sözün belleği yok
kopardığı dalları bahçesine taşırken
unutuyor az önce terk ettiği ormanı
kaybolduğu patikalarda döküp saçıyor
özündeki anlamı
-geri dönülmez artık
korkmayalım kuşlardan-
yolun belleği yok
eksiliyor dil yolunda
yürekte döllenen dirim
her şiirin bir ölüm oluşu
belki de bundan
-merhumu nasıl bilmezdiniz
az mı su içmişti pınarınızdan-
ölümün belleği yok
adak değil
sözcüklerin üzerine diktiğim
titrek alevli mumlar
sarhoş geceye
günün yolunu gösteriyorlar
-gecenin teni ipekse
gününki kılıçtan-
kimsenin haberi yok
parmak izi tutmayan tek şey insan teniymiş
yalan!
tenimin denizinde hâlâ yakamoz
bana balıkları sevdiren adam…
Özlem Çiçek