bir çocuk gibi, yaşadığım güzel an(ı)ları senden dinlemek istiyorum.

Uzun zaman oldu okuduğum kitapların satırlarını çizmeyi bırakalı. Buna artık ihtiyac duymuyorum, zira gözlerim cümleyi çiziyor, kalbime nakşediyor. Kitabı bitirdiğimde not almak için o cümleyi dönüp bulmakta güçlük çekmiyorum. İnsanın kalbine d/okuduğu şeyler ise ebedi olarak kalıyor. Geçenlerde anı kitabı okumanın ağır geldiğinden bahsetmiştim hatırlarsan… Bunları anımsatan, okuttuğun B.nin mesajı oldu. B.nin hatıraları, acıları, hayal kırıklıkları orada birkaç cümlenin içinde duruyordu ve bir paratoner gibi onları kalbime çekip nakşettim. Şimdi kalbime nüfuz eden o hayal kırıklığının hüznüyle cebelleşiyorum. B. oldum ve o acıları tüm hücrelerimde hissedip, gözyaşı döküyorum. Halbuki o bunları yaşadı ve bedelini ödedi/ödüyor. Ben yine yeniden yaşıyorum. Geçiyor, biliyorum. Daha önce de geçti, ama bu beni çok yoruyor. Artık insanları dinlemek istemiyorum demiştim ya, bir nedeni de bu kuzum. Dinlediğim zaman da -kitapta olduğu gibi- cümlelerin altını çiziyorum. Belki de bu yüzden bir çocuk gibi, yaşadığım güzel an(ı)ları tekrar tekrar senden dinlemek istiyorum.


17 Kasım 2014


Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.