Kategori: Deneme

Taş bina

10 küsur yıl önce, aynı bu akşamki ruh halimle eve döndüm. Yazı gecemdi, yorgundum, yüreğim kıyım kıyım, sanki kendi katilini arıyordu. İvedilikle ele alınması gereken pek çok konu, olay, mesele karşısında bütünüyle güçten kesilmiş, suçluluk, yetersizlik duygularıyla, bomboş kâğıtlara bakıyordum.Birdenbire bir ses, bana ait olmayan ve sanki bir insandan gelmeyen bir ses, beni sözcüklere, imgelere, …

Devamını oku

Biz aşkı çok sevmiştik

Özellikle aradıkları bir fırsat değildi, ama gene de bir fırsattı: Barın, sokağa bakan, küçük ve yalıtılmış bölmesindeki tek masa boştu. Üstelik cumartesi, sinema saati olmasına rağmen.Beyaz şarap ısmarlayan iki adam, az önce izledikleri filmin çabuk fakat son derece yetkin bir değerlendirmesine girişmişlerdi. Çözümlemeleri derin, zekice, profesyonelceydi, görüşleri tıpatıp birbirine uyuyordu. İkisi de ciddi, kendinden emin …

Devamını oku

Okulda Öğretilmeyen Şeyler

Aklıma geldikçe okulda öğretmedikleri şeylerin listesini yapıyorum. Okulda bir insanı nasıl seveceğinizi öğretmezler. Artık sevmediğiniz birini nasıl terkedeceğinizi, başkalarının zihninden geçenleri okumayı, ölmekte olan birine tam olarak ne söylemek gerektiğini de öğretmezler. Aslında bilmek gereken hiçbir şeyi öğretmezler. Neil Gaiman

Benim Allahım

Marcel Proust’un çok yıllar önce keşfedip yazdığı gibi geçmişin anıları, kokular âleminin muhafızlığında saklanır ve her koku bir kapı açar o unutulmuş sandığınız zamanlara. Üstüne çörek otu serpilmiş pişkin pide kokusu, birçokları gibi beni de alır bir fırının kapısına götürüp bırakır.  Vakit nedense sonbaharın son günleridir. Hava serincedir ve akşam inmeye hazırlanır. Kendine bir iş …

Devamını oku

Bellek, Şiir, Fotoğraf

Bellek… İnsanın bilme, unutma ve anımsama yetisi. İnsanın, farkında olarak yaşama ayrıcalığı. Beş duyumuzla algıladığımız her şeyi kaydettiğimiz bir özel alan. Yaşadığımız her şeyi; zamanı, olayları, doğayı, toplumsal olguları, geçmişe ve geleceğe taşıdığımız, üç boyutlu hale getirdiğimiz, aralarında ilişkiler kurduğumuz, karşılaştırmalar ve değerlendirmeler yaptığımız, böylece kendimizi ve dünyayı anladığımız, çoğalttığımız bir bilgi ve bilinç hali… …

Devamını oku

Gelecek Uzun Sürer

O günden beri sanırım sevmenin ne olduğunu da öğrendim: atılganca kendi duyguları üstüne “abartmalı” iddialara girmek değil, karşıdakine özenle davranmak, onun arzularına ve ritmine saygı göstermek; hiçbir şey istememek, verileni kabul etmeyi öğrenmek; her armağanı yaşamın bir sürprizi olarak kabul etmek; aynı armağanı ve aynı sürprizi iddiasızca, hiçbir zorlamaya başvurmadan, karşıdakine de yapabilmek. Özetle, yalın …

Devamını oku

Babam İçim

1 Onüç Aralık İkibinyedi. O sabah, sevgili babacığım Nuri Sayar’ı, bir hastane odasında kaybettim. O güzeller güzeli babayı, o çalışkan, o hep vermiş ama hiç istememiş, o hayat dolu insanı kaybettim. Onu hastaneden çıkarmaya hazırlanırken, hiç beklenmedik bir anda, birlikte yaşanacak güzel günlerin düşünü kurarken kaybettim. İçim acıyor. İnsanın sevdiğinin ölümüyle baş etmesi ne kadar …

Devamını oku

Memet Abi’nin sesi

“19 Aralık 2002 Memet Fuat’ın öldüğü tarih” diye bir cümle döküldü durup dururken dudaklarımdan. Kendimi biraz daha yalnız biraz daha fazla “iki akıntı arasında” hissettim bu içimden gelen ansızın cümleyle. Yaş da geldi yaşlılığa erdi ya, herkese her şeye bir veda gözüyle bakıyorum artık. Eskiden gördüğüm, duyduğum dokunarak geçtiğim her eşyadan, her insandan, her yerden …

Devamını oku

ZARİF BİR ŞAİR PORTRESİ

BİR ŞAİRİN BÜYÜK KİMSESİZLİĞİYA DA BÜYÜK ŞAİRLERİN ARASINA GÖLGESİ SIZMIŞZARİF BİR ŞAİR PORTRESİ Cahit Zarifoğlu’nun fotoğrafına bakıyorum; yüzü: Açılışına sadece kuşlar davetli bir sergi. Gözleri; nasıl: İnsanın içine kadar bakıyor. Bakışları; bir duvar bulsa gizlenecek, bir ağaç arkası bulsa saklanacak, olsa bir portakalı siper edecek kendine. Cahit Zarifoğlu’nun fotoğrafına bakıyorum; „ve alnı geniş“ Fotoğrafına bakıyorum; …

Devamını oku

Modern insanın süratli yaşamında bir kırmızı ışıktır sigara. Durdurur, nefes aldırır, düşündürür.

Markut Fanzin’den Selma Şipleme, sigara hususunda bir soruşturma gerçekleştirdi. Fakirin payına da bunlar düştü.   1) Sigara içme serüveniniz nasıl başladı? İstanbul 4. Levent’te Türkiye Futbol Federasyonu’na yakın bir park vardır. Orada bir arkadaşımla oturup futbol konuşuyorduk. Galatasaray’ın akıbeti canımı sıkmıştı. Çok efkârlanmıştım. Yaktım bir sigara ve Galatasaray o yıl şampiyon oldu. Evet. 2) Size …

Devamını oku