“Seni sevdiğimi anlayacaksın, sevmediğim zaman..” “Mutlu aşkın yazılı tarihi yoktur.” Rougemont Aragon’un “mutlu aşk yoktur” sözüne kültür tarihçisi Rougemont tarafından verilen yanıttır.. hep yazılmış olan mutsuz sonla biten aşkların tarihidir. Mutlu aşklar nerede ? Ama, nedense beni mutlu aşklar hiç ilgilendirmiyor.. yine düştük mutsuzluğun, acıların, cefanın, kırgınlıkların, incinmenin, intiharların, ölümün, aylaklığın peşine.. Birkaç yıl önce …
Kategori: Altı Çizili Satırlar
Şub 23
Güvercin Gerdanlığı
Güvercin Gerdanlığı Sevgiye ve Sevenlere Dair İbn-i Hazm Güvercin Gerdanlığı[1] 10 ve 11.yy.larda yaşamış, hukuk, hadis, metod, milletler, dinler, tarih, soybilimi, siyaset, ilâhiyat, edebiyat… alanlarında uğraşmış, 400 eser yazmış olan Endülüslü şair, mezhep imamı, filozof, polemikçi ve hukuk bilgini İbn Hazm’ın en önemli eserlerinden biridir. İbn Hazm’ın künyesi Ebû Muhammed, lakabı İbn Hazmdır. Döneminde İbn …
Şub 23
Bu ayrılığın beni hiç sarsmadığı söylenemez
Bu ayrılığın beni hiç sarsmadığı söylenemez.… Ben de herkesi bıraktığım yerde, düşündüğüm gibi, durgun ve hareketsiz, yaşıyor sanırım. Bir ihanet kokusu seziliyordu derler ya, albayım… «O zaman daha evliydim. Bazı güçlüklerim vardı. Konuşmakla geçeceğini sanıyordum. Seni aradım.» Canım. Seni görmek istiyordum kısacası. İnsan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir, avunabilir, hayal kurmağa devam edebilir. Sen …
Şub 23
Beni bir gün unutacaksan
Beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi, boş yere mağaramdan çıkarma. Beni alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Oğuz Atay, Tutunamayanlar
Şub 23
Kalp Kapakçıkları
“Şebnem, tütsülenmiş bir bahçede saklambaç oynuyor gibiyiz.Sensiz bütün tabancalar, fincanlar, odalar boş; sokakların hepsi ıssız, hiçbir gezegende bana hayat yok.Şebnem, her şeyde senden bir anı aksediyor, senin masumiyet kanıtı parmak izlerinle dolu sanki dünya.Gelgelelim masumiyet, yaşam belirtilerinin azlığı demektir Şebnem.Bu gidişle yokluğunun gürültüsünden sağır olacağım.Eline sihirbaz değneği geçmiş kör gibiyim.Arabalar etrafımda keskin frenler yaparak duruyorlar. …
Şub 23
Olric
Ne zoruma gidiyor biliyor musun Olric? O’na yazdıklarımı O’ndan başka herkes okuyor..— Biliyor musun Olric, benim bir çok dostum var.Görüyorum efendimiz, hepsinin sırtınızda izleri var.. — Saat Kaç Olric? Onunla bir ömür olmaya daha çok var Efendimiz! — -Kendi düşen ağlamaz derler Olric, ben neden ağlıyorum .?– Gidenin arkasından ağlanırmış efendimiz-Neden giderler Olric?– Sevdiyseniz giderler …
Şub 23
Kalbimin Kalbisin Sen
Ne demek istediğini kestiremiyordum. Tuhaf bir andı. Her şey birden bire susmuştu. Sadece İsbelle’nin ince uzun parmakları hasır koltuğun kenarında hareket ediyor ve yeşil taşlı bileziği hafif hafif şıngırdıyordu. Batan güneş yüzüne sımsıcak bir renk vermişti. Bu renk ölmekle ilgili her düşüncenin tam tersini anımsatmaktaydı. Ama yinede içme sessiz bir korku gibi bir serinlik yayılıyordu; …
Şub 23
Frida Kahlo: Aşk ve Acı
Bedenim bitkin. Ve bundan kaçmam mümkün değil. Tıpkı hayvanlar gibi kendi ölümümün gelip de yaşamımın ta içine yerleşmeye başladığını duyumsuyorum; bu öylesine güçlü bir duygu ki, tüm mücadele olanağımı yok ediyor. Herkes benim mücadele etmeme öyle alıştı ki, kimse inanmıyor bana. Yanılmış olabileceğimi düşünmeye cesaretim yok artık, bu tür parlak fikirler gitgide daha az geliyor …
Şub 23
Başkalarının Acısına Bakmak
“Bütün yaşantıların ortasında sözcüklerin, düşüncelerin ağırlığını taşıyacağını düşünmek son derece zorlaşmış bulunuyor. Savaş, sözcükleri tüketip bitirdi; sözcükler iyice zayıfladı, sözcüklerin ileri tutar bir tarafı kalmadı. (Henry James)” (s.25) “Fotoğrafların bugün hayal gücünü aşan bir ağırlığı vardır; tıpkı dün basılı sözcüklerin, daha önce de konuşma dilinin olduğu gibi. Çünkü baştan sona gerçek görünüyorlar. (Walter Lippmann)” (s.25) …
Şub 23
Kabuk Adam
“Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.” (s.1) “Yalnızlık içsel bir şeydir, taşkınlık da onun dışavurumlarından biridir.” (s.30) “Yalnızlığa öyle alışmıştım ki bir başkasının ilgisini ancak bir tehdit olarak algılayabiliyordum. Yabani bir hayvanın insan …