Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Son Hatıra — 2 yorum
  2. Hüzünlü Bahar — 1 yorum
  3. Her bir merâm yâra tamâm söylenilmiyor — 1 yorum
  4. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

CEHENNEM EVİMİZ OĞUL

cehennem ateşler içindeymişbiz ısınmakyemek pişirmekve ütü yapmak için yakarız ateşibütün günahkârlarcehenneme gidecekmişyalanarkadaşım sarkisuçurtmamı yırttığından beriuğramaz oldu evimizecehennem yukarıdaymışyalangökte bir şey yokbazı bulut ve güneşbazı ay ve yıldızlar görünürgecelerdeyalan hepsiyalan söyler hepsi desadece annemin sözüne inanırım benhiç yalan konuşmaz annemve her gün aynı sözü söyler:CEHENNEM EVİMİZ OĞUL Garbis Cancikyan

Toprağa Övgü

sen olmasannasıl yaşar insanlarbütün oyılanlar böcekler kurtçuklararılar kuşlar kelebeklernebileyim balıklar…sana teslim ederizölülerimiziyaşayanlarımızı daey insanlara hazineuluslara vatanseviyorum senitopraksen verirsinmobilyalarımızın ağaçlarınıtaşı kiremitievlerimizi örmek içintuğlayı harcıbütün yiyip içtiğimizigiydiğimiz elbiseler sendensenden ayakkabı şapkasu şarap birasenin cümle hayırlarınsığmaz kitaplarabir şiir içinbunlardan sadece biri yetecekti oysatoprak inan kisenin için düşenher şehitsevgimizin kanıtı adetasendenayaklarını kesen kuşlarve bütün uçaklarbir gün nihayetsana dönecekler tekrargünün …

Devamını oku

Sürgün

aynı yerde kalır sokakotel kapısı aynımasada kalır hâlâkopardığımız ekmeğin kırıntılarıve sokağa bakanpencerelerin perdelerikapadığımız gibi aynıbiz nedenaynı kalmadık sevgilimel olduk birbirimize Garbis Cancikyan -Şu Ömrümün Şubat’ı-

Rubailer

NİYAZ Bana ilhamını bahşet ki, İlahi, bir günSeni bulsun sana takdime değer incilerim.Ben, ne sultanlara şair, ne de şairlere şah;Tanrılar Tanrısı’nın şairi olmak dilerim. SONSUZ RÜYA Ezeli varlığa candan vurulan aşıklar,Ses alır ta ötesinden ebedi dünyanın.Yerin altında devam etmesidir bence ölüm,Yerin üstünde görüp geçtiğimiz rüyanın. GÖNÜL MÜLKÜ Evler yıkılır, köyler olur hak ile yeksan,Viran yeri, …

Devamını oku

Küs Değiliz

Kendi gün batımıma doğru seni kutsuyorum yaşam, çünkü sen bana hiçbir zaman boş umutlar, adaletsizlikler, hak edilmemiş üzüntüler yaşatmadın. Çünkü inişli çıkışlı yolumun sonunda gördüm ki kendi kaderimin mimarı bendim; Ve şeylerin içindeki tatlılığı ve acılığı ortaya çıkardıysam onlari oraya koymuş olan yine ben olduğum içindi: gül ağacı ektiğimde açan her zaman güller oldu. Elbette …

Devamını oku

Ev Şiirleri Bercestem

Kapıları ölü, sağ Bütün akrabaya kapalı Bir ev bulsak, O ev yalnız ikimizin olsa Hep orada otursak. İç içe bu evler, bıktım, Birbirine bağlı. Sözde kalır ayrı evlere çıkmak, Dağ başlarında bile olsa Yalan, evlerin yalnızlığı. Bir duruş tazeler eski bir acıyı Hortlatır gerilerde bir derdi bir bakış. Bu ev sizin öyle mi? Yanlış! Önceki …

Devamını oku

Abuzittin Bey

Toriğini çalıştır kaşalotGır geçmeÇaparize gelirsin sonra zıngadak Kasıntından denizler bulanıyorBamya tarlası mı sandın dünyayıBak atı alan Üsküdar’ı dolanıyor Her gün ağzın dört köşeAma çıngırağı çektiğinin resmidirKim dedi sana rüzgâra karşı işe Asma sakal takma bıyıkBehey ıspanakzadeBu gidişin sonu karanlık Tenhalarda bocurgat yaparsınİşin gücün hamintoBilirim her taşın altında varsın Fazla viraj alıyorsun ağır olEşekten düşmüş karpuza …

Devamını oku

Geçmiyor gülmekle hüznüm, belki ağlarsam geçer

Zannederdim aşkımı bir şûha bağlarsam geçer
Yâr eliyle yâremi bir kerre dağlarsam geçer
Bitmiyor âh-ü figanım bülbül-i şeydâ gibi
Geçmiyor gülmekle hüznüm, belki ağlarsam geçer

Bir ağacın ölümü, büyük bir mimarî eserinin kaybı gibi bir şeydir 

İstanbul gittikçe ağaçsız kalıyor. Bu hâl aramızdan şu veya bu âdetin, geleneğin kaybolmasına benzemez. Gelenekler arkasından başkaları geldiği için veya kendilerine ihtiyaç kalmadığı için giderler. Fakat asırlık bir ağacın gitmesi başka şeydir.

Esareti bir kafes içinde olmaktan ibaret sanmayın. İnsan, söylenmesi gereken yerde susuyorsa esirdir.

Hayat bir mizansen gibi türlü kapılar açıyor sana. Ve her kapının ardında, yeni bir kapı daha! Yürüyorsun; belki yoruldun belki henüz erken vazgeçmek için. Vesveseler de bırakmıyor yakanı. Lakin yürüyorsun; çünkü insan yürümekle mükelleftir, kapılar yürüsün diye var.*Kalabalıklar arasında herkes yalnız. Bu kanıya varmak zor olmadı. Yaşadığımız devir, maalesef herkesi yalnızlığa sürüklüyor. Kalbini açmak zayıflık, düşünmek taşlanmak demek. Nezaket …

Devamını oku