Bir gün Neyzen arkadaşı çaycı Hacı ile İbrahim Paşa Hamamına gitmişlerdi. Keyif bu ya, hamamda âlem yapma arzusuna kapıldılar. Yani hamamda rakı içmek, birkaç gün ardı ardına demlenmek istediler. İki dost ufak bir damacanaya o devrin çok meşhur rakılarından olan ve Büyükada’daki manastırda bir papazin çektiği rakıdan– ki o yıllarda buna “papazın düzü” derlerdi– doldurttular. …
Kategori: Rakı Şiirleri
Şub 23
Jazz Dinlerken Ben Daha Çok Seviyorum Seni
Jazz dinliyor cemaat cuma hutbesinden önceHaberlerde uçan atlar sokaklar silme manyakHerkes kafayı yemiş seni bulamıyorumSesin nereden geliyor seni bulamıyorumYüksek sesle konuş biraz seni duyamıyorumAnnem hastaneye yattı köpekler bana bağırdıFotoğrafın düştü elimden seni göremiyorumParka girmem yasaklanmış çocuklar korkuyormuşOysa herkes basıyor ben çimlere basmıyorumAklım nerde bilmiyorum bana yardımcı olsanaBeni düşünmelerini nasıl da seviyorumGülsene arada bana sıcaklığını alayımOdalar …
Şub 23
Özlem
Usul, sessiz arkadaşım benimÖzledik seniSusarak söylerdin çoğu şeyiKonuştuğunda da yeri gelipUsulca havalanır sözlerindenYumuşacık konardı sohbetimizeİçtenliğin sıcak kelebeğiÖzledik seni Ve biliyorum kiSen de bizi özledinKitapların ve hayatın giziniUstalıkla çözmeyi bilen Hasan`ıGeveze ama güvenilir Nevzat`ıYorulmak bilmez, çalışkan Musa`yıKaytarıcı Ahmet`i, özverili Cahit`iHer işe gülümseyerekOlur diyen Süleyman`ıHiçbir işe olur demeyen Sabahattin`iErhan`ı, Mehmet`i, Ali`yiBir yalnız seni, senhepimizi, her şeyi özledinSabahları …
Şub 23
Hayyam’ın Sabahı
akşamüstü oturmuşum bahçede, ceviz ağacının altında. şakirtleri göndermişim; testiyi bir dikişte yarılamışım; sonra almışım udumu kucağıma… parmaklarım gezinirken tellerinde, çalgının, bekliyorum zekânın, sezginin, bilginin, akşamları evlerine dağılan yapı ustaları gibi, hesabı, hendeseyi bırakıp, birer birer seslere, nağmelere geri dönmelerini. bekliyorum, gelsinler de döksünler içlerini; söylesinler, bugün de, dünkü gibi, hayyamın elinden avucundan, tüylerinin, kemiklerinin ucundan …
Şub 23
İstanbul’un Gözleri
olur ya, gün gelir kırılırsın, yalnızlık evin olurya da kaybolursun anılar ormanındasesime tutun, siste seni arayangözlerine, o gencecik İstanbulun unutmadım, unutmuş olamazsınkalbimizde yürüyen o ışık ormanınıkapat gözlerini ve gel, o sıcak sihiraksın yine parmaklarından bir dua gibiyaşanmış bir aşkın tuzlu tenine Maçka parkındaki çınar ağacıilk öpüşün ebruli tozlarıylaon sekiz yaşında bir İstanbulubıraksın akşamları bir rûya …
Şub 23
Sela
Gökyüzünde akan tek kişilik bir uçak gibiDevletin hava sahasını daraltanBöylece geçtim ölümlerden, altyazılı bir şiirdeKötü bir çeviriyle kendimi aldataraktan Otuzlu yaşlar intihar yaşlarıdırÖmrümüzün gazeli savrulur soluğumdanMusluklar bozuktur, kadınlar şikayetçiBir küçük rakının, üç günlere bölündüğünü hatırlatan Ve şairlerin selaları yükselir meyhanelerdenÇünkü otuzlu yaşlar intihar yaşlarıdır Gitsem, kayıt mı olsam seçmen kütüklerineYoksa avluda uyuklayan köpekle mi helalleşsem… …
Şub 23
Mor Rüya Barı
Sesin mektup olsa bir kuş gibi kanatlanır, dolaşır yeryüzünüVe içindeki keder mavileşir sen elmayı ısırdığın zamanSen turnalara baktığın zaman iklimler aşkla yer değiştirirSen üzgün evlerden güneş bakışımlı bahçeler yaparsınAkan sularsın ağaçları şımartan, kalbisin çılgın sokakların Ellerinde lirik telaş, ellerin gökkuşağı olmalı renkleri üzmeyenEllerin karanlığın penceresini kapatan bir kalp gözü sabahıEllerin aşk kurabiyeleri yapan mükemmel bir …
Şub 23
Eskiler Alıyorum
Eskiler alıyorum Alıp yıldız yapıyorum Musiki ruhun gıdasıdır Musikiye bayılıyorum Şiir yazıyorum Şiir yazıp eskiler alıyorum Eskiler verip Musikiler alıyorum. Bir de rakı şişesinde balık olsam Orhan Veli Kanık
Şub 23
Yalnızlıklar 9
Yalnızlık bir boşlukturiçimizde;sisli yamaçlarında babalarımızındev gölgesi dolaşırbabalar ki,bizde bitmeyen upuzun tiratlardır;bir masal ağacına benzeyen ellerini uzatıpellerimizdençocuklarımızı okşarlar.Torunlarına baba derler sonra,sürekli değişen sesleriyletorun çocuğunda hortlayarak. Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır. Kimi zaman asarlar kendilerini tütün dumanınabir akşamın en ince yerindeyorgun yorgun,kimi zaman iç kanamalı bir şilep gibirakıya demirlerler yüreklerini;kimi zaman dayanamayıp kusarlarbizi hızla,kimi zaman silerler görüntümüzükızları olmamış …