Kategori: Mektup

“Yanımda yürüyordun, bir düşünsene yanımdaydın.”

 “Yanımda yürüyordun, bir düşünsene yanımdaydın.” “Dünyanın herhangi bir yerinde benim ihtiyacımı karşılayabilecek kadar çok sabır var mıdır Milena?” “Milena, Milena, Milena bugün başka bir şey yazamıyorum. Ama yazacağım. Bugün Milena, endişe, bitkinlik ve sensizlik var (sonuncusu yarın da olacak).” “Bu mektup alışverişi artık sona ermeli Milena, insanı deliye döndürüyor, birbirimize ne yazdığımızı, ne cevap verdiğimizi …

Devamını oku

Sizi Rahatsız Etmeye Geldim

“İhsan: Anladığım kadarı ile sona doğru gidiyorum. Kendimde ihtiyarlık ve zayıflığı daha çok hissediyorum. Bu durumum beni kafesten çıkmaya zorluyor. Buna girişince de kanatlarım kırılıyor vücudum kan ve yara içinde kalıyor, nefesim kesilerek düşüyorum. Duvarlar daralıp, tavanlar alçalıp pencereler sıkıştırdıkça, kaygan bir çukura düşmüş bir karınca gibi oluyorum. Dertler çok ağırlaşmış, benim harikulade gücüm tahammül …

Devamını oku

Ne zalimdir şu erkekler! Bize aşkı öğretirler, sonra çeker giderler. Biz ise hâlâ…

VIII. MEKTUP Heloise’den Abelard’a Ne zalimdir şu erkekler!Bize aşkı öğretirler, sonra çeker giderler. Biz ise hâlâ…Zalimsin sen de!Yazmıyorsun bana. Üç haftadır bekliyorum.İlk hafta her gün yeni bir umut yarattım,ertesi gün mektup gelecek diye.Her bugünün yarını vardı,yarın mektubun gelmesi kesindi.Düş kırıklığım bu kesinliğe yenildi.İkinci hafta ise yaraladı beni.İyi olduğun haberini almıştım ve anladım ki,suskunluğun bilerek, isteyerek …

Devamını oku

Düşünmüştüm ki, oruç tutarım, çok çalışırım, küçülür gidersin anılarımda.

IV. Mektup Abelard’dan Heloise’e Pek az insana nasip olmuştur,sevdiğimiz gibi sevmek. Pek azına nasip olmuştur…Istırap içindeysem de müteşekkirim.Acı içinde olmasam da şükran duyacaktım,acımın sebebine sarılacaktım. “Ayrılık, sevdanın türbesidir” derler.Derler ki, “Uzun ayrılıklarda ölür gidermiş sevdanın sıcaklığı”.Madem öyle, neden azalmadı aşkımız, bir nebze bile?Yokluğun durup dinlenmeden sevdamı hatırlatıyor sadece.Düşünmüştüm ki, seni görmezsem eğer, bir anı olursun, …

Devamını oku

Ez rebana we kula dıle tede mayibim Xuda deste tew Zeyno jar kutkır inşallah wıne dınyaya di gıhın hev.

“Bu notlar kimin eline geçerse lütfen aileme yetiştirin. Bu istek vasiyetimdir. Olmazsa mezarımda rahat uyumam valla. Ben Zehra Kaya” 29/04/2016 Cuma KARDEŞİM RAMAZAN VE APTULLAH’A Merhaba küçük kardeşlerim durumunuz nasıl iyi misiniz hayat nasıl gidiyor. Valla burada hayat baya hareketli düşman yanı başımızda ve her gün vuruyor bakalım sonumuz nasıl olacak sizi çok özledim Ramazan …

Devamını oku

Sigara Yaktıran Bir Mektup

Yaşını saymayı bırakalı epey zaman oluyor. Bilmiyorum kaç oldun… Rakamın her sene artması küçük çocuklar için ne kadar heyecan veriyorsa, babamın yaşının artması da bir o kadar hüzünle kaplıyor yüreğimi. Murathan Mungan bir kitabında; “Bu yaz çırak olmaya verecekler beni. Oysa daha ellerime bakıyorum, büyümemişler.” diyor. Bende senin saçlarına bakıyorum. Akların çoğalmış iyice. Yaşlı bir …

Devamını oku

Malatyalı Aşhan Ananın Oğluna Mektubu

Çağam İrecep; Gadan alır, gözünü yerim. Biz seni çoh ösgedik, sen bizi heder ettin. Bu mektupta sana çoh sözüm var bizim pegin bitişiğindeki pegin sahabısı hozzik Şaben papur yolunda ganereye giderken tomofile çarpmış, yere debelenmiş, arnının çatına daş girmiş. Oğlu heyirsiz Mahmıt loynan eve getirmiş, mabeyine döşek serip Şabeni uzatmışlar. Duz çevirdiler, gurşun tökdürdüler, hah …

Devamını oku

Gön: Ahmed Arif

Bazı mektuplara hak ettikleri uzunlukta cevap verilmemesi bahsinde akla Bettina von Arnim gelir ve elbette Goethe. Ya ruha değen mektup bahsi? Şamîl Esgerov’un Cegerxwîn’e yazdığı mektup derim. 1967 olmalı. Bir gün ben de Esgerov’a bir mektup yazdım. Bir adres buldum. Şöyleydi: Nergiz Neşriyat, BAKÜ. Postaneye gidecekken ölüm haberini okudum. 21 Mayıs 2005’ti. Bir gün önce …

Devamını oku

Aklımdaki Che

HASSAS KALP VE TİTİZ AHLÂKİ DEĞER Che, Kübalı devrimciler arasında her tür imtiyazdan sakınan birisi olarak tanınıyordu. Kendisine özel karne uygulamalarını, nispeten gösterişli evleri ya da diğer lüks tüketim malzemelerini ahlâki değerleri dolayısıyla reddeden bir örnek olduğunu daha önce belirtmiştim. Karısının ya da çocuklarının bu gibi ayrıcalıkları karşılayabilecek güçleri olsa dahi kabul etmezdi. Bunların hepsi, …

Devamını oku

Sonrası sükût olsun…

Bendeki mektuplarınızı, fotoğraflarınızı ve onların arasında bulunan birkaç hatırayı daha dün gece yakarak yok ettim. Yıllardır binbir müşkülatla sakladığım, her fırsatta baştan sona yeniden yeniden okuduğum mektuplarınızın yanarken çıkardığı alevlerde öfkelerimi, sevinçlerimi son bir defa daha seyrederek hepsiyle vedalaştım. Son ricamı tekrar ediyorum İhsan: Sizde bulunan mektuplarımı, fotoğraflarımı yakınız. Sonrası sükût olsun… Fatma Cevdet Hanım