Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,çünkü iki yüzüyle karşına çıkar hayat.Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın,ateş de pay alır kendine soğuktan. Seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,sana olan sevgimi sonsuzlaştıracakbir yolculuğa yeniden başlamak için:bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni. Sanki ellerindeymiş gibi mutluluğunve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarlarıhem seviyorum, hem de sevmiyorum seni. Sevgimin iki canı …
Kategori: Şiir
Şub 23
Yabancıyı Tanımıyorum
ne yabancıyı tanıyorum ne de geçmiş güzel günlerini bir cenaze gördüm ve yürüdüm ardından naaşın, öne eğerek başımı saygıyla,diğerleri gibi. bir neden bulamadım sormak için: kim bu yabancı? nerede yaşadı ve nasıl öldü(ölüm nedenlerinin çoğu hayat acısındandır). sordum kendime:bizi mi görüyor yoksa yokoluşu mu? ve nihayetten midir üzüntüsü? benim bildiğim,açılmaz menekşe örtüyle kapanan naaş veda,teşekkür …
Şub 23
Bir Sırrım Yok
Bir sırrım yok, Kalbim açık bir kitab’a benziyor.Zor değil , aç oku.Tarih, sana bağlandığım günden itibaren başlıyor.Ne yapmışsın böyle kendinle? Sesini yeryüzüne bağışlayan kadın.Yeşeren ağacın gölgesini bana bırakıyorsun, huzura erişmem için. Neden yeşil mürekkebi döktün? Seni çizdiğim o rengi.. Sonra Ak, Kara bir kadın’a dönüşürsün işte.Kim rüzgarın yolunu kesti?Yağmurun sesini, Buğday gövdesinin ağırılığını,Yasemenlerin bağışlayıcı ruhunu?Kimin …
Şub 23
Zamanın Gözü
Bu gözüdür zamanın. Yedi renkli kaşın altından şaşı bakan. Korla yıkanmış göz kapakları Göz yaşları ise olmuş buhar. Süzülüyor kör yıldız ona doğru eriyor sımsıcak kirpiklerde, ve ölüler gonca verip çiçek açıyorlar. Paul Celan
Şub 23
Rakı ve Kadın
Herkes rakıyı erkekler içer zanneder. Oysa bence rakıyı en güzel kadınlar içer.Rakı kadındır, kadın da rakı.Birbirlerinin halinden, tadından anlarlar.Hiç konuşmadan anlaşırlar.Yalnızlık zor ve çekilmez geldiğinden ikisine de, yanlarında mutlaka balık ve peynir ararlar.Ufak tefek tatlardan ve hatta acılardan da haz aldıklarından, yanında mezesi olmadan duramazlar.Kadının içindeki beyazdır rakı.Buğudur, dumandır. Mesafedir.Hem şeffaftır, hem bulanık. Temkin ister.Alışmak …
Şub 23
Ağlayış
Nasıl uzaklarda her şey ve çekip gitmiş! Bana öyle gelir ki,o aydınlığını aldığım yıldız ölü binlerce yıldır. Bana öyle gelir ki,şu geçip giden kayıkta korkunç bir şey dendiğini duydum. Evde bir saat vurdu… Hangi evde?… Yüreğimden çıkıp gitmek isterim büyük göğün altında. Dua etmek isterim. Bütün yıldızlardan biri gerçekten var olsa gerek daha. Bana öyle …
Şub 23
Sus Yoksa Vururlar Bizi
yalındı. duru bir göktü yüzüona aşık olduğuma yemin edebilirdim gençtim o zamanlar. bir bira şişesi kutsuyordu bedenimi çoğunluk.adamlarla sevişiyordum. benim seçiciliğim yönetiyordu dünyayı ve insanlarım mutluydular. bir gün devrim oldu. bu kenti yıktılarve biz sevişemedik hiçbir zamanneden diyordu, ellerini neden aldılar seninsuçluydum dedim. çünkü bu insanları ben çok sevdimgitme diyordu. kaçalım buralardan ve ellerin bir …
Şub 23
Genç Kızın Yakınışı
Ağaçlar hışıldıyor,bulutlar uçuşuyor Bir kız oturmuş yeşilliklerinde kıyının Dalgalar çarpıyor devler gibi, Oysa içini çekiyor karanlık gecede, Ağlamaktan buğulanmış gözleri. ‘Kalbim öldü,bomboş bu dünya. Hiçbir şey vermiyor artık arzulara. Yanına al çocuğunu ne olur kutsal varlık, Tattım yeterince yeryüzü mutluluğunu ben, Yaşadım,sevdim!’ Boş yere akıp gidiyor gözyaşları, Diriltmez ölenleri bu acı yakınışlar; Ama söyle,ne teselli …
Şub 23
Acınmıyorum, Seslenmiyorum, Ağlamıyorum,
Acınmıyorum, seslenmiyorum, ağlamıyorum, Her şey geçer ak elmalıklar üzerinden sis gibi. Sarmalandım altınıyla solgunluğun, Geri gelmeyecek bir daha gençliğim. Şimdi çarpmayacaksın artık öyle, Yüreğim, üşütmüş yüreğim ayazda, Artık bu kayın basmalar ülkesi de Gönlümü çelmiyor sürtmek için yalınayak. İpsiz ruhum, hep daha şiddetli Canlandırıyorsun yalımını dudaklarımın. Ey benim yitip giden diriliğim, Huysuz gözlerim, taşkın duygu …
Şub 23
Yıldızların Efendisi Ömer Hayyam’dan Rubailer
Hayyam bu zamanda vahlanıp durmak boşuna;Kendi derdine düşmek utanç verir insana.İyisi mi şarap iç, çalgı dinleyerekNerdeyse bir taş düşer senin de sofrana. Gören göze güzel, çirkin hepsi bir;Aşıklara cennet, cehennem, hepsi bir;Ermiş ha çul giymiş, ha atlas;Yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir. Kaderin elinde boynum kıldan ince:Tüysüz kuşa dönerim ecel gelince,Yine de toprağımdan …