yeşil otlar tartarken ovadaki rüzgarı
bir yağmur otobüsünden bakıyorduk dışarı
tepeyi irkiltti geçti biri gencecik
biz sandık ki o tepe değişti
ya da biz sandık ki o tepe değişti
bir şey oldu ilk aşkın gözleriyle bakılan
kahveler soğudu yorgun bir kuş bitti
bir çömlek kurutuldu bir tırtıl küçümsendi
herkes dirseğiyle yanındakini: neydi o neydi
içlerimiz büyük bir yudumla susturulmuştu sanki
yeşil otları diyorum, o tepeyi boyluca
bir yağmuru, bir şiiri ve ikindiyi
sağına soluna çarparak bir şair bisikletle
çarpacak bir şey de yoktu, aşıyordu sanki
ahmet murat