Altını üstüne getirdim de dünyanın
İplikte iğneyi kaçırdım, iğnede ipi
Dediler ki, tabiri caiz değildir, zinhar
Arama boşuna samanı samanlıkta
Orada bulduğunu burada kaybetmek var.
Karış karış gezdim de dünyayı köşe bucak
Varamadım içimde heves denen kuşa
Tam o anda üstünü parçalamış bir kibir
Bağlacını arıyor nasipsiz karanlıkta
Herkes yerli yerinde, yerinde değil tâbir.
Niye geldik dünyaya? Damatlık beğenmeye.
Bir esneme esnedik, açtı kepenklerini
Burdayken cümle âlem poz çalalım felekten
Alıştık nasıl olsa dünya ile dönmeye
Aya tempo tutalım, kırılalım ölmekten.
Biz dünyaya ‘dün’ dedik, teşbihte hata yaptık
Selam verip sağ yana, durmadan geçecektik
Gecelerin sırrını gündüzlere anlattık
Ne çok bir var dünyada bilmiyor birçokları
Düşmeseydik yukardan ‘bir’de birleşecektik
Rakam’la 1 rezidans, yazı ile bir kabir
Bir tarafı dünyaya, bir taraf şehre küstü
Şafak sayıp duruyor gecekonduda gece
Hayat daracık sokak, ömür cadde-i kebir
Bu berzahta ey şair, bir sen kaldın sadece
Hüseyin Akın