Sesin mektup olsa bir kuş gibi kanatlanır, dolaşır yeryüzünüVe içindeki keder mavileşir sen elmayı ısırdığın zamanSen turnalara baktığın zaman iklimler aşkla yer değiştirirSen üzgün evlerden güneş bakışımlı bahçeler yaparsınAkan sularsın ağaçları şımartan, kalbisin çılgın sokakların Ellerinde lirik telaş, ellerin gökkuşağı olmalı renkleri üzmeyenEllerin karanlığın penceresini kapatan bir kalp gözü sabahıEllerin aşk kurabiyeleri yapan mükemmel bir …
Kategori: İstanbul Şiirleri
Şub 23
Beceriksiz
Kabuğunu koparmadanne bir elmayı soyabildim ne de iyileştirebildim bir yaramı ama karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna Şair diyorlar benim için bilmiyorum oysa her şiire konmalı mı uyak her yere nedense konamıyor tayyare hay dilimi arı türkçe soksun; uçak Kaptan olmak isterdim aynanın karşısında eski bir sinema yıldızı gibi …
Şub 23
Siste Söyleniş
Birden kapandı birbiri ardınca perdeler…Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye nerdeler? Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp gidenFiruze nehri nerde? Bugün saklıdır, neden? Benzetmek olmasın sana dünyada bir yeri;Eylül sonunda böyledir İsviçre gölleri. Bir devri lanetiyle boğan şairin Sis’i.Vicdan ve ruh elemlerinin en zehirlisi. Hülyama bir eza gibi aksetti bir daha;-Örtün! Muebbeden uyu! Ey şehr! -O beddua… Hayır …
Şub 23
Köprü
İnsanlar köprüden geçmediği zamanAcaba köprü düşünür mü?Çamaşır mandalını gözlerinde allayan meczubun geçtiğiniÜsküdar iskelesinin kanapelerinde güneş banyosu yapanıÜsküdar kıyılarının ötesindekiKastamonu, Sivas, Safranbolu… Erzurumu.Burada insanların içinde büyük dürbünler.Güller gibi açmıştır.Yufkacılar burada açarlar, koskocaman oklavalarla-İçlerindeki hamurdan-Şeffaf ve titrek memleket rüyalarını.Alyanaklı, beyaz, kalın şekerciler;Akide ve bergamutlarını mermer tezgâhlaravurdukları zamanki kasvetsiz hallerini buradakaybeder, burada şairleşirlerhışırtı ile ve kocaman bıçaklarla kesilen …
Şub 23
Eylül Sonu
Günler kısaldı. Kanlıca’nın ihtiyarlarıBir bir hatırlamakta geçen sonbalarları. Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa…Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa… İçtik bu nadir içki’yi yıllarca kanmadık…Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık! Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;Lakin vatandan ayrılışın ıztırabı zor. Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sahile,Bitmez bir özleyiştir, ölümden beter bile. Yahya Kemal …
Şub 23
Kaside Der Vasf-ı Der İstanbul
Bu şehr-i sitanbul ki bi misl ü behâdırBir sengine yek pâre acem mülkü fedâdır Bir gevher-i yekpare iki bahr arasındaHurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır Bir kân-ı niamdır ki anın gevheri ikbâlBir bağ-ı iremdir ki gülü izz ü alâdır Altında mı üstünde midir cennet-i a’lâEl-hak bu ne halet bu ne hoş âb u hevâdır Her bağçesi …
Şub 23
Der Beyan-ı Şeref-i İstanbul
İlm ile marifete cây-ı kabulOlmaz illâ ki meğer İstanbulOlmaya mîve-hor-ı bâğ-ı hünerOlmaya şehr-i Sitanbul kadarİtsün İstanbulı Allah mamurAndadır cümle meâli-i umurMevlid ü menşe-i ashâb-ı himemTerbiyet-hâne-i esnâf-ı ümemNe kadar var ise ashâb-ı kemalHep Sitanbulda bulur istikbâl…….Ne kadar âlemi devr itse sipihrBulmaz İstanbula benzer bir şehrHüsn ile görmek ile müstesnâAnı âğûşuna çekmiş deryâNe kadar var ise aksam-ı …
Şub 23
Gece Buluşması
Sen İstinye’de bekle ben buradayımİçimde köpek gibi havlayan yalnızlığımBelki gelmem gelemem 5 dakika bekle gitÇünkü ben buradayım Karanlıktayım Çünkü elimi kestim beni kan tutuyorŞarabım bütün ekşi suyum soğukYanımda olmadınmı seni seviyorumBelki gelmem gelemem 5 dakika bekle git Yüzünü ıslatmadan ağlıyabilir misinGece yarıları telefon ettin mi hiçKaranlık adamlar hüviyetini sordu muBen senin olmadığını arıyorumBelki gelmem gelemem …
Şub 23
Bedri’ye Mısralar
Bedri Tahir Şaman`a zarif dostluk havasının ilhamiyle – Gelmek’çün ikinci bir hayâta,Bir gün dönüş olsa âhiretten;Her rûh açılıp da kâinâta,Keyfince semâda bulsa mesken;Tâlih bana dönse, nâzikâne;Bir yıldızı verse mâlikâne;Bîgâne kalır o iltifâta,İstanbul’a dönmek isterim ben. Bin bir tepe yükselen Boğaz’danBaktıkça vatan görünsün engin;Her yıl, bin ömür boyunca, yazdan,Yelkenler açılsa ufka gergin.Lâkin bu ikinci varlığımda,Son devrede, …
Şub 23
İstanbul’u seyrediyorum sarhoş kulaklarla
bu yolu buraya mavi otobüsle kasten getirmişler tuhaf güvercin dalgalarıyla ve gömleğin, eteğin ve çizmelerin dur duraksızlığı aynalarda bir şeyler olmuş galiba ne oldu sana İstanbul? sen birisini giyinmişsin ve bu sevgilinin kokusudur omuzlarından toprak ve sardunya kokusu kendi uçarı renginin kokusu ey deniz gözlü rengarenk dalgalı şehir ardındaki pusta küfür dolu duvarlar var ve …