Firar

Ben ne yaptım Allah’ım!
Simsiyah bir çığlığa sardım o varlık kokusunu
Bir çarpılışla döküverdim orta yere

Durduk söz yığınından bir perde çekip aramıza
Yanan yerlerime gölge düşürmek istedim
Dayanamadım kalbimi saran alev yalımlarına

Ben ne yaptım Allah’ım!
Bir yudumu tada tada yutmak varken
Dipsiz fıçıya daldım

Fizik ve ötesine fit olmuşken cümle yüzey yüzücü
Elma kokusuna rüzgar esintisine su sesine kanıp
Züleyha sarhoşluğuyla bileklerimi kestim

Herşeyken hiçbir şey, hiçbir şeyken her şey oldum
Renk rengin esiri, cenk cengin yanak yanağa ikiziydi
Yandım, kül oldum, alevlerle sulh oldum

Çam filizlerinden geçtim, bulutlar arasından
Demir filizlerinde uyudum, haddehanelerde büyüdüm
Kaya gibiydim, dalgalarla eridim sahillerde
Parklarda gezindim ceket altında demlendim

Kalyon batırdım, çam devirdim, muz kabuğu attım sokağa
Şehirlere, köylere, evlere girdim, yüz sürdüm eşiklere
Kavgalardan çıktım, savaşlar bitirdim, bankalar batırdım
Paralar yaktım, antenler kırdım, eşkiyayı dağa kaldırdım
Ben ne yaptım, ben ne yaptım

Yoruldum sana geldim
Sen olmasan ne yapardım Allah’ım!

Göçmendim, kapına pösteki serdim
Allah’ım
Sen olmasan nereye giderdim

Söz çölünde kaldım budur günahım
Senden sana kaçıyorum Allah’ım

Mürsel Sönmez