Kategori: Genel

Sıcak Nal

IArt çocuk, Muhyiddin Çelebi,Molla Fenari’nin kısık fitili;Okuduğu her beyitten sonraGülsuyuyla yıkardı ağzını; Kirlidir şiir; ve söz atılmazsa zehirdir;Bunu bilirdi;Acı bir gölge geçerdi bakışından,Mesir macununun içindeki çivit gibi. Karısı yanındaydı hep,Çocukluktan kalmaVe artık değişmezlik kazanmışYanlış bilgi; Odalarda ışıksız iki aslanDerinliğine iki atla sevişirdi. Kerbela yası hemen her zamanGörünmez kılardı Mevlit sevincini; Ölümü düşünen,Daha doğrusu anımsayan yüzüİlençler …

Devamını oku

Yeniliş

Açılmamış bir şarap şişesiydimKi öyle kaldımAcımı köpürtmedimİçime sağdımGözyaşlarımı göstermedimKi sildimÖzgürlüğüm beni tutsak düşürdüBaşaramadım İçimde kara kara bulutlar sallandıKi sallandılarDışarı yağamadım Ve yenildim ve sustum. Edip Cansever

Şevk Gemisi

Kimse bilmez o rananın beni nasıl değiştirdiğiniO rana ki anbean suya ve ateşe atmaktadır beni Sevgilinin kimyasının ümidi daim var toprağımdaEğer yüz kere eritse de beni yine dönüşmem altına Aşk hikayemle her dem gönüllerde yenilenmekteyimHer ne kadar son bulsam da yine baştan başlamaktayım Dolu bir kadehim eğer sevgili dudağımdan öperse beniGüzel sesli bir sazım eğer …

Devamını oku

İçre

Çocuğum geceleri hatıranTamamlar yarım kalmış masallarımı.Renk içinde mevsimler hatırlarım,Mevsimler ki okşar dallarımı. Çocuğum, sabahları mektebin,Çınlar uzak camiler gibi içimde.Ki ben bir akşamüstü terk ettim,Aşka ait arzular, kimde? Çocuğum öğleüstü elbisen,Parlar, vakta ait, nur gibi.Garip gölgelerde sandallar dolaşır,Ve bir nedamete bağlar dalgalar, kalbi. Ve hayatı dehşetle hissederimBahçendeki ağaçlar uyudu mu?Çocuğum geceleri yatağın,Çağırır bir ninniye, vücudumu. Fazıl …

Devamını oku

Satıhta

Rüzgâr çürüdü, yelkenler fora! Kayıyor ılık, peltemsi sıvıdaâteş gemisi ağır salınımlarla.Açtığı yarık, o mecâlsiz, hâresi yitmiş dalga, kapanıyorhemen ardında.Anla, izi kalmaz hiçbiryolculuğun buralarda. İskandil ulaşamıyor dibe. Kadimkalıntılara. Meçhûl metaller gibiuyuyor derinde, akkor arzular da. Kutbu yok, kıblesi yok, yıldızı yok!Nihayetsiz bir sefere çıkarken…Yol, nedir ki yolcudan başka? İşte teknem soğudu, saplanıyor pıhtılaşan sıvıya. Meğer böyle …

Devamını oku

Korkuyu Beklerken

Fakat aramızda bir gerginlik olduğunu da sezmiyor değildim. Yalnız ne var ki, uzun sürmüştü bu gerginlik; alışmıştım. * Garip kaderime gülümsedim; aynaya bakarak tabii. Tatlı bir gülümseme. Eski neşemi kaybetmediğimi göstermek için. Sonra durgunlaştım. Neden? Unuttum. Dur, hayır; unutmadım. Yalnız kaldıkça, yalnız kalmaktan korktukça… Aynadan uzaklaştım; fakat, biliyordum, böyle bir düşünceydi. Köpekler sinirimi bozdu, şimdi kendime …

Devamını oku

Uyanılmaz uykulara dalmak istiyorum

bu karanlıktan ve suskunluktan yorgundedim ki ey uyku, başparmağın yeşil bahçelerin anahtarıgözlerin, dinginliğin balıklarının karanlık havuzuağlayan çocuğumun yarattığı yükü çekip alve beni unutmanın peri suretli ülkesine götür Furuğ Ferruhzad Dağ başındaki evimde,güz saltanatını sürerken,saatlerin en yalnızı.Döşeğimde uykusuz yatarken,yürek dağlayan bir geyik çığlığı. Mibu TadamineSen uykudayken dün geceSeyrettim seni sevdaylaYeniden Tanrı’ya el verdimYeniden duaları öğrendimYeniden yakardım …

Devamını oku

Çileci

YÜRÜYÜŞ 96 Ama birdenbire iç parçalayan bir çığlık içimde: “Yardım et!” Kim bağırdı? 97 Toparla gücünü ve kulak ver; insanın yüreğinin tamamı bir çığlıktır. Dokun ki döşünün üzerine onu duyabilesin; birisi çekişmekte ve bağırmakta içinde senin. 98 Ödevindir; her an, gece gündüz, sevinçte ve üzüntüde gündelik gereksinimin içerisinden bu Çığlık’ı ayırdedesin, güdüsel ya da kısıtlayarak …

Devamını oku

Her insan bir eşek sabrıyla sırtına yüklenmiş olanı taşır, çünkü yükünden birazcık daha güçlü olan eşek, mutlu bir eşektir.

Bonadea, İmpkralya; Mutluluk ve Denge Sistemleri Eğer İmpkralya’da politikadan hiçbir şey anlamayan, anlamak da istemeyen tek bir kişi var idiyse, o da Bonadea’ydı; fakat buna rağ­men onunla kurtarılmamış uluslar arasında bir ilişki bulunuyordu: Bonadea (Diotima ile karıştırılmamalıdır; Bonadea, iyi tanrıça, tapınağı kaderin oyunları sonucu türlü taşkınlıkların sahnesine dö­nüşmüş olan bekâret tanrıçası, bir mahkeme başkanının veya …

Devamını oku

Bunalıyorum çocuk, büyük bir ızdırap içinde bunalıyorum… Her taraf derin bir yokluk, maddi, manevi perişanlık içinde. Ferahlatıcı pek az şeye rastlıyoruz.

6 Mart 1930 günü halkın tezahüratları arasında ikametine ayrılan eve geldik. Sofrada buluşmak üzere refakatinde bulunanlardan ayrıldı ve beni yanına alarak yatak odasına girdi. Bir koltuğa oturdu ve eliyle işaret ederek, beni de oturttu. Yorgun, düşünceli ve sinirli görünüyordu, bir sigara yaktı ve konuşmaya başladı: “Bunalıyorum çocuk, büyük bir ızdırap içinde bunalıyorum. Görüyorsun ya her …

Devamını oku