Bugün hiçbir söylediğimin anlaşılmadığı gündür:
Yağmurlar yine güzel, ellerin de
Sanki borsaları su basmış, hızla tahvillerini kaçırmak isteyen ağalar,
Çamura paçalarına kadar batmış koşturuyorlar.
Namaz beş vakittir, çünkü insan ahmaktır,
Pavlov’un köpeği gibi ezberletmek gerekir,
Kendiliğinden dönene ya pervane ya Mevlâna denir
Benim sessizliğimin de bir anlamı yok
Çünkü çok çığlık biriktirdim, üç kağıt imzalayıp
Ruhumun sesini kafesleyen puştlar
Gidip gelip nane verdiler, bu boğaz ağrına iyi gelir diye
Sonra paralarını sayıp aptallara nane yeter dediler
Aklım naneyi aldı, kalbimin çığlığına bağladı
Tuhaf mı tuhaf boğulma, incecik kokuyor Kapitalist amcalar
Parfüm, bir pislik icadı, hâlbuki abdest alırız biz, peki ya
Tesbihli ve seccadeli masalarında dağlara “eğil” komutu veren amcalar
Üzerimize üzerimize ölüyorlar, çekilin, bu irin,
Bu çok korktuğumuz gövdelerin dolgusu, çekilin!
Yahut çekin elinizi yârin boğazından, daha bir gün olsun
Benim haneme girmedi ekmeği.
Namaz beş vakittir, dua bin.
Namazdan korkup duadan korkmayan Adem!
Gel seninle Musa olmaktan çıkıp Hızır’a dönelim
Ne de olsa dünya da dönüyor bir ateşin etrafında
Adımıza mülhem pervaneler de
Âşık ve günâhkârım ve borsalarına batmış hayâllerim
Düstursuz girdiğim kapılar, Allah’ın izninde çalışmıyordu
Hükümetlerin verdiği yaşama izinleri, bazı koltuklarda
Azaltılıp nefes alma ve beyaz ekmekle yapılan diyetlere dönüştürülüyordu
Bu şiir olmayan ve kime küfrettiğine âşina güzeller devşirdiğiniz sathı
Ben bir yâr, bir dost, Allah ve düşmanla paylaşıyordum
Gittim, zamanınızda bir nişânem kalmadı
Umursamak yahut da bizim kıyıda pek durmadı
İnsan bir saat işte, abartılı bir saat,
İnsan geçip gidiyordur
İlgim yoktur.
yazılış, bir kovulma şiiri; 10 nisan 2012
—
Temrin-Ekim-2012
Nergihân Yeşilyurt