Bumerang

Ankara’yı bir geçsem
Karaşın gurbetime doğru

Geçtiydim
Erzurum’du
25 yaşımdı esen
Kıştı kinini kustu
hakiayaz tonunda
“Beni bir avcı vurdu”
tüfek çattı postumda

İlk kez bir istasyonda yağmalandım
Bulutfirak
Sivas’tı
Delik deşikti trenlerim
Anladım kafebentmiş aşk
infilâk etmeden kalbim
Hüznüm birden boyumu aştı

Eğri bir hançerdi Kızılırmak
keskin ağıtlarla bilenen
Sevdamın yorgun atları
azgın sularla yarıştı

Van’dı Iğdır’dı Artvin’di Kars’tı
Yakmıştı çubuğunu cümle serüven
Ağrı’yla oturmadık diz dize
Demini almadı daha söyleşiler
Aras’ı ağlattılar günler bulandı
geçip gittiler “namert köprüsünden”
Kalınca akarlardı Dicle’yle Fırat
hırçın bir tarihin vadisinden

Yollarım kaldı yayan yapıldak
Dostlarım kaldı gönül dolusu
Elimin altındaydı Trabzon Rize
Tortum’un gizemli serin uğultusu
inerdim düşlerimde tirşe bir denize
elmas kıyılarını okşayarak

Ben hiç sınır çiğnemedim
Dağlara çıkarmadım şiirimi
Konsaydım Harran’ın göğsüne
yağmurun sesiyle konardım
Halay başlarında alırdım yerimi
Uzun havalarda konaklardım
Toprağın diliyle gülümserdim
göçkünlüğün belalı ülkesine

Ankara’yı bir geçsem
Ah bir köpürsem bendime
Azıcık havalansam
dönüp geliyorum kendime

Ahmet Günbaş

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.