İmdi bilmiş ol ey oğul, şarap konusunda ne iç diyebilirim ve ne içme diyebilirim. Çünkü gençler kimsenin sözüyle iş görmezler ve başkasının sözüyle yiğitlik fiilinden vazgeçmezler. Çünkü bana da gençken çok söylerlerdi, ben de kabul etmezdim. Elli yaşımdan sonra ulu Tanrı inayet eyledi, bana yardım etti ve tövbeyi layık gördü.
Ama eğer içmezsen iki cihanın faydası senin olur ve ulu Tanrı da senden hoşnut olur, hem halk arasında kınanmazsın, akılsızların yaptığı gibi olmayacak hareketlerde bulunmazsın, malın da telef olmaz. Öyleyse bu mana ile, yani dediklerimden ötürü eğer içmezsen doğru olur, benim yanımda da çok sevgili olursun.
Velâkin ey oğul, bilirim ki gençsin ve bilirim ki şarap yoldaşları seni içmemeye komazlar. Onun için demişlerdir ki, yalnızlık yeğdir, kötü işe kılavuzlayan yoldantan ise. İmdi, eğer içersen, hiç olmazsa tövbeyi gönlünden giderme, her an günahını anıp ulu Tanrı’dan tövbe ve yardım isteye dur ve her an işlediğin günahlardan pişman ola dur. Çünkü sen bunları gözleyince, kuşkusuz ulu Tanrı fazlından ve kereminden sana tövbeyi lâyık görür.
Ama ne zaman ki içersin, hiç olmazsa yemek yedikten sonra tezcek şarap içme, ta ki üç kez susuzluğun kansın, yani susuzluğa bir kez sabreyle, ne su iç ve ne şarap, sonunda susuzluğun geçsin. Bir daha susayasın, yine sabreyle, o susuzluk da geçinceye kadar. Üçüncü kez susadığında içersen şarabı o vakit iç, ta ki yiyeceğin kuvveti vücuduna sinmiş olsun.
Ey ciğerköşem, şarap içersen ikindiden sonra iç, sen sarhoş oluncaya kadar akşam olmuş olur, halk seni sarhoş olarak görmez. Öyleyse akşama kalmış olduğun için ayıbın örtülmüş olur.
Sonra, meclisten, yani şarap sohbetinden kalkınca öyle kalk ki, iki-üç kadeh daha içmeye mecalin olsun. Sakın, tokluk lokmasından ve sarhoşluk kadehinden. Çünkü tokluk ve sarhoşluk, yemekten ve şaraptan değildir. Ama kişi normal bir iştahtan sonra bir-iki lokma fazla yerse tok olur ve mide ağırlaşır ve bir-iki kadeh fazla içerse sarhoş olur. Öyleyse sonraki lokmayı yeme, tok olup sonra ağırlaşmayasın ve şarap içiyorsan sonraki kadehi içme, sarhoş olup kınanmayasın. Yani ne çok tok ol ve ne çok sarhoş, ta ki ikisinin de zahmetinden uzak olasın.
Hele oğul, hiç olmazsa sarhoş oluncaya dek içmemeye çalış. Çünkü sarhoş oluncaya kadar içmenin iki türlü sonucu vardır: Birisi delilik ve birisi sayrılık. Çünkü mademki sarhoştur, son derece delidir ki yarı deli; ne zaman ki mahmurdur, son derece sayrıdır ki yarı sayrı. Öyleyse akıllı kişi niçin meşgul olsun bir nesneyle ki sonu delilik ola ya da sayrılık.
Ey oğul, hele sorhoş oluncaya kadar içersen, hiç olmazsa sabuhi etme, yani gece sarhoş olup yatıp sa-bahleyin daha şarap buharı başında iken şarap içme. Eğer rastlayıp da içersen bari arada bir iç, çünki sabah içki içmek akıllılar katında beğenilmiş bir iş değildir. Her şeyden önce sabah içmenin kötülüklerinden birisi budur ki sabah namazı geçer, yani kazaya kalır; biri de bu ki, geceki sarhoşluğun buharı henüz dimağından yok olmadan sabah içtiğin şarabın buharıyla karışır. Öyleyse bu iki buhar birbirine katılınca ikisinden malihulya (melankoli) doğar, o da deliliğin bir cinsidir. O halde bir bozucudan iki bozucunun fesadı daha fazladır. lmdi bir dimağda bir bozucu vardı, yani geceki buhar, ona bir bozucu daha ulaştı, yani sabah içtiğin şarabın buharı. Öyleyse bunun gibi iki bozucu bir araya gelirse kavgadan başka bir sonucu olur mu? Ko imdi bunu, ulu Tanrı geceyi rahat için yarattı. Vakit ki başkaları rahat olup uyusun, sen şarap içtiğin için uyanık olasın; başkalarının uyandığı vakitte de senin uyuman gerek idi, şarap içtin, yine uykunu almadın, gerçekten bu kez zahmet üçe çıktı. İkisi şarap sarhoşluğu ve biri uyku mahmurluğu, Neu-zübillah, ertesi gün görürsün ki baş ağırlaşmış, göz kapakları şişmiş, gövde titrer, beyin zonk zonk eder, hem deli oldu, hem hasta ve hem vorgun. Ko ne bela imiş o sabah içkisi dedikleri, şükür ki vaki olmadı Mercimek’e. Ey oğul bilmiş ol ki, sabah içmek az olursa orada kavga ve gürültü olmaz. Hele sonra pişman olacağın bir kötü iş olmayınca olmaz. Ama arada bir özür için sabah şarabı içmek uygundur, velakin bunu adet edinmek doğru değildir.
Ondan sonra ey oğul, eğer bekri olursan, yani şarap içmeğe düşkün olursan, bari Cuma gecesi içmemeyi adet edin Üstelik bunun gibi topluluğa mahmur gitmek sana yakışmaz, yani Cuma namazını daha ayılmadan kılmak doğru değildir.
Sen o bir gecenin hürmetini saklayıp içmediğin ıçın öteki gecelerde içtiğinin aybı örtülür, halkın gönlüne hoş gelir ve avamın dili bağlanır. O aziz günün gecesine hürmet etmenin sevabı öteki dünyada sana karşı gelir, hem de o günde ve gecede şaraba ve meclis masrafına gidecek mal sana kâr olarak kalır; çünkü bir yılda kırksekiz Cuma olur, kırk sekiz gecenin masrafı yanına kalır. Bir de bu ki, gözün, gönlün, aklın, tenin ve canın altı günlük içki zahmetinden rahat olur. Çünkü bu saydıklarım şarap buharından ötürü zahmette iken o gün içmediğin için rahat olurlar. Öyleyse bedende sağlık ve malda bolluk, yani fayda; Öteki dünyada sevap bu dünyada iyi ad ve avamın dilinin bağlanması bu bir gecede şarap içmeyi bırakmakla elde edilir. Bir gece ki o gecede şarap içmemekle bu kadar yarar elde edilsin, onun gibi gecede şarap içmemeyi adet edinmek yahşi adettir ve gayet beğenilmiştir. Umuttur ki bari Cuma gecesinde şarap içmeyi adet edinmeyesin, inşaallahü taala.