Kategori: Çeviri Şiirler

Daha zor günler geliyor

Ama dümenci çağırınca, hemen tekneye koş,herşeyi olduğu gibi bırak ve etrafına bakınma. Etrafına bakınma.Ayakkabını bağla.Köpekleri kovala.Balıkları denize at.Kandilleri söndür! Daha zor günler geliyor. Epiktetos

Suyun Ayak Sesi

Annemin sessiz geceleri için! Kaşan şehrindenimFena sayılmaz halim,Bir lokma ekmeğim var, biraz aklım,İğne ucu kadar da zevkim.Annem var, ağaç yaprağından daha güzel,Dostlar, akan sudan daha iyi Ve Allah, burada yakındadır,Şebboylar arasında, uzun çamın altındaSuyun bilincinde,Bitkilerin kanununda. Ben müslümanım.Kıblem bir kırmızı güldür,Namazlığım bir pınar,Mührüm ışıktır,Ova seccadem.Penceremi titreştiren ışık ile abdest alırım.Namazımın içinden ay geçer, tayf geçer,Namazımın …

Devamını oku

Gurur

Yıllar önce bana dedin ki“Beni hiç sevmiyor musun?”Yüzüm kızardı ateştenMutlu ve kendinden geçercesine sana “Evet!” dedim Dün yine çabalıyordunEski sözümü hatırlayayım diyeSoğuk ve aldırışsız sana dedim:“Artık seni sevmiyorum!” Vücudumun zerreleri feryat etti Vallahi!Yalan söylüyorsun diyeSenden başka kimsenin adını anmazSenden başka kimseyi arzulamaz Bir feryat boğazıma kadar geldiBu söz inanılacak gibi değilBütün dünya bilir ki, senden …

Devamını oku

İhtar…

Devrim olmadan bizim derdimiz hallolmaz,Bu vahiy mücâhedesiz nâzil olmaz. Hırsızlık ve haramdandır; varlıklı ile yoksulun ayrımı,İhtişamlı saraylar helal para ile hâsıl olmaz. İhtardır bu: Senin derdin Cemiyet-i Akvâm’daKarar bile çıksa, ey dost, hallolmaz. Kendine bir çare düşün zira sâbit bir söz var:Cihâd olmadan tevfîk sâbit olmaz. İnan ki kırk yıllık riyazet olmadan,Durup dururken kimse Muhammed-i …

Devamını oku

Kış

Selamını alan yok,Başlar yakaların içinde,Selam alıp dostları görmek için başını kaldıran yok.Bakışlar ayakların önünden başka yeri göremiyor,Çünkü yol karanlık ve kaygan.Birine dostluk elini uzatsan,Gönülsüzce çıkıyor eli koynundan,Çünkü soğuk şiddetli ve yakıcı.Nefes, çıkınca göğsün sıcaklığından dışarı, karanlık bir bulut oluyor.Bir duvar gibi dikiliyor gözlerinin önüne.Nefes böyle olunca ne bekleyebilirsin kiYakın ya da uzak dostların gözlerinden?Ey delikanlı …

Devamını oku

Sabah

Yağmurun altında yolunu kaybetmiş bir kuş gibi,Düşman çadırına benzeyen bir gecede çölden geçmiş,Ve geceyi tek başına çölde geçirmiş,Şimdi orada beyhude bir gayretin leşi üzerinde duruyor.Her şey yorgun ve ıslak…Mutluluk alevinden haber getiren aydınlık dumanı gibiSeher yükseldi.Karanlığın tozu, su buharı misali,Yeryüzünün üzerinden kalktı gitti.Felek tutuştu bazen kendini gösteren ebedi bir utanmayla.Altın rengi örümcek geldi,Ve gecenin yorgun …

Devamını oku

Seni Seviyorum Ey Kadim Memleket

Eğer ki boş dünyada bir şey seviyorum,Ey Kadim Memleket! Ben seni seviyorum. Sen ihtiyar bilge, sen ölümsüz civan,Eğer ki seviyorum, ben seni seviyorum. Sen soylu ve kadim ülke İran,Paha biçilmez mücevher, seni seviyorum. Ey uluların anası eski memleket,Ulularınla meşhursun, seni seviyorum. Sanatın ve düşüncenle parıldıyorsun,Hem düşünceni hem sanatını seviyorum. İster efsane olsun ister tarih,İster eskilerin …

Devamını oku

Yankesici

Bilir misin neden hapisteyim?Bir gencin cebine el atmıştım,Bir şey geçmeden elime,Ansızın feci bir şamar yedim! Bilmiyorum babam kim benim,Nerde açtım gözümü dünyaya;Beni kim doğurup yetiştirdi böyle,Kimin memesini aldım ağzıma! (bilmiyorum) Kimse benim için sabahlamadıHastayken başucumda!Yalvarmadan ya da karşılıksızGelen olmadı yardımıma! Kâh Ocak soğuğunda titredim,Kâh inledim Temmuz sıcağında!Ekmek hasretiyle aç uyudumHasır üstünde cami avlusunda! … Tüm …

Devamını oku

Kadersiz

O gidiyor gevşek ve titrek adımlarlaO gidiyor, elinde eski bir bavulKar başladı ve derin bir gece yeni başlıyorO işin sonunu böyle bir başlangıca bağladı O gidiyor, ama nereye? Bir dostun semtine mi?Bir misafirhaneye mi? Ya da akrabalarının yanına mı?Acaba kim hiçbir şey söylemeden kabul edecekOnun böylesi karışıklığını, şaşkınlığını, perişanlığını? Onun her adımındaki uzunluk bir cadde …

Devamını oku

Gökyüzü Boştur

Gökyüzü boş, bomboş, onun aydınlığını kim götürdü?Ay’ın tacı olan Samanyolu’nu kim götürdü?Gecenin saçları karışıklıktan perişandırNil Nehri’nin saçının süsünü kim götürdü?Kavisli yıldızını kimse görmüyorOnun karanlığını kim kırdı, onun yayını kim aldıBahçıvan yalnız, onun çevresinde dikenden başka bir şey yokSöğüt ağacını, gülü, erguvan çiçeğini kim götürdü?O çınar yıllarca beyhudelikten yorulmuşNağmeler söyleyen kuşların yuvasını kim götürdü?Irmak hayat arkadaşlarının …

Devamını oku