dallar kırılırkenince bir sızı güvercin kanadında uzun bir hayatın yorduğu baba sessizlikle dinlendiriyor gözlerini ve şubat ömrünü yarılamışken kar kokusu eşliğinde işaret bekliyorkervan her şey dönerken aslına fatiha af dilemedir baba adına. M. Aşır Karabacak
Kategori: Kar Şiirleri
Şub 23
Babası Ölünce Şairin
Gökler yıkılmış, can dağlarına kar yağmıştırGüneş ansızın infilâk edip kararmıştır Ruh nâlândır akşamleyin göğüs kafesinde Nasıl da handândı bir bayram arifesinde Bir rüyadan uyanmış, ferahfezadır şimdi Bilmezsiniz, yâr burcundaki o yiğit kimdi Bakışları neden öylesine parlıyordu Çektirdiği son fotoğrafında ağlıyordu Bir vedâ iklimiydi gözlerinden yayılan Belki O’dur, aşkıyla ölüp şehîd sayılan Ömrünce dünya için ne …
Şub 23
Dallarımda Kar
Gün benim neyimdi, bilemeden geçti yıllar.Nice bulutlar süzülüp geçti yanağımdan,köklerimi yanıltmadı toprak;ah olmasaydı kabuğumdaki bu tanıklıklar. Gün benim neyimdi, şimdi dallarımda kar;içimde sakin bir hasret var. Yolda olduğumu bilirdim, yol benim ikizimdi;tohum ışırdı yapraklarımın arasından, yol bunu bilirdi.Kar gizlerimizi vururdu yüzümüze:aşk aydınlığındaydık o zamanlar. Dağa boy verdim, açtım kendimi;yan yana oluşumuza sevindim.Dilini anladım, dilimle çözüldüm;mevsimlerin …
Şub 23
Kar
Kardır yağan üstümüze geceden,Yağmurlu, karanllık bir düşünceden,Ormanın uğultusuyla birlikteVe dörtnala, dümdüz bir mavilikteKar yağıyor üstümüze inceden Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,Unutulmuş güzel şarkılar içinBu kar gecesinde uzaktan, yoldanRüzgâr gibi tâ eski Anadolu’danSesin nerde kaldı? Kar içindesin! Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!Uyandırmayın beni uyanamam.Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,Allah aşkına, gök, deniz aşkınaYağsın kar üstümüze buram buram …
Şub 23
kar kesti yolu
kar kesti yolu sen yoktunoturdum karşına dizüstüseyrettim yüzünügözlerim kapalı gemiler geçmiyor uçaklar uçmuyorsen yoktunkarşında duvara dayanmıştımkonuştum konuştum konuştumağzımı açmadım sen yoktunellerimle dokundum sanaellerim yüzümdeydi. Nazım Hikmet
Şub 23
İstanbul’a Kar Yağıyordu
Yetmişdokuzun kışıydıSertti, soğuktuİstanbul’a kar yağıyorduKömür yanıyordu sobalardaGeceleri polisler, bekçiler oluyorduBir de biz oluyordukÖlümüne üşüyorduk ha,Yalan yok, polisler de üşüyorduOnaltı yaşındaydımHerşeyi bükecek bileğim vardıOnaltı yaşındaydımAslan gibi ortadaydımGündüzleri, okulda coğrafya defterimin arkasınaSenin için şiirlerGeceleri duvarlara ülkemi kurtarmak içinKahrolsun yazacak kadar adamdımOnaltı yaşındaydımNe senin haberin oluyordu şiirlerimdenNe de birileri kahroluyorduMahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimdenOnaltı yaşındaydımYalan yokBen yazmaya böyle başladımCoğrafya …
Şub 23
Kar Yağarken Pencere
dilinin ucunda ne varsa insanınişte ben ona inandım. yavru bir kuşun daha ilk denemesinde tutunmaya çalışması gibi göğe ne bulduysam abandım ve uça uça karasular indi kanatlarıma oysa bütün insanlar eşittir direksiyon başında ama biri var ki şimdi yok aramızda huzur yazıp da bulamayan tanpınar inleyip duruyor narmanlı handa dünya tuhaf değil mi kızarmış ekmeğe …
Şub 23
Kar Ve Ben
Esiyor tane tane yine beyaz bir rüzgar.Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu?Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar? Yağan beyaz bir sükut, bir mahşerdir sanki kar! Bir hicret sevdasıdır ruhumu sardı yine.Ruhum gibi pervasız yoldaşlar da bulundu.Ruhum karıştı gitti bu kar tanelerine; Şimdi yağan kar değil, ruhumdur kar yerine. Cahit Sıtkı Tarancı
Şub 23
Elhân-ı Şita
Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuşEşini gaib eyleyen bir kuş gibi kar Gibi karGeçen eyyâm-ı nevbaharı arar…Ey kulûbün sürûd-i şeydâsuEy kebûterlerin neşideleriO baharın bu işte ferdâsıKapladı bir derin sükûta yeri …
Şub 23
Laleler
Laleler de çok kışkırtıcıdır, kıştır burada.Bak nasıl da beyaz her şey, nasıl sakin, nasıl kar altındaHuzuru öğrenirim, uzanarak kendi başıma sessizceNasıl uzanırsa ışık bu beyaz duvarlara, bu yatağa, bu ellere.Kimse değilim ben; ilgim yok patlamalarla.Adımı ve günlük giysilerimi teslim ettim hemşirelereVe geçmişimi anesteziciye ve bedenimi cerrahlara. Dayadılar başımı yastıkla nevresime İki beyaz göz kapağı arasında …