“Bu geçici yurtta, birbirimize en büyük vazifemiz tesellidir.”

İnsanlara kelimeleri ile tesellîdârâne dokunan
aramızdaki derviş
Mecit Ömür Öztürk Beyefendiye

Ben işte miraç gecelerinde
Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım,
Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım,
Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin
Bir şiir aradım.

Didem Madak

Temmuzda ağustosta ağaçlar cayır cayır yanarken
Yalnız o, odur teselli eden dayanın diyen
Yaşamanın en büyük ilkesi sabrı öğütleyen

Sezai Karakoç

Çok yalnız olan için gürültü bile bir tesellidir.

Nietzsche

Bu şiirin gidecek bir yeri yok,
Kasım gibi kimsesiz dalında bir yaprak gibi, güz
ondan habersiz
üç beş kelimem olsaydı benim de tütseydi ocağım
nice bir iklime düştü ki ruh benden de tesellisiz

(Eski Yahudi Mistik Şiiri)
Haydar Ergülen

Sen nasıl teselli edebilirsin beni
sen, tesellim olan?
Varlığının özünü sevdiğim
küçük ayaklarının izlerini bıraktın
ruhuma
kıyıların ıslak kumlarında kalan

Gunnar Ekelöf

Gün ardı karanlık güz ardı kardır
Hele elden gidince teselliler,
Yalnızlık köşemize ne kalır?
Teslim oluruz teessüflere.
Neydi ey yürek sen ne beklerdin ki?
Hüzün kalır mıydı gitmişken Sevgi…

Hüsrev Hatemi

Bitiş
O en öksüz köşesine sığındığımız yalnızlığın
Yalnızlığın teselli çiçekleri üstümüze
Göçen son kuşların sedef gagalarından dökülür
Şehir bir mahşer gibi içimizde ölür.

Erdem Bayazıt

Sevinçle seslendim yukarıya:
“Çok teşekkür, eski dost
Aydınlattın yolumu;
Seni fazla tutmayayım,
Götür başka yerlere nurunu!
Bulursan bir sevdalı,
Dertli bir aşk garibi.
Var git onu teselli et,
Eskiden beni ettiğin gibi.”

Heinrich Heine

Yanıyor değdiğin her yer
ve yüreğim donan ateş
– yitirdim ölümlülerin her tepkisini
ne gözyaşı, ne de bir söz…
Dokunmayın bana teselliciler
çünkü avunmak ihanettir!
Dokunmayın, ölmedi O
ölmek bitti Onun için.

Mehmet Yaşin

Ayrılık bilemem ne zaman gelir
sen bir okul defteri getir bana
çünkü sadece yazmak tesellidir
çektiğimiz acıya bu dünyada.

Ahmet Oktay

Bilseydi altın yıldızlar
Derdimi, kederini,
İner, gelir gökten, beni
Teselli ederlerdi.

Dostluğun sürekliydi, vefalı, sadık,
Esirgemedin kendini;
Bunaldığım zamanlarda
Teselli ettin beni.

Heinrich Heine

bir ateş tesellisi
bir tatlı söz
her akrebin içinde
kalamadığında şeksiz şüphesiz
örtün beni örtün, diyeceği bir vakitte
büzüştüğünde yine kendine
içini soğutacak kor serinlik
mühürlenmiş evlerden
serperek duasını yüzlere bir bir
esirgenmek için

Mehmet Solak

Latika! Giderken geriye tek bir söz bile bırakmıyorsun
En saf mercan inciliğiyle getirilen sözler
Sadece ömür boyu yolculuğun tesellisi
Her gün geleceğini bilmeden aynı saatte
Aynı İstasyonda günleri yitirmenin adıdır

Hakkı Aytaç

Sahilleri sessiz dolaşan hasta hayale,
Bir nûr-ı teselli taşır alnındaki hâle;
Hatta o soluk çehreye nûrun dokunurken,
Bir buseye benzerdi ki gelmiş ona senden.

Ahmet Hâşim

Ebedi sükût içinde tek teselli, sevmiş olmak
O ışıldar, dokuna dokuna sedef taşlara;
Oynatır, sıkışmış kütükleri yer yer –
İnsan, bir nehir gibi kımıldar kendi içinde
Öyle sahi, öyle acı kalmak ister.

Mehmet Taner

Hayâlile tesellidir gönül meyl-i visâl itmez
Gönülden taşra bir yâr olduğun âşık hayâl itmez

Fuzûlî

Yalnızlığın teselli çiçekleri üstümüze
Göçen son kuşların sedef gagalarından dökülür
Şehir bir mahşer gibi içimizde ölür.

Erdem Bayazit

Bakışlarda küçümseyiş okuyorum
Yalnızım, bedbahtım, tesellisizim.

W. Shakespeare

Mektubunla teselli bulurum düşüncesi yanlış değildir
Görme isteklisi gözler bununla yetinmese ben ne ederim?

Mirza Asadullah Han Galib

Beklemek çıkıyor lügatlerden bir bir
“Bir teselli ver” diyemem mesela birine İngilizce

Murat Özeş

İstinye körfezinde bu akşam garipliği
Bir mihnetin sonunda teselli kadar iyi.

Yahya Kemal Beyatlı

Başkasının derdini görürüm de,
Durabilir miyim dertlenmeden ben de?
Kederini görüp de başka birinin
Teselli aramadan yapabilir miyim?

William Blake

Yaşamak bundan sonra, katlanılmaz eziyet.
Bir şey istemiyorum, ne teselli, ne umut:
Hareket edeceğiz!.. Kalbim dünyayı unut,
Dağlar, taşlar, elveda; gün, hakkını helâl et!

Ziya Osman Saba

Ey şimdi hepsinin, ardımda kalan
Yüzleri dağılmış, solgun birer iz.
Hemşirem teselli, kardeşim yalan,
Gidiyorum artık çağrıyor deniz.

Ahmet Kutsi Tecer

Karım bomboş bulacak dünyayı
— Nolurdu birlikte ölseydik, deyip duracak
Oysa insan yalnız ölür
Ama o olmayacak dualarla teselli arayacak

Erdem Beyazit

Yağmur serpeliyor…Yağmur değil bu,
Teselli yağıyor sanki göklerden.

Allahın kalplere baktığı yerden
Yağmur serpeliyor…Geceler serin,
Zulmeti şifalı şimdi göklerin…
Geceler kalbime daha çok yakın!
Geceler, bu yaşlar dinmesin sakın,
Gönülden muhtacım serinlemeğe,
İçimden silkinip bir “Oh” demeğe…

Nazım Hikmet

Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz, böyle bir teselli ile.

Yahya Kemal Beyatlı

Teselli edilen ıstırap sevincin kendisinden belki daha tatlıdır.

Petöfi Şandor

Sen benim hem dem-i hayalâtım,
Ben senin yârı tesellikârın
Olacakken; fakat nedense, Nihal
Sen benim gözlerimde dert aradın…
Ah! Mâdem ki sen de bir şair,
Ben de şâirim, bu kâfidir.

Osman Fahri

Bir meyhane köşesinde ararsın teselliyi
Saatler geçip gider, kadehler boşalır
Düşersin yollara canından bezmiş
Başında bir ağrı, içinde kahır

Ümit Yaşar Oğuzcan

Sarışın buğdayı rüyalarımızın,
Seni bağrımızda eker, biçeriz,
Acılar kardeşin, teselli kızın,
Zengin parıltınla dolar gecemiz.

Ahmet Hamdi Tanpınar

Hadi bir sonuç yaz bir teselli uzat
Göğüs ağrılarına çırpınışlara
Korkulara
Ve bir çıngırak gibi öten zamana

Cahit Zarifoğlu

O mezar gecesinden, ey tesellim bir zaman,
Pausilippe’i, İtalyan denizini ver geri,
Ve o çiçeği, dertli gönlüme merhem olan,
Çardakta asmalarla sarmaş dolaş gülleri.

Gerard De Nerval

Nice yüzler gördüm, geçti – ben unuttum- besbelli;
Her çehre bir hayalettir bu süreksiz ru’yada
Unut yavrum, sen de unut! . Bu ölümlü dünyada
Her cefayı unutmaktır bizler için teselli.
Sonbaharın matemini gözlerimde okuma! …

Rıza Tevfik Bölükbaşı

Uyku, katillerin bile çeşmesi;
Yorgan, Allahsıza kadar sığınak.
Teselli pınarı, sabır memesi;
Ele şerbet, bana kum dolu çanak.

Necip Fazıl

Ruh ufuksuz yaşamaz.
Dağlar ufkunda mehabet,
Ova ufkunda huzur,
Deniz ufkunda teselli duyulur.
Yalnız onlarda bulur ruh ezeli lezzetini.

Yahya Kemal Beyatlı

Anne, zannetme ki günler geçti de
Değişti evvelki hissim gitgide!
Bir hırçın çocuğum, değişmez huyum;
Seneler geçse de ben yine buyum!
Senden umuyorum teselli yine!

Orhan Seyfi Orhon

Sanki hicrana bir teselliydi
Şeceristan-ı kalb içinde revan
Olan hafi suların musiki-i nevmidi.

Ahmet Haşim

Boş yere akıp gidiyor gözyaşları,
Diriltmez ölenleri bu acı yakınışlar;
Ama söyle, ne teselli eder, ne iyileştirir gönlü
Tatlı bir sevginin kaybolmuş sevinci ardından.
Ben, göksel varlık, yoksun koymayacağım seni ondan.

Friedrich Schiller

Şiirimle demâdem olurum muğfel ü mes’ûd:
Tezhîb ederim nûr-ı hayâlât ile derdi;
Bir dûd-ı zer-endûd-ı tesellî ile mahdûd
Bir levha olur her elemin çehre-i serdi.

Cenab Şahabeddin

Ey sen, ah, ey sen, ey aşk! Çağlayanda rübabın.
Şairin, sanatkârın ruhunda ıstırabın.
Zindandan bin teselli yaratırdı serabın.
“Zühre”nin ümit ile parlattığı çerağdın.

Enis Behiç Koryürek

Yok, bulandırmasın âlûde-i zulmet bu nazar
Rûh-i mâ’sûmunu, ey mâi deniz;
Âh, lâkin ne zarar;
Ben bu gözlerle mükedder, âciz
Sana baktıkça teselli bulurum,
Mâi bir göz elem-i kalbime ağlar sanırım…

Tevfik Fikret

camları açın, camları açın
yağmur: ağıt ve övgü, teselli ve tövbe
kim kime ne anlatabilir

Ahmet Oktay

Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer,
Derdim ki: ‘Elbet bir ağlayanım olur benim de;
Ramazan geceleri Yasin okuyanım,
Baharda kabrime menekşe getirenim de.’

Cahit Sıtkı Tarancı

Ah! Bahar benim derdimi okuyor
Hala, eskisi gibi, şen, teselli edici bir türkü,
Ama yok artık hayatımın sabahı,
Kalbimin baharı soldu benim.

Friedrich Hölderlin

Sen o zulmet-fezâ tecelliye;
İşte bak, ben de ben de muhtâcım
Öyle bir perde-i teselliye!

Tevfik Fikret

Ölüm içimde
Ölüm dışımda
Ölüm talihsiz aşımda
Ölüm kuru başımda
Teselli benim gözyaşımda.

Rüştü Onur

Bilmem acaba rûhunun âlâmı geçer mi?
Rûhumla okursam sana bir şi’r-i tesellî…

Şükûfe Nihal Başar

Kusura bakma teselli hazretleri
Sana layık bir mürid olamadım,
besbelli Büyük şehirlerin küçük içinde
Dansa kaldırılan utangaç bir kız gibi
Buldum bu dünyada kendimi.

İbrahim Tenekeci

Anlıyorsun ya,
zarar yok,
ben anlatacağım yine!…
Elden hiçbir bey gelmediği zaman
konuşup anlatmanın alçak tesellisi?

Nazım Hikmet

Dil hânesini yıkdı dönüp yüzüme güldi
Ya‘nî ki tesellîler ėdüp ėtdi meremmet

(Gönül evini yıktı, bir de dönüp yüzüme güldü;
yani teselli ederek küçük bir tamiratta bulundu)

Vusûlî

Nice ide tesellì idübeni
Şılatü’l-kalbi uzletü’l-halevât

Şeyhî

olup nūr-ı temāşā-yı tecellî
żiyā-baḫşende-yi çeşm-i tesellî

Sünbülzâde Vehbî

Kıldukda hayâl-i çeşm-i Leylî
Sen ver men-i hasteye tesellî

Fuzûlî

Efkâra göre verir tesellî
Mir’âta göre eder tecellî

Şeyh Gâlib

Hasretde koma bu hâk-sârı
Bir sözle tesellî eyle bâri

Şeyh Gâlib

Biri geldi hâlim suâl eyledi
Teselliyle def-i melâl eyledi

Keçecizâde İzzet Molla

Tesellî gibi geldiler yanına
Avuc ile zehr ekdiler cânına

Keçecizâde İzzet Molla

Görinmezken göze nur-ı tecellì
Hâylüñden bulur göñlüm tesellì

Firakî

Dil-i garîbi tesellî hoş eylemez sâki
Gamım izâle eder hâssiyetde bir şey sun

Osman Nevres

Tesellî itmek isterler bana yârân gelmişler
Ki bilmezler cigergâhumda zahm-ı hûn-feşân ağlar

Yâver

Âteş-i neyden tesellî-yâb-ı naḫl-i Ṭûr olur
Ḫâne-i dil kim ola pür-sûz u ber-bâd-ı rebâb

Sâkıb Dede

Zihî lutf ehli dil-ber kim bu vîrân gönlüme her dem
Tesellîler ‘ayân eyler temâşâ-yı tecellâdan

Hamdullah Hamdi

Lutf ile virüp aña teselli
Didi ki degül keder mahalli

Nâbî

Baña lutfuñ ile eyle tecellî
Bu tâc ü taht ile gelmez tesellî

Sultan I. Ahmed

Yâ Rab oldı kuluñ Vücûdî zebûn
Döyemez derd-i hecre ol mahzûn

Göñlinüñ Tûr’ına tecellî kıl
Derd-mendüñdür tesellî kıl

Tâ ki zikrüñle hatm olup nefesi
Hayr ola bu cihânda hâtimesi

(“Ey Rabbim! Kulun Vücûdî zebun oldu.
O mahzun, ayrılık derdine dayanamaz.

Onun gönlünün Tur’una tecellî kıl,
senin dertlindir, teselli et.

Ta ki nefesi senin zikrinle tükensin.
Bitişi/hatimesi bu cihanda hayr olsun.”)

Vücudî

Tesellîden nasîbim yok, hazân ağlar bahârımda;
Bugün bir hânmansız serseriyim öz diyârımda!

Mehmed Akif Ersoy

Dertlerin bölüşüldüğü yer burası;
Teselliyi elbirliğiyle buluruz,
Derken neşelenirsin, bir hoş olursun !

Kadehler daha yavaş içilmelidir;
Çok daha uzun sürmeli öpüşmeler,
Sabahlara dek muhabbet etmeliyiz!

Gün bizi ayıracak birbirimizden.

Cahit Sıtkı Tarancı

Birtakımları belki hatırlayacaklar seni
Teselli bile olsa, um…
Deliydi deyip gülecekler,

Aziz Nesin

Bir derin soluk alıp, özeti ölüm olan hayatın yollarında
bir sacak altı aradım, bir sıcak yer başımı yaslayacak,
teselli verecek, kimim kimsem yoktu
ve cezasız kalmıştı suçlu.

Oya Uysal

Sende buldum teselliyi, umudu
Senelerce bana yettin sevdiğim
Pınarların ne de çabuk kurudu
Ansızın tükendin, bittin sevdiğim.

Ümit Yaşar Oğuzcan

Oldum olası gülmediğim
Yalnızlığıma dönmeliyim;
Hangi teselliden bahsediyorsun?

Behçet Necatigil

tesellisiz bir kederdim bir vakit
bir vakit humma ve muamma
sessizlik bir vakit…

Yine döndüm gecenin kalbinden kalbimde kör kuşlar
-bazen bir çocuk ağlar ya içimde sabaha kadar-
başını dayamış gecenin dizlerine odam

şehre bakan pencereyim ben
hayatın dışına düşüyor gölgem.

–Sahi anne! Sen hiç çocuk olmuş muydun eskiden?

Oya Uysal

belkide boş bir kağıt: bana yağmur
sözden yağar! Böyle teselli ederdim

varı yoğu boş
luk olmuş cümlenin kederini,
bir harf denizi olurdum maviden daha derin

ben başkasının kağıdı olsaydım
kağıttan bir şairin eline sığınırdı kaderim

Haydar Ergülen

Ey sarhoş akşamlarımın biricik tesellisi
İlk şiirlerimdeki biricik dert ortağım fener
Soğuk kış geceleri ısındığım kalorifer
Gitgide uzaklaşan tren sesi

Ataol Behramoğlu

sonra bir yanlışlık oldu küstüm kendime
tesellisiz bir sabırla boşlukları biriktirdim
evvel zaman önceydi…
yılan gibi kaygandı mutluluk
elimizden bir anda yitip gitti

Eren Aysan

Pencerede yorgun bir zamandım bir vakit
Bir kuş kanadında teselli aradım.
Nice söz dedim, hangisi süzüldü kalbe?
Sözcükler topladım kalp gözümden
Işığını verdi gözüm.

Buket Düzgen

Ergeç gideceksin; beni anlayamadan,
beni sevemeden gideceksin.
Yalnız bir iç kırıklığı kalacak senden,
tesellisiz bir hüzün kalacak.

Ümit Yaşar Oğuzcan

Ayrılık bilemem ne zaman gelir,
Sen bir okul defteri getir bana;
çünkü sade yazmak tesellidir
çektiğimiz acıya bu dünyada.

Ahmet Erhan

Tenha sokakta kaldım oruçsuz ve neş’esiz
Yurdun bu iftarından uzak kalmanın gamı
Hadsiz yaşattı ruhuma bir gurbet akşamı
Bir tek düşünce teselli oldu bu derdime:
Az çok ferahladım ve dedim kendi kendime:
“Onlardan ayrılış bana her an üzüntüdür;
Madem ki böyle duygularım kaldı, çok şükür!

Yahya Kemal

Ey şair, uğraşma kendi derdinle;
Milletin ağlayan kalbini dinle.

Ağlıyor vatanın, bu dertli nine,
Şiirinle teselli ver bu enîne!

Yusuf Ziya Ortaç

Batı dışındaki toplumlarda acı çeken insanların; bu aşk acısı olabilir, kimsesizlik acısı olabilir, parasızlık acısı ya da daha derin ruhumuza işleyen bir acı olabilir; acı ile, acıya teselli olarak eşyalara sarılmasını, eşyalara bağlanmasını, özel bazı eşyalarla takıntılı olmasını da irdeliyor, seviyor, bu konu üzerinde düşünüyor. Kemal de zaten önce bir toplayıcı, Füsun’un küpesinden kolyesine, içtiği sigaranın izmaritinden tuttuğu tuzluğa, hep birlikte yemek yerken kullandıkları eşyalara, Füsun’u ilk gördüğü zamanki sarı ayakkabısına ve Füsun’ların evindeki TV’nin üzerinde uyuklamakta olan köpeklere… Pek çok eşyasına yalnızca ilgi duymuyor, onları saklıyor. Çünkü onların (eşyaların) önce bir teselli edici gücü var. Hepimizin bildiği gibi bir hatıra gücü var.

Orhan Pamuk

İlk kitabımı yirmi bir yaşında Rumence yazdım, bundan sonra bir şey yazmamaya karar vermiştim. Sonra bir tane daha yazdım, bundan sonra kendime yine aynı sözü vererek…

Kırk yıldan fazla bir zamandır bu komedi tekrarlandı. Çünkü yazmak, ne kadar az olursa olsun, bana bir yıldan ötekine geçmede yardım etti, zira, ifade edilmiş saplantılar zayıflıyor ve bir ölçüde aşılıyor. Eminim ki eğer kağıtları karalamasaydım, uzun zaman önce kendimi öldürmüş olurdum. Yazmak olağanüstü bir tesellidir. Yayımlamak da. Bu size gülünç görünebilir, halbuki çok doğru. Çünkü bir kitap hayatınızdır, ya da hayatınızın bir bölümüdür ve sizi dışarı çıkarır. Sevdiğimiz her şeyden yakayı sıyırırız orada, aynı zamanda da özellikle nefret ettiğimiz her şeyden…

Daha da ileri gideceğim: Eğer yazmamış olsaydım, katil olabilirdim. İfade etmek bir kurtuluştur. Benim yaptığım tam olarak bu. Hayata küfretmek için, kendime küfretmek için yazdım. Sonuç? Kendime daha iyi katlandım, hayata da daha iyi katlandım.

E.M. Cioran

Edebiyat bana bir teselli bahşediyor. Yazmak, okumak, çok büyük bir teselli. Bir selin üzerinde bir sal gibi, ona tutunuyorum. Harflere, okumaya tutunuyorum, iyi ki edebiyat var diyorum.

Sibel Eraslan

Gurur bile teselli olmuyor. Kendimi ben yaratmadığıma göre, gururlanacak neyim var? Benliğimde övüneceğim bir şeyler olsaydı bile, övünülmeyecek olanlar onları katbekat aşardı.

Benimsediğim tavır hiç olmazsa bir yenilik getirdi mi bana? Böyle bir tesellinin izi bile yok. Herakleitos ve Vaiz söylenecekleri söylemişti çoktan: “Hayat kumda unutulmuş bir oyuncaktır […] ruhun boşluğu ve derin üzüntüsü.” Zavallı Eyüp’ten ise tek bir cümle:“Ruhum hayat yorgunu.”

Fernando Pessoa
Huzursuzluğun Kitabı

Ortam alabildiğine olumsuz, her şey aleyhte olduğu bir anda, insanı rahatlatacak olan şey musibetin sona ermesinden ziyade, kalbe sekine inmesidir. Sekine inmeye başladığında, musibet ne kadar büyük olursa olsun, Rabbin huzurunda olma duygusu, bir dalgakıran gibi bütün acı ve zorlukları etkisiz hale getirecektir.

Mecit Ömür Öztürk
Dervişin Teselli Koleksiyonu

Anne hayatta her şeydir: Hüzünde teselli, kederde umut ve zayıflıkta güçtür.

Halil Cibran
Kırık Kanatlar

Ağladığında, gözyaşlarıyla teselli bulup içini hemen rahatlatıvermek de nefsin bir hastalığıdır.

Ebu Abdurrahman Es-Sülemi
Ruhun Hastalıkları ve Çareleri

Gidenin yerine benzerini getirmek gayreti, işte insanların tesellisi. Ama o bazen daha cesur, daha pervasız davranarak, insanoğlunun bu körü körüne sarıldığı, başını göğsünde dinlendirdiği, ya da hizmetine çağırdığı ‘teselli’ adlı cariyeyi, ezel künyesinde rastladığı ismiyle çağırır: ‘gaflet’.

Sâmiha Ayverdi

Ölmüş olan biri artık hiçbir şey istemez, sevilmeyi de, kendisine acınmasını da, teselli edilmeyi de istemez.

Stefan Zweig
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Esasen kahir ve musibetlerin tahammül edilmez ağırlığını silen, biraz da alışmak tesellisi, bu şifa değil midir?

Sâmiha Ayverdi

Öylesine doluyum ki seninle, başka bir hayale, başka bir teselliye, başka bir eğlenceye, başka bir ıstıraba tahammülüm yok.

Sevgiliyi başkalarında aramak, tesellilerin en hazini.

Cemil Meriç

Beyaz Geceler – Fyodor Dostoyevski
(Teselli olarak aşk)

İyimser aşkın el kitabı… Sonunda kavuşmak olmasa da her aşk kendince bir mutluluk değil mi? Kahramanımızın sevgili Nastenka’ya duyduğu aşkta topu topu dört gecenin hatırası vardır. Ama bu yeterlidir işte… Dostoyevski’nin romanı bitirirken söylediği gibi “Bir anlık mutluluk! Koca bir insan ömrü içinde bu kadarı bile yetmez mi!”

Kültür Sanat eki

Bir başkasının varlığıyla teselli olabiliriz gerçekten; ama tesellimizde bu insanın sadece vasıta olduğunu, kendi kendimizi teselli edenin yine kendimiz olduğunu çoğu kez fark edemeyiz. Dünyada hiçbir şey yoktur ki kendimizden ayrı olmasın.

Nihan Kaya
İyi Toplum Yoktur

Durmadan Sevgi’nin gözlerinin içine bakmaktan yoruldum galiba. İyi bir öğrenci değildim. Hepiniz dünya çapındaydınız. Devler savaşı yapıyordunuz. Herkesin gözüne bakmak zorunda olduğumu sanıyordum. Savaş bitsin istiyordum; fakat, anlaşmaya hiç niyetiniz yoktu. Sizleri izlemekten yorulmuştum. Acaba şimdi ne yapacak? Bu söze kızdı mı? Düşünür dururdum. Sonra, kendimi teselli ederdim: Onlar kendi başlarının çaresine bakarlar. Oyunlarınızı heyecanla seyreden saf bir seyirci gibiydim.

Oğuz Atay
Tehlikeli Oyunlar

  • Gene de gerçek bir sevgili, teselli olabilir.
  • Bunun için, onun da seni, senin onu sevdiğin gibi sevmesi gerekir.

Orhan Pamuk
Kar

İnsan bilmediği bir acıyı teselli edemez.

Alexandre Dumas
Kamelyalı Kadın

Yaşamadım. Çocukluğumu, gençliğimi, yaşamadım. Hep kafamın üzerinde yürüdü vücudum. Seni seviyorum sözünün bir yalan, bir teselli, bir alay olarak bile muhatabı olmamak.

Cemil Meriç
Jurnal

Hayatta ne zaman mutlu olsam, bunun en iyi günlerim olduğunu hatırlatacak bir mutsuzluk habercisi daima karşıma çıkmıştır. Ya bizim kültürümüz bunlardan çok fazla yetiştiriyor ve ihraç edilemez olduklarından başımıza kalıyorlar, ya da dünkü mutsuzluklarını şimdiki zamanda yenmeye uğraşmayanlar, başkalarının mutluluklarını da sınırlayarak teselli buluyorlar!

Buket Uzuner
Kumral Ada Mavi Tuna

Hayatının en mutlu zamanlarını iyi değerlendir; bu zamanlar öyle kısa ki! Bu günleri iyi değerlendirerek yeteri kadar mutlu olursak, nefis anılar yaşlılığımızda bizi teselli etmeyi ve eğlendirmeyi sürdürür. Bunları kaybedersek? Can yakıcı pişmanlıklar, vicdan azapları bizi yakar ve ölüme yaklaştıkça yaşlılığın ıstıraplarıyla birleşip gözyaşları ve acıyla bizi çevreler.

Marquis de Sade
En Çok Kendisine Yabancıdır İnsan

Mümtaz kendi sıkıntılarının hikâyesiyle başkasını teselli etmek isteyen bir adamın sözünün bir türlü bitmeyeceğini birkaç defa tecrübe etmişti.

Ahmet Hamdi Tanpınar
Huzur

Bununla beraber benim için şöyle bir teselli noktası da yok değil; mağlûbum, fakat düşmanla göğüs göğüse çarpıştıktan, son kurşunu attıktan sonra yere serilen bir asker gibi mağlûbum.

Reşat Nuri Güntekin
Acımak

Etrafıma kırıldığım zaman beni sen teselli edeceksin, işte o zaman ben her şeyi unutarak senin boynuna sarılacağım,” diyorsun. O zaman bende senin boynuna sarılarak hiç, hiç bırakmayacağım. Sen herhangi bir şeye üzülürsen seni kollarımın arasında avutacağım. Eğer gözlerinden bir damla yaş gelirse, güzel gözlerini sıcak dudaklarımla öperek kurutacağım.

Sabahattin Ali
Canım Aliye, Ruhum Filiz

İnançları zayıflayan insanlar kiliseleri boşaltıyor, bu mağazalara doluşuyorlardı. İnançsız ruhlar artık bu mağazalarda teselli buluyordu.

Emile Zola

Ve biz onlara diyeceğiz ki:
Hesaplaşma günü geldi. Şimdiye kadar yalnız din kitaplarında yargılandınız. Biz fakirler, zavallılar, yarım yamalaklar, bu kitapları okuyup teselli olurken içinizden güldünüz. Ve çıkarlarınıza baktınız.

Oğuz Atay
Tutunamayanlar

Gücenmeyiniz, dedi, şiirlerinize teşekkür ederim. Sizin her gelişiniz benim için büyük teselli. Fakat hep birbirinize benziyorsunuz. Bir zevkli tecrübe, sonra elveda. Nevzat da öyle yaptı. Bir son vapur bahanesi kâfi.

Peyami Safa
Selma ve Gölgesi

Bir ihtiyaç, derin, mukâvemetsiz, zâlim bir ihtiyaç, ele geçmesi muhâl olan bir kadın ihtiyacı ruhumu yakıyor; bir kadın, kalbimin bütün yaralarını saracak nazik ellerle, gayr-i kabil-i teselli matemlerimi unutturarak hararetli nazarlarla, ruhumun bu cevf-i melâlini dolduracak rakîk bir kalple bir kadın; bir kadın ki bütün harap olmuş gençliğime samimi yaşlarla ağlasın, dizinde hayatı-mın bütün elemlerini ağlayabileyim; bir kadın ki bu yalancı vaatlerin, ağlayan emellerin, âh eden ümitlerin matemlerini şefkat ve sadakati ile teselli etsin. Bu vefasız, bu kalpsiz kadınlardan, hatta aşklarıyla, hatta vefalarıyla bile zehirli yaralar açan, şebâbımın bütün hararet ve perestişini söndüren bu kadınlardan gelen merâretlerimi göğsünün üstünde ağlaya ağlaya unutayım…Böyle bir kadın ihtiyacıyla bütün gençliğim işte mahvoluyor: Ölüyorum. Birkadın ki bir hemşîre olsun, bir zevce olsun; yok, yok bir vâlide olsun, bir vâlidedeki her şeyiyle bir kadın, fakat kalbiyle, vefasıyla bir vâlide.”

Mehmet Rauf
Kadın İhtiyacı, Siyah İnciler

Ben teselliye muhtaç değilim karıcığım, sen de teselliye muhtaç olma…Teselli, ekseriya, tamiri mümkün olmayan hadiseler karşısında verilir ve alınır. Halbuki bizim halimiz öyle değil.

Nazım Hikmet
Piraye’ye Mektup
(6 Şubat 1934)

Objektif bakımdan, ezilenlerin teselli olarak bir Tanrı’ya inanmaları, halk yığınlarını mücadeleden uzaklaştırmaktan başka bir sonuç vermez.

Jean-Jacques Rousseau
Eşitsizliğin Kökeni Üzerine Söylem

Bir felaketzedeyi en fazla, teselli eden ağlatır.

Muallim Naci
Ömer’in Çocukluğu

Şunu da arz edelim ki, gerçek bir din, insana güç verir, onu niyete hazırlar, onu en düşünceli ve üzüntülü günlerinde teselli eder. Böylece insanın gelecekteki hayatı korunmuş olur.

Ömer Nasuhi Bilmen
Büyük İslam İlmihali

Beni teselli etmeye geldin. Ne kadar incesin. Ama beni teselli olmuş görünce küplere biniyorsun.

Oscar Wilde
Dorian Gray’in Portresi

Ben belki teselli edilmeye muhtacım, fakat bunu istemiyorum, anladın mı? Ben, yalan söylenmesini istemiyorum.Hem bu ne budalaca teselli! Aldandığımı anladıktan sonra daha fazla sıkılmayacak mıyım?

Peyami Safa
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Geçmişimi kusmaktan ve acılarım için başkalarından teselli beklemekten vazgeçeli uzun zaman oluyordu.

Aslı Erdoğan
Kabuk Adam

Güzel görelim, güzel konuşalım, güzeli arayalım. Güzelin bendeleri olalım. Ola ki yaralı ruhlarımız teselli bulur.

Kemal Sayar
Başı Sınuklar İçin Kılavuz

Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.

Nevzat Tarhan

Din hayata anlam veriyor ve teselli ediyor. Kriz anlarında aczini anlıyor insan, hekimi kutsal bir canlı olarak görüyor hâlbuki şifa Allah’tan. İnancı zayıf olan kimse ameliyata sorgulayarak giriyor ve teslim olamıyor dolayısıyla kaygı yükseliyor, terslikler yaşanıyor. Tevekkül ve teslimiyetin içindeki hazzı yaşayamıyor. Teslim olunca musibetler karşısında yalnız olmadığının bilincine varıyorsun.

Nevzat Tarhan

Aslında Heidi nin dediği gibi mükemmel bir teselli ilişkisi olabilirdi onun için.

Jackie Braun
Teselli İlişkisi

Her makama göre teselli arayarak bu yolda ilerlenir. Teselli bir şeyle veya biriyle olur. Benle tek başına olmaz. Teselli ancak Hakla olur. Hak isim-sıfatı ile canlıyı ve hayatı tanımak genel bir kural hâlinde Divan da işlenmektedir. Hemedânî, insan niçin huzur bulması gerektiğini sorar. 38 Çünkü insan ilim, idrak ve temyiz gücüyle hayvanla aynı sınıfta olma durumundan hayâ, utanma, keder duymalı ve bu konuyu dert edinmekle huzursuz olur. Ancak huzursuz olan huzuru aramaya çıkar. Ayrıca arayan derviş niçin insan olmak gerektiğini bilir ve insan olmak mücadelesini bu bilince göre verir. Öncelikle arayışta olan kalp dünyadan teselli umudunu kesmelidir ve gören olmak, Hakka tam teslimiyet, güvenmeyi, iman etmeyi öğrenmek zorundandır. Hayatın en alt rütbesi dünya ile teselli olup onunla oyalanmaktır. Bu da hayvani yaşama benzer.

Mehmet Kasım Özgen
Hoca Ahmed Yesevî’de Hikmet-Erdem ve Ahlak İlişkisi

İhtiyarlığa girdiğim zaman; bir gün güz mevsiminde, ikindi vaktinde, yüksek bir dağda dünyaya baktım. Birden gayet rikkatli ve hazîn ve bir cihette karanlıklı bir halet bana geldi. Gördüm ki ben ihtiyarlandım, gündüz de ihtiyarlanmış, sene de ihtiyarlanmış, dünya da ihtiyarlanmış. Bu ihtiyarlıklar içinde dünyadan firak ve sevdiklerimden iftirak zamanı yakınlaştığından, ihtiyarlık beni ziyade sarstı. Birden rahmet-i İlahiye öyle bir surette inkişaf etti ki o rikkatli hüzün ve firakı, kuvvetli bir rica ve parlak bir teselli nuruna çevirdi…

Senenin ihtiyarlık mevsimiyle benim ihtiyarlığım, kalenin ihtiyarlığı, beşerin ihtiyarlığı, şanlı Osmanlı Devleti nin ihtiyarlığı ve Hilafet saltanatının vefatı ve dünyanın ihtiyarlığı; bana gayet hazîn ve rikkatli ve firkatli bir halet içinde, o yüksek kalede geçmiş zamanın derelerine ve gelecek zamanın dağlarına baktırdı ve baktım. Birbiri içinde beni ihata eden dört beş ihtiyarlık karanlıkları içinde, Ankara da en kara bir halet-i ruhiye hissettiğimden (Hâşiye[3]) bir nur, bir teselli, bir rica aradım. Sağa, yani mazi olan geçmiş zamana bakıp teselli ararken bana mazi, pederimin ve ecdadımın ve nevimin bir mezar-ı ekberi suretinde göründü, teselli yerine vahşet verdi. Sol tarafım olan istikbale derman ararken baktım. Gördüm ki benim ve emsalimin ve nesl-i âtinin büyük ve karanlıklı bir kabri suretinde göründü, ünsiyet yerine dehşet verdi….

Kendi kendimi aldatmak ve yine başımı gaflete sokmak için İstanbul da haddimden çok fazla gördüğüm makam-ı içtimaînin ezvakına baktım, hiçbir faydası olmadı. Bütün onların teveccühü, iltifatı, tesellileri; yakınımda olan kabir kapısına kadar gelebilir, orada söner. Ve şöhret-perestlerin bir gaye-i hayali olan şan ve şerefin süslü perdesi altında sakîl bir riya, soğuk bir hodfüruşluk, muvakkat bir sersemlik suretinde gördüğümden anladım ki beni şimdiye kadar aldatan bu işler, hiçbir teselli veremez ve onlarda hiçbir nur yok. Yine tam uyanmak için Kur an ın semavî dersini işitmek üzere, yine Bayezid Camii ndeki hâfızları dinlemeye başladım. O vakit o semavî dersten و ب ش ر ال ذ ين ا م ن وا ا ل ى ا خ ر nevinden kudsî fermanlarla müjdeler işittim. Kur an dan aldığım feyiz ile hariçten teselli aramak değil belki dehşet ve vahşet ve meyusiyet aldığım noktalar içinde teselliyi, ricayı, nuru aradım. Cenab-ı Hakk a yüz bin şükür olsun ki ayn-ı dert içinde dermanı buldum, ayn-ı zulmet içinde nuru buldum, ayn-ı dehşet içinde teselliyi buldum. En evvel herkesi korkutan, en korkunç tevehhüm edilen ölümün yüzüne baktım. Nur-u Kur an ile gördüm ki ölümün peçesi gerçi karanlık, siyah, çirkin ise de fakat mü min için asıl siması nuranidir, güzeldir gördüm.

Bediüzzaman Said Nursi
İhtiyarlar Lem’ası
(İhtiyarlara Teselli Veren Eser)

Ve serptiğim tohumlar basak vermiyor. Camus nasıl abes gorebilir dunyayı? Demek dünya kademe kademe abes. Bu bir teselli değil bir mahkumiyet. Herkes gibi yasamak.

Cemil Meriç
Jurnal 1

Hayır; ona doğduğu günden beri bağlıydı. Hatta doğuşunun şartları düşünülürse, ona karşı minnettardı da. Pek az çocuk bu kadar zamanda bir eve teselli ve sevinç getirebilirdi.

Ahmet Hamdi Tanpınar
Huzur

Ebediyet hazin bir teselli mukafatı.

Cemil Meriç
Jurnal 1

Mamafih vaziyet de tuhaf. İlk defa tanıştığım ve bir gün evvel babasının ölümünü duymuş matemli bir kıza da hemen ilanı aşk edilmez ya… Ancak teselli verilir… Benim de ömrümde yapamadığım şey. Ne kimse beni teselli etmeli, ne de ben kimseyi… Riyakarlık tesellide son haddini bulur.

Sabahattin Ali
İçimizdeki Şeytan

İnsan hayat boyu ne zorluklarla ve sıkıntılarla karşılaşırsa karşılaşsın, ölüme yaklaşırken kendini teselli edecek bir şeyler buluyordu.

Yu Hua
Yaşamak

Belki dünyayı kökten değiştiremiyoruz ama yaralı bir ruha, dertli bir başa teselli olduğumuz her seferinde dünyayı azıcık daha güzelleştiriyoruz. Bir ruhun diğerine dokunduğu an, hayatın mucizesidir.

Kemal Sayar
Beni Sessiz De Sevebilir Misin?

Çocuk, kendisini evin emniyetiyle teselli edenlerin aslında onu bir zindana hapsedenler olduğunu fark edecek. Kendisine inandığında, kendisine güvendiğinde yürüyüp gidecek…

Kemal Sayar
Olmak Cesareti

Kitaplar insanın mutsuzluğuna teselli sandığımız bir derinlik katar yalnızca.

Orhan Pamuk
Benim Adım Kırmızı

Sadece teselli edilmek isteyenler teselli edilebilir.

Alexandre Dumas
Monte Cristo Kontu

Madem Kur’an-ı Hakîm’in bize verdiği en mühim bir ders; iman-ı bil-âhirettir ve o iman da bu derece kuvvetlidir ve o imanda öyle bir rica ve bir teselli var ki; yüzbin ihtiyarlık bir tek şahsa gelse, bu imandan gelen teselli mukabil gelebilir. Biz ihtiyarlar “Elhamdülillahi alâ kemal-il iman” deyip ihtiyarlığımıza sevinmeliyiz.


Bu dünyanın hayatı pek çabuk değişmesine ve zevaline ve fena ve fâni, akibetsiz lezzetlerine ve firak ve iftirak tokatlarına karşı bir ehemmiyetli medar-ı teselli ise, samimî dostlar ile görüşmektir. Evet bazan bir tek dostunu bir-iki saat görmek için, yirmi gün yol gider ve yüz lirayı sarfeder. Şimdi bu acib, dostsuz zamanda samimî kırk-elli dostunu birden bir-iki ay görmek ve Allah için sohbet etmek ve hakikî bir teselli alıp vermek; elbette başımıza gelen bu meşakkatler ve zayiat-ı maliye ona karşı pek ucuz düşer, ehemmiyeti kalmaz. Ben kendim, buradaki kardeşlerimden on sene firaktan sonra bir tekini görmek için bu meşakkati kabul ederdim. Teşekki kaderi tenkid ve teşekkür kadere teslimdir.


Eğer, bir saati beş farz namaza sarf etsek, o halde hapis ve musibet müddetinin herbir saati, bazan bir gün ibadet; ve fâni bir saati, bâki saatler hükmüne geçebilmesi ve kalbî ve ruhî meyusiyet ve sıkıntıların kısmen zevâl bulması ve hapse sebebiyet veren hatalara kefâreten affettirmesi ve hapsin hikmeti olan terbiyeyi alması ne derece kârlı bir imtihan, bir ders ve musibet arkadaşlarıyla tesellîdârâne bir hoş sohbet olduğu düşünülsün…

Bediüzzaman Said Nursî

Hayat, teselli olmaktır. Kişi teselli bulduğu şeyle yaşar, onunla hayattadır… Dünyanın oyuncaklarıyla teselli olan kişi ‘dünya ile yaşayan’; Rabbinin zikri ve meşguliyeti ile teselli olan kişi ise ‘Mevla ile yaşayan’ insandır. Bu geçici yurtta, birbirimize en büyük vazifemiz tesellidir.

Yusuf Hemedâni
Rutbetu’l-Hayat

İyi, iyi; bunların hepsini Hüsamettin Albayıma söylerim. Mezar taşıma yazdıramam ya bu kadar şeyi. Söyle evladım, diye teselli ederdi annem beni. Söyle de içine hicran olmasın. Hicran oldu anne.

Oğuz Atay
Tehlikeli Oyunlar

Tek tesellim, kızım bu acıdan öldüğünde Bingley’nin de yaptıklarına bin pişman olacağından emin olmam.” Elizabeth böyle bir düşünceyle teselli bulamayacağı için cevap vermedi.


Aralarında saygı ve güven diye bir şey kalmamış, Bay Bennet’ın aile mutluluğu hakkındaki bütün hayalleri yıkılmıştı. Ancak Bay Bennet kendi düşüncesizliğinin neden olduğu bu hayal kırıklığını, kendi hataları veya kötülükleri yüzünden mutsuz olan birçok kişinin yaptığı gibi, bazı zevklere dalarak teselli arayacak yaradılışta bir adam değildi. Doğaya ve kitaplara düşkündü; işte bu zevklerini doyurmak onun başlıca eğlencesi oldu.


“Gerçekten çok üzücü bir konu ve büyük olasılıkla birçok dedikoduya neden olacak. Fakat biz zehirli dilleri susturmalı, birbirimizin yaralı kalplerine kardeşçe tesellinin merhemini sürmeliyiz.”


“Belki iyi niyetliydi, ama bu gibi durumlarda insan komşularını ne kadar az görürse o kadar iyi. Yardım
etmeleri imkânsız. Teselli edilmek de hiç çekilmez. Uzaktan zaferin tadını çıkarıp memnun olsunlar.”

Jane Austen
Aşk ve Gurur

Bu anda oğlunu tekdire değil, teselliye muhtaç bulan annesi, gülümseyerek: «Oğlum» dedi, «hastalığının sebebi buysa müsterih ol, sen iyi olunca her şeyi ben yaparım.»

Decameron
Boccacio

”İnkâr edenler: Kur’ân ona bir defada toptan indirilseydi ya!” dediler. Biz, Kur’ân’la senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve onu ağır ağır okuduk.” (Furkân, 25/32)
İbn-i Abbâs’tan gelen rivayete göre bu itirazı yapanlar, Kureyş müşrikleridir.30 Bu itirazı Yahudiler’in yaptığına dair rivayetler de bulunmaktadır.31 Görüldüğü gibi bu âyete göre, Kur’ân’ın peyderpey nüzûlünün en önemli hikmetlerinden ve sebeplerinden birisi, “Hz. Peygamber (a.s.)’ın kalbini32 sürekli olarak takviye etmek” ve “O’nu tesellî etmek”tir.33


Kur’ân’dan yeni bir şey nâzil olduğunda, Hz. Peygamber (a.s.)’ın iç huzuru ve kararlılığı daha da artıyordu. Kalbinin itminan bulması, özellikle endişe verecek sebeplerin ortaya çıktığı zamanlarda daha da önemli bir hale geliyordu. Çünkü âyetlerin sıkıntı anında nazil olması, daha önce nazil olup da sıkıntı anında o ayetleri hatırlamasından daha tesirliydi.37 Çünkü insan tabiat olarak, yaşamadığı üzüntüleri belli bir seviyeye kadar aklen anlayıp hissedebilse de bu anlayış ve hissediş, o üzüntüleri bizzat yaşamış kişilerin anlayışı ve hissedişi gibi olmamaktadır. Bundan dolayı asıl tesirli olan, tesellinin yaşanan olaydan hemen sonra olmasıdır. Yoksa olay unutulduktan sonra yahut yaşanmadan önce yapılan teselli, kişi üzerinde önemli bir tesir icra etmeyecektir.38

Zeki Halis
Hz. Peygamberi Tesellî ve Kalbini Takviye Bağlamında Tencîmu’l-Kur’ân

Kur’ân’da Hz. Peygamber’i (s.a.s.) teselli eden âyetlerin varlığı onun teselliye ihtiyaç duyduğunu gösteren en büyük delildir. Söz konusu âyetlerin çokluğu ise teselliye duyduğu ihtiyacın derecesini ifade etmesi bakımından önemlidir.81 Şüphesiz başta eşleri ve ashabı olmak üzere onu teselli eden insanlar vardı. Fakat bunlardan hiçbiri, kulu yaratan Allah Teâlâ’nın tesellisi gibi olamazdı.


İlgili âyetlere baktığımızda bu kelimenin daha çok kalp ile beraber kullanıldığı ve “kalbin sakinleşmesi, kesin bilgiye ulaşması sebebiyle huzur bulup şüpheden uzaklaşması ve rahatlaması, kendisine güvendiği bir varlığın anılmasıyla huzura kavuşması” anlamında kullanıldığını görüyoruz.35 Bu anlamıyla kelime, teselli olmak ve moral bulmak anlamlarına gelmektedir. Çünkü kalbin, huzurdan önceki hali huzursuzluk, rahatsızlık dolayısıyla kişinin mutsuzluğudur. Bu durum da kişiye bir teselli ihtiyacı, kendisini teselli edecek, dolayısıyla moral seviyesini yükseltecek bir kişi veya duruma ihtiyaç hissettirmektedir. Verilen teselli ile kişinin moral seviyesi yükselir ve huzura kavuşur ki bu durum itmi’nan olarak ifade edilir.

Salih Gedük
Kur’ân’da Müminlere Teselli, Moral ve Motivasyon

4 Ne mutlu yaslı olanlara!
Çünkü onlar teselli edilecekler.

Matta – 5

24 Ama vay halinize, ey zenginler,
Çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!

Luka 6

5 Eğer biri bir başkasını kederlendirdiyse, beni değil –abartmadan söyleyeyim– bir dereceye kadar hepinizi kederlendirmiş olur. 6 Böyle birine çoğunluğun verdiği bu ceza yeterlidir. 7 Aşırı kedere boğulmasın diye o kişiyi daha fazla cezalandırmayıp bağışlamalı ve teselli etmelisiniz. 8 Bunun için ona duyduğunuz sevgiyi yenilemenizi rica ederim.

  1. Korintliler

Bilesin ki, basîret ve yakîn ehline göre “canlı”, avunup tesellî olan kişidir. “Hayat” da avunmak ve tesellî olmaktır. Yedi kat gök ve yerin mahlûkatı, tesellî ve huzur bulma konusunun özünde hem-fikirdirler. Ancak tesellî olma ve huzur bulma yerleri farklı farklıdır. Herkesin kendi makâm ve durumuna göre bir tesellî yeri vardır. İnsan onun varlığı ile huzur bulur, rahatlar ve sâkinleşir. Onu kaybettiği zaman muzdarip ve huzursuz olur.
*
Ama canlı ile hayâtı, tafsilâtıyla ve sûfî tâifesinin târifi üzere tanımak istersen bilesin ki, dünyâ süsleri ile tesellî olup avunan kişinin mutluluğu, bu aldanış sarayı olan dünyanın malını toplamak, biriktirmek, almak ve vermektir. O kişi dünya ile yaşamaktadır, dünya ile canlıdır. Bu durum, Âdemoğlunun hayat derecesi ve konumunun en değersiz, en aşağı seviyesidir.
*
Mü’min bir insanın tesellîsi ve huzuru, Kur’ân-ı Kerîm’in işâret ettiği şu şekilde olur: “Onlar inanmışlar ve kalpleri Allah’ı anmakla (zikirle) huzura kavuşmuştur: Dikkat edin, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşur”14. “Dünya hayatına râzı olmak” ifâdesi, dünya ile tesellî olup avunanları kınamaktadır. “Ona bir iyilik gelirse yatışır, onunla huzurlu olur”15 âyeti dünya hazları ile tesellî olanlara sitem etmekte, “Huzurla yürürler” âyeti, dünya emniyeti selâmetiyle avunup rahatlayanları kınamaktadır. “Onlar inanmışlar ve kalpleri Allah’ı zikretmekle huzura kavuşmuştur”16 âyeti ise Hak Teâlâ’nın zikri ile huzur bulan, O’nu anarak tesellî olanları övmektedir.
*
Bir kimseye nefsi dost ve keremli olunca, o kişinin dinini yaşaması kolaylaşır. Kişi, gereksiz dünyevî şeyleri terkedip dünyadaki tesellîgâhını tahrib ettiği nisbette Hakk’ın zikriyle tesellî ve huzuru îmâr etmiş olur.
*
Din ile tesellî olan, Hak Teâlâ’nın zikri ile huzurlu ve mutlu olan kişinin yedi kat gök ve yer ile muhâlefeti kalmaz, herşeyle barışık olur.
*
İslâm ile tesellîden, imân ile tesellî noktasına geçebilmek için zikir tefekküre, amel müşâhedeye, göz gayba, nefs gönle, alenî olan gizliye ve zâhir bâtına dönüşmelidir.

Yusuf Hemedâni
Hayat Nedir?
(Rutbetu’l-Hayât)
İnsan Yayınları

Ben bir kitabevine girdiğimde orada on binlerce kitap olduğunu bilsem de, bilgi veren kitaplarla huzur veren kitapları ayırırım. Orada benim yaralarıma merhem olacak mutlaka bir kitap olduğunu bilir, onu aramaya koyulurum. O kitabı bulamadığım zamanlar da olur ama onun ihtimal dahilindeki varlığı bana güven verir. Teselli meselesinden arındırılmış, huzur verme gayesi taşımayan bir kitap, benim dünyamda enformasyondur, dokumandır, belki lüzumludur ancak kitap değildir.
*
Bugün ister edebi alanda ister sanatın diğer dallarında olsun insanın kalbindeki ağır yükleri hafifletecek eserlere ihtiyaç var. Dervişin Teselli Koleksiyonu, kendi içinde bir teselli koleksiyonu oluşturdu ve son yıllarda yayınlanan ümit ve teselli odaklı kitaplar arasında yerini aldı. Bu kitap öncelikle benim kendi ihtiyacımdı. Her insanın ihtiyacı, insanlığın ihtiyaçlarının bir izdüşümü olduğuna göre, başkalarının da bu kitapla kendi kederlerini dindirebilmeleri mümkün görünüyor.
*
İnsanlar bir esere ihtiyaç duyduğunda kalem erbabından birinin kalbine bu fikir ilham olunur. Allah kime nasip edecekse, onun kalemi bu mesele üzerinde işlemeye başlar. Dervişin Teselli Koleksiyonu da bir ihtiyaçtı ve gelinen noktada anlaşılıyor ki bu ihtiyacı başarıyla gidermeye başladı.
*
Kitapla teselli kavramı bence yan yana bile değil, iç içe duruyor. Kitap demek teselli demektir. Yıllar önce, kederli bir dönemden geçerken, şehirlerarası bir yolculukta, bir mola yerinde bir kitaba rast gelmiştim. Üzerimdeki etkilerini halen unutamam. Yazarı tanınmış değildi, adını bile hatırlamıyorum şimdi, kısmen acemice yazılmış da sayılırdı. Ama insan bir kapıyı çalmaya görsün, kapının ardından hemen bazı kıpırdamalar başlar. Kafa karışıklığı içindeydim, ayrıldığım kentin olumsuz hatıraları, varmak üzere olduğum yerde beni bekleyen sıkıntılar ruhumu daraltmıştı. O dar vakitte çalabildiğim tek kapı o kitaptı ve çıkmaza girmemek için tek çarem oydu. Ve okuduklarımdan öyle etkilenmiştim ki sanki o yolculuğu bir şehre değil, o kitabı bulmak için yapmış gibiydim. Ben hayatımda düştüğüm neredeyse her sıkıntıdan kitapların el uzatmasıyla çıkabilmiş biriyim.
*
Teselli kelimesinin unutturma, akıldan çıkarma, gönül alma anlamlarına geldiğini görüyoruz. Bu üçüncü anlam bana göre daha etkin. Teselli etmek, bizde de gönül almak anlamında kullanılır daha çok. Ancak kastım zihni, düşünceler yoluyla uyuşturmak değil uyandırmaktı. Çünkü acı karşısında kendini uykuya bırakan zihin eninde sonunda uyanacak ve acı gerçeğin daha büyümüş bir haliyle yüzleşecek. Benim aradığım teselli, çekilen acıya bir başka açıdan bakabilmeyi içeren ve kalıcı bir rahatlama hissini beraberinde getiren bir kavram.

Mecit Öztürk
Röportaj

Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: “Rasûlullah (s.a.s.) ölüm anına yaklaştığı zaman, sık sık ıstıraplar bürümeye başladı. Kerîmeleri Hz. Fâtıma (r.a.) ‘Vay babacığım, ne çok ıstırap çekiyor!’ diye yakınmaya başladı. Peygamberimiz, kızını şöyle teselli ediyordu: “Bugünden sonra baban ıstırap çekmeyecek!”

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.