Elimde bir kandille,yüreğimde bir kandille:Karanlık’ta savaşmayagidiyorumyorgunluk beşikleri bırakmışgelip gitmelerin keşmekeşinive güneş derindenkül olmuş samanyollarınıaydınlatıyor.dolunun bulutları tohumlandığı anyıldırımın asi çığlığıduyulur.ve asma’nın sessiz sızısı:kıvrım kıvrım uzun dallarınınucunda filizlenirkenküçük koruklar *** Tüm çığlığım sıkıntıdankurtulmak içindi,çünkü ben en korkunç gecelerde, güneşiümitsiz dualardaSen güneşlerden, seherlerdengelmişsin.talep ettim.Sen aynalardan ipeklerden gelmişsin *** Ateşin ve ilahın olmadığı bir boşluktaSenin bakışını ve itimadını ümitsizDualarda …
Kategori: Çeviri Şiirler
Nis 04
Ölümün Böylesi
Akasyaların rüyasında ölmek istiyorum.Yavaş esen rüzgarda-İkilem arasında gidip gelerek.Akasyaların rüyasında ölmek istiyorum. Atlas çiçeklerinin ağır soluğunda ölmek istiyorum.yazın ıslak ve sıcak bahçelerinde.günbatımının ilk saatlerindeatlas çiçeği soluğundauçmak istiyorum. Göğsümde hançer yarasısüsen gibi açsa da.akasyaların rüyasında ölmek istiyorumatlas çiçeklerine geçit olmak istiyorum.-son fırsatta-akşam vakti, saat yedide. Ahmed Şamlu
Nis 04
Nazlı’nın Ölümü
Nazlı! İlkbahar gülümsedi ve erguvan açtı.Avludaki yaşlı yasemen bile çiçek açtıinat etme!uğursuz ölümle uğraşmalvar olmak, olmamaktan daha iyidir,hele ilk baharda.Nazlı konuşmadı,başı dikYiğitçe sustu ve gitti. Nazlı! Konuş!Suskunluk kuşu aşiyandadehşet bir ölümün üzerine kuluçkaya yatmış.Nazlı konuşmadı.güneş gibikaranlıktan geldi. Kan kırmızı oldu ve gitti. Nazlı konuşmadıNazlı yıldızdı:Bir an bu karanlıkta parladı ve gitti.Nazlı konuşmadıNazlı menekşeydiÇiçek açtı, kışın …
Nis 04
İştar’a Yakarı
Yalvarırım sana tanrıçalar tanrıçası,İstar, ölümlüler ecesi, kılavuzu insanların! En ulusun sen, güçlüsün, yücedir adın. Ey yerlerin, göklerin ışığı işit iniltilerimi! Gör nasıl çırpınıyorum Kötü rüzgârda kalmış bir deniz gibi. Yardımıma gel, uzaklaştır benden kötülüğümü isteyenleri. Babil – M.Ö. 2000
Mar 26
12. Sone
Ud, felaketlerdeki yoldaşımİç çekişlerimin kusursuz şahidiTüm haykırışlarımın sadık kâtibiAh ne çok kederlendin benimleAcılı gözyaşlarım seni öyle çaresiz bıraktıHoşa gidecek seslerin peşinden koşar oldunAma bulduklarını da birer ağıda çevirdin hünerleİşte şu eski dost, acılar, yeniden çalar olduEğer farklı bir ezgi çalmanı istersemYayların gevşeyecek bir bir ve ben sersemOysa görüyorum çektiğim bütün ahlarıHüzünlü veryansınlarımın keyfine bırak beniAcının …
Mar 25
İki Atlı Ormanda Ne Düşünüyorlardı?
Gece kapkaranlıktı ve simsiyahtı orman, Gölgeye benziyordu yanımda giden Hermann;Dörtnala atlarımız sığınmıştık Allaha.Bulutlar gökyüzünde sanki birer mermerdi,Yıldızlarsa ateşten kuş sürüleri gibiUçuşurdu dallarda. Ben hasretle doluyum. Istıraplarla kırgın,Ümitsiz, bomboş kalmış derin ruhu Hermann’ın.Ben hasretle doluyum: uyuyun sevdiklerim! Bu ücra yeşillikler arasından giderken:“Yarı açık mezarlar, dedi, geçer fikrimden!”O ileri bakıyor benim gözüm arkada.Atlarımız bir orman alanında dörtnala. …
Mar 25
Yeni Kuşağa
I Gerçekten, karanlık günlerde yaşıyorum!Saflık sayılıyor dürüst söz. Kırışıksız bir alınDuygusuzluğa yoruluyor. GülenKorkunç haberiAlmamış daha.Ne biçim günler bunlar, şöyleAğaçlar üstüne iki söz etmek nerdeyse cinayet sayılmadaÇünkü sayısız yolsuzluğun üstü bir susuşla örtülü!Şurada kendi halinde yolunda yürüyeneYaklaşamayacak mı dostları artıkBaşları darda kaldı mı?Doğru: Hayatımı kazanıyorum daha.Ama inanın bana: Sırf bir rastlantı bu. HiçbiriYaptıklarının tıka basa doymamı …
Mar 25
Erik Ağacı
Bir erik ağacı durur avludaÖyle cılız, inanmak zor.Çevresinde bir çit var daKimse ezmiyor neyse.Bizim küçük boy atamaz.Oysa gönülden ister bunu.Ama nerde, sözü olmazGüneş gördüğü yok ki.Erik ağacı olduğuna inanmak zorHiç erik vermez çünküAma yine de erik ağacı işteYapraklarından belli. Bertolt Brecht
Mar 24
Erik Ağacı
Bir erik ağacı durur avludaÖyle cılız, inanmak zor.Çevresinde bir çit var daKimse ezmiyor neyse.Bizim küçük boy atamaz.Oysa gönülden ister bunu.Ama nerde, sözü olmazGüneş gördüğü yok ki.Erik ağacı olduğuna inanmak zorHiç erik vermez çünküAma yine de erik ağacı işteYapraklarından belli. Bertolt Brecht
Mar 23
Yirmi Yıl Sonra
Zaman tekdüze arabasını buldu yenidenYeniden koştu ağır ve kızıl renkli öküzlerini kıştır gelenGök altın yapraklar arasında çukurlar açıyorElektroskopik Ekim ayı titredi ama kendinden geçiyor Charles’lı günler işte Korkak krallarız bizİneklerimizin gevşek adımlarına uymuştur düşlerimizHaberimiz yok gibidir tarlaların dibindeki ölümdenHabersizdir batan güneş tan’ın yapıp ettiklerinden Terkedilmiş evlerin içinde dolaşırızŞikayetsiz fikirsiz zincirsiz ak çarşafsızAydınlık gün hortlakları öğle …