Kategori: Çeviri Şiirler

Sabret, gelecek aya kadar…

Gücünü bitiren bu zor işin ücretiniBir ayın sonunu elle geçirdimArzu dolu ve sıcak bir gönülleHemen eve yöneldim Fakat, Ne yazık ki, azıcık ücretimBiriktirdiklerimin hepsi alacaklılara gitti!Gözüm açılınca gördüm, AhNeyim varsa gitmiş Çocuğum geldi, şaşkınlıkla gözlerime baktıOnun iki siyah elmas gibi gözleri vardıArzuyla yanan gönlünün kıvılcımlarıGünahsız bakışlarıyla isyan ederek: “Ah anne! Geçen ay demiştinBana elbise alacağını …

Devamını oku

İsa çarmıhta boşuna öldü

Kalmak-evet!-Ve kendi hüznünüakşamlarıTerkedilmiş kuyulara bırakmak,Kendi acının feryadınıFırtınanın kükreyişinekoyvermek,Yerinde duramayan ruhunun inleyişiniYağmurun gürültüsünekatmak.KalmakevetkalmakSeyre koyulmakevetseyre koyulmakYalanı:Riyayı kimsenin gizlemediği şehirdeÖmür ne şâhâne geçiyorVe hemşehrilerimin sadâkatiyalnızcabunda Ahmed Şâmlu Artık yer yokKalbin hüzünle doluSıcak mavi rengini yitirdi senin göklerin.

Acılı ve yanık seslenmek ister yüreğinin derinliğinden

Ve tepenin üzerinden,Çırpınır birdenAcılı ve yanık seslenmek ister yüreğinin derinliğinden,Gelip geçen kuşların, anlamını bilmediği.İşte o zaman içindeki acılarla sarhoşKendini ateşin heybetine atarSert bir rüzgar üfler; yanmış mıdır kuş?Biriktirmiş midir gövdesinin külünü?Külünün kalbinden doğar artık onun yavruları. Nîmâ Yûşic

Efsane

Efsane: evet, evetKararsız bir aşığın hikâyesiyim.Ümitsiz, ıstırap doluÜzüntüden gece ayakta kalanYıllarca keder ve inzivada yaşayan. Korku dolu bir aşığın hikâyesiyimSahra devi gibi korkunçsam,Ve eğer beni ihtiyar köylü bir kadınİnsanların kaçtığı bir dev gibi görüyorsa,Cihanın ıstırabının oğluyumdur da ondan Nima Yûşic

Erguvan

Böyle korkunç bir sonbahardaÇiçek açamama korkusuyla erguvan,Yiten ümitlerinden yorgun düşerÜmit dolu tebessümüyle tomurcuk verir o, bahardaÇiçek açar Nima Yûşîc

Pervîn İ’tisâmî’nin mezar taşına yazılmasını vasiyet ettiği şiiri

İşte yastığı kara toprak olanEdebiyat âleminin yıldızı Pervîn’dirGerçi felekten acıdan başka bir şey görmediSözleri gerçi olabildiğince tatlıdırOnca sözün sahibi, bugünFatiha ve Yasin istemektedirDostların onu anması güzel olurDostsuz kalp, üzgün bir kalptirGözde toprak çok can yakarGöğüste taş çok ağırdırBu yastığı görüp ibret alırHer kimin hakikat gören gözüvarsa Her kim olsan ve nereden gelsen deVarlığın son yeri …

Devamını oku

mesele dostum yenilirken yenmiş gibi durabilmekte

… mesele dostumyenilirken yenmiş gibi durabilmekteyenerken de yenilmiş gibi olabilmektekuru tahtaya düşen toprağınson diye fısıldadığı güne kadartoprak anamızınbütün yenilgileriyenmelerikanı dagöz yaşlarını dasevinç çığlıklarını daörteceği güne kadar … *** Yalnızım. Bir manastır gibi yalnız ve günahkar,ıssız bir telgraf direği gibi başında dağın,bugündünyaların, kentlerin sonsuz gürültüsü içinde Aram Pehlivanyan

SADAKATE DAVET

Ve, kadına şöyle diyordu gülerek (gölgedeki yüzündebelli belirsiz bir gülümsemeyle),şöyle diyordu: -Neden bunca yıl sonrazinciri kırmak?Neye yarar eski acıların yerineyeni sıkıntılar koymak? Dostum, hiçbir şeybizim için yeni olamayacak belki de.Eski şefkatin kendine hasbüyüsü sürecek yine de. Süregelen ve yaşamakarşı koyan aşka,gelmez hiçbir şey daha tatlı ve hüzün doluuzak şeylerden başka. Dönüşsün aşkımızsakin bir öğleden sonraya,uçuşsun …

Devamını oku

İçimizdeki Soğukluğa

Titrek el ve yüreğimdetek korkumAşkın bir sığınağa dönüşmesiydiUçuş değil, kaçış olmasıydı.Ey AŞK, ey AŞK!Mavi yüzün görünmüyor *** Arhk aşkİçimizdeki soğukluğaalev coşkusu değilyaramızın sızısına uyuşturucu bir merhemEy AŞK, ey AŞK!Kızıl yüzün görünmüyor *** Güçsüzlük üzerinekaranlık tozlu avuntuve huzurlu kurtuluşvarlığın kaçışına.Mavinin huzurunaKaranlıkVe erguvan üzerineEY AŞK, EY AŞK!Yeşil yaprakçıktanıdık rengin, tanıdık yüzün görünmüyor. Ahmed Şamlu

Karanlığın Türküsü

Sabahın külrengi ufkundaSüvarisessizce duruyorve atının uzun yelesiRüzgarda savruluyor. Tanrım, Tanrım!Hadise uyanldığı zamanSüvarilerböyle durmamalılar. Yanmış çitlerin kenarındaGenç kızSessiz duruyor,Ve rüzgarda dalgalanıyor İnce eteği.Tanrım Tanrım!Kızlar böyle suskun durmamalılar,Erkekler yaşlanırkenUmutsuz ve yorgun. Ahmed Şamlu