Kategori: Rakı Şiirleri

Mathilda F

          beni gideceğin yere kadar bırakabilir misin? küfürlerle geçen çocukluğunubileklerinin bekaretinive kendine intiharla gösterdiğino gerçek yüzünü al,beni aşağıda bekle!acılarımın anahtarlarını alıp geliyorumbirazdan allah’ın gelecekbataklıkta boğulan itler gibi öleceğiz! daha sonrabir yılana satar gibibana bir yalan satın alve zehriminseni gebe bırakabileceği bir öykü yaz!belki iyi bir okula yazdırıriyi bir orospu çocuğu yetiştiririzbelki …

Devamını oku

Saatler Geyikler

SU’ya: bizim uslanmaz ruhlarımızhiç kumrulaşabilir mi?suskuyla yanyana oturan iki kumru..iki sevgili yanyana oturarakuzun süre hiç konuşmadanyani kumrulaşabilinir mi? dünya tatsızlığı kristalleşirken kimyasal bir çözeltide,hiç bir şeyi çözemezsin…bileklerini de kesemezsinanti-maddeye kaçmak istersin sadecebazen ama bir insana bir şey olurkısa süren bir şeyiki geyiğin sıçrayıp havada öpüşmesi gibibazı insanlarla yıllarca görüşsen de bir şey olmaz.…ormanda bir kuş …

Devamını oku

Bu Gemi Ne Zamandır Burada

Bu gemi ne zamandır buradaÇoktan boşaltmış yükünüGece de ölmüş, rıhtım da bomboşMavi bir suyun düşünü uyutur bir tayfaArkada, güvertedeAh, neresinden baksam sessizlik gene. Yürürüm usuldan, girerim bir meyhaneyeİçerde üç beş kişiYalnızlık üç beş kişiBir kadeh rakı söylerim kendimeBir kadeh rakı daha söylerim kendime-Söyle be! ne zamandır burda bu gemi-Denizin değil hüznün üstünde. Belki yarın gidecekBir …

Devamını oku

Balık Ağzı

Bu bir kılıç balığının öyküsüYazılmasa da olurdu Ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu Uskumrunun arkasından gidiyorduk Sürünün içinde ben de vardım Sırtımda bir zıpkın yarası Mutlu olmasına mutluydum Nedense gitmiyordu kulağımdan Bir türlü ‘ağ var’ sesleri Deniz kızı girmiş düşünceme Gayri ben iflah olmam Dalyanları birbirine katmak orkinosların harcı Dolanınca ağa çok geçmeden küserim …

Devamını oku

uzun

                   hüseyin alemdar’a uzun yazlardan sözeden kadınlardan korkacaksın hani bir de ağustos, köpek gibi sarhoşsa ayakbileklerinde; hani bir de masada rakı, aşkta endişe tükenmişse uzun yazlardan sözeden kadınlardan çok korkacaksın bir ağaç, gece vakti tırmanmaya kalkmışsa ölü rengeyiklerine! uzun yolculuklardan sözeden erkeklerden korkacaksın hani bir de taşlı …

Devamını oku

alkolü bırak beni bırakma

Deniz kenarında durup karşı kıyılara bakarakyeni bir kıta keşfeden kaşif tanımıyorum aslında!O yüzden terk etme beni!O yüzden gözleri yerde yürüyen çocuk olma!Kırmızı ışıkta geçme aklımdan geceleri!Bana ölümden söz etme mektuplarındaBir sırrı tutar gibi tut ellerimiBir sırrı ağzından kaçırır gibi söyle beni sevdiğini…!O yüzden terk etme beni!Hayat denilen ameliyata alınırkenDudaklarından ağzıma ver soluğun narkozu!Baygın düşelim koşan …

Devamını oku

Yıldızların Nerede Amsterdam

Bir kente, bir insana nasıl başlanırtakvimlerden düşmekte olan soluk bir pazartesiyetaraçalarda – gaz tenekelerine yerleştirilmiş –mor karanfiller, taş basamaklara… Yeşil bir su akıyor gecenin içindenAsitlenmiş kuleleri ve yorgun parkları kentinyaralı. Saat kaç olursa olsun.Umutsuz bir ilişki değildir gökyüzü. Bir güvercin kadar hafif kelimelerle konuşalım istersenizkısayısa mutluluklar dileyelim birbirimizeAma sonra herkes döksün kimliklerini ve sıfatlarını ortayaÇünkü …

Devamını oku

Kadere Sitem

Yüzü gamlıŞiirleri de Canlı Ve de …Ünlü mü ünlüŞairimiz Orhan Veli’ nin Yaşamını düşündünüz mü? Rumeli Hisarı’ ndaNeden oturur daElleri boşturNeden tutamazBir sevdicek eli de Bir türküye tutunur sadeceNeden gariptir ve de fakirNeden rakı şişesinde balık olmak isterNeden kovarlar çalıştığı yerden O’ nu ? Neden konar başınaTalih kuşu değil de martı kuşlarıNeden aklında hepMezarlıkların mermer …

Devamını oku

Rakıya Övgü

En büyük aşk Rakıya aslında. Yazmak için de gerekli, Yazılmak için de. Üstelik Sevgilinin ilk hali İçmeden Duru su sanki, Kaynatmıyor insanın içini. Ve adabıyla bilmezsen Sevmesini Olursun alemin rezili. En büyük aşk Rakıya aslında. Durmuyor şişede durduğu gibi Uzaktan güzel Sessiz bir kadın gibi, İlk yudumdan sonra dönüş yok geri Bin kere tövbe edilip, …

Devamını oku

Baba Oğul

“İhtiyar adam rakı kadehine daldı. Sesi daha yavaşlamıştı:– İki tane idiler, dedi. Şuralar yıkılmadan evvel küçük sehpa gibi bir şeyim vardı. Yirmi sene oluyor. Orada gazete satardım. Bunlar da mektepe giderlerdi. Benim gözüm ötekini tutuyordu. Ah bu başımın belası olacak, diyordum. Dokuz on yaşında idi o zaman. Cıgara içerdi. Üstü başı pisti. Kunduralarını çıkarır, satar, …

Devamını oku