“Gelecek Yüzyılın Çiçeğiyim”
“1984 çıkıp gidiyordu dünyadan. Saat 24’e doğru 67 ilimizin bazılarında bir sürü olay oldu. Ben bunların ancak bir kısmını anlatacağım. Tabii, çok küçük olaylar.
Ankara’da bir çocuk erken uyudu, düşünde bir ırmağın kıyısında kocaman bir çiçek gördü; ata benziyordu çiçek; konuşuyordu da. “Ben”, dedi, “gelecek yüzyılın çiçeğiyim.”
***
“Hiçbir Yılbaşını Birlikte Geçirmedik”
“Kars’ta bir kale vardı. Tarihçidir. Sosyal Bilgiler Dersi’nden hep tam not almıştır. “Ben, 1883’ü çok sevmiştim,” dedi, “şimdi yüz yaşına girmiştir; kim bilir nerelerde?”
Bursa’daki Yeşil Camii, Edirne’deki Selimiye Camii’ni düşünüyordu. “Hiçbir yılbaşını birlikte geçirmedik. Ama minarelerimizin uçları anten gibidir; onların sayesinde haberleşebiliyoruz. Bu gece, Edirne’de çok mu rüzgar var acaba? Şu saate kadar bağlantı kuramadık.”
***
“Çok Şükür Bu Gece Ay Işığı Var”
“Aydın’da, trenden bir adam indi, elinde kocaman bir torba vardı. Naylon torbalar olur ya, işte onlardan. “Eyvah!” dedi, “başkasının torbasını almışım. Bunun içinde birkaç oyuncak var. Şimdi beni Noel Baba sanacaklar.”
Trabzon’da kıyı sessiz ve iyice tenhaydı. Bir taka çalkanıp duruyordu suda. “Çok şükür,” dedi, “bu gece ay ışığı var; onunla kutluyorum yeni yılı.”
***
“Yaşlı Bir Çam Ağacı Gözlüklerini Takmış…”
“Mersin’in dağ köylerinden biri de Aslanköy’dür. Bu köyde yaşlı bir çam ağacı gözlüklerini takmış, masanın başına geçmiş bir şeyler yazıyordu: “Nedir bu yılbaşı günlerinde biz çam ağaçlarının başına gelenler! Danıştay’a başvuracağız. Büyük Millet Meclisi’ne de dilekçe sunduk. Hep bizim dallarımızı mı kesecekler?”
***
“1 Ocak Şakası Olmaz Mı?”
“Bir otobüs bir yokuşu tırmanırken birdenbire durdu. “Buraya kadar arkadaşlar!” diye bağırdı yolculara. “Ben geri dönüyorum.”
Döndü. Hızla aşağı doğru ilerlemeye başladı. Yolcular önce şaşırmış, sonra da korkmuşlardı. Hepsi buz kesilmişti sanki. Ama biraz sonra otobüs yeniden göründü. Bu kez çok neşeliydi! “Şaka!” dedi, “şaka yaptım yahu! 1 Nisan şakası olur da, 1 Ocak şakası olmaz mı?”
***
“Çocuklar Her Şeyi Anlar/Okuma Tadı Yaratmak”
Çocuklar İçin Edebiyat*
“185. Gün
İki ay olmuş Çocukça dergisinden kovulalı. Oysa ben oradaki “Aritmetik İyi, Kuşlar Pekiyi” başlıklı sütunumu çok seviyorum. On iki yazı yazmışım. Orhan Alkaya’nın isteği üzerine girdiğim bu işte, başta, bayağı zorlandım. Kolay değil, yedi sekiz yaş düzeyindeki çocuklara, onların öğrenci olmayan yanlarına seslenebilmek. İki yazı çok zor çıktı. Giderek ısınmış ve kendime göre bir yol bulmuştum. Çocukların her şeyi zaten anladığı düşüncesinden çıkış yaptım. Geliştirebilirdim de bunu.
Kapılıp gitmek isterdim o yazılara.”
*Bu bölüm Cemal Süreya’nın Günler (YKY, 1996) adlı yapıtından alınmıştır.
…
-“Hiç uğramıyorsun yahu!” dedi. Senin çocuk dergisinden ne haber?
– Yakında çıkıyor, diye karşılık verdim.
– İlk yazıyı yazdın mı?
– Nasıl başlayacağımı bilemiyorum.
– Hadi hadi! Yazarsın. Yalnız şunu unutma: Çocuklar her şeyi anlar. Her şeyden söz edebilirsin onlara. Enflasyondan bile.
– Ama…
– Aması yok bunun. Savaşlardan söz et; dünyası sarsan günlerden. Bak, her ay ne kadar kitap çıkıyor. Şairler var. Ressamlar. Sonra, uzay bilginleri. Çevre kirlenmesi, İran’a ve Irak’a domates satıyormuşuz.”
…
– Bilgiçlik taslayan şeyler yazma. Serüvenlerden, düşlerden de söz et. Sözgelimi lacivert ipek helikopter uçsun yazılarında. Bilgi de ver. Yavru belinanın ağırlığını söyle bakalım.
…
– Hep bilgi mi vereceğim çocuklara?
– Yok canım. Senin işin onlarda okuma tadı yaratmaya çalışmak.
Cemal Süreya, Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi, Yapı Kredi Yayınları