. Bugünkü Türk babaları, hava­sı …

Devamını oku

Bir Uzun Hava İçin Üç Kısa Nefes

I. Göğsümde dalgalananağır ve sessiz bir göldü‘sevilmedim’ diyen kadınlarKanayarak çekiliyor şimdi damarlarımdangüneşe yükselen sular II. bir damlaydı hayat anamın göz pınarındakoştum ve çoğaldı nehirler,çok koştumsavaşa giden atlar gibiparklarda sert bakıp kılıçlar kuşanıncayok saydı beni tarihteki meydanlar III. Şairler Allah’la neden samimi mısralardaneye göre yaşanıyor sabırhangi yıkımdan sonra hatırlanırokumadan büyüdüğün anlaşma Mehmet Başkak

BOŞLUK

DokunduğumdaParmaklarımın eridiği yerHangimizin ruhudur? Kokunla dolduğumdaGöğe çekilir içim.Dağılır gövdemin harfleri,uzaklara… Ne sen varsın, ne benSarıldığımızda,Ilık bir soluk eser ufka. Mehmet Başkak

Gülümsüyor çocuk yıkıntılar içinde

Heves söner, yer kırılır, gül kopar.Ne şefkat tutar hayatı,Ne izleyenlerin duası…Üzülenler reklam arasındaykenSökülür betonlar,Annesinin bağrını ezer.Gülümsüyor çocuk yıkıntılar içinde. Kimin gözlerini bekliyor bu Marmara,Ya bu ege!Hangi acı için damlalarını biriktirir denizler? Mehmet Başkak