İtiraf

Bir defa, bir defacık, sevimli, tatlı kadın,
          Zarif kolunuz koluma
Dayandı (ve ucunda o ruh karanlığımın
          Bu anı solmadı asla);

Vakit geçti; tıpkı bir yeni madalyon gibi
          Bir ay kenti yıkıyordu,
Ve Paris üzerinde gecenin alayişi,
          Nehir gibi akıyordu.

Evden eve ve araba geçen kapılardan,
          Geçiyorlardı gizlice
Kediler, aziz gölgeler gibi veya bazan
          Bizimle, kulak kirişte.

Ansızın, sıkı fıkı, özgür dostlar içinde
         Solgun ışığa açılan,
Sizden, ey zengin ve gür sesli çalgı, ki neşe
         Ve ürpertiyle ışıyan,

Sizden, ey duru ve şen, bir boru sesi gibi,
          Kıvılcım dolu sabahtan,
Bir garip ses, sitem ve hüzün dolu bir ezgi,
          Sıvıştı, çırpınıp duran

Sıska bir kız misali, pis, iğrenç, berbat halde,
          Ailesinin utancı,
Göze çarpmasın diye, gizleyip bir mahzende
          Uzun yıllar tutacağı.

Zavallı melek, şakıyordu, çığırtkan sesiniz :
        “Dünyada doğru ne var ki,
Ele verir her zaman, düzgün çekseniz de siz,
          Orda insan bencilliği;

Ne güç bir uğraştır güzel bir kadın olmak,
          Ve nasıl bayağı bir iş
Çılgın soğuk dansöz gibi ayılıp bayılmak
          Ağızda yapmacık gülüş;

Ne çirkin kişilerin kalplerine taht kurmak;
          Aşk da yalan, güzellik de,
Ne ki onları atar bir sepete Unutmak
          Sonsuz’a vereyim diye!”

Büyülü dolunayı hatırladım çok zaman,
          Bu sessizliği ve usancı,
Ve bu dehşetli gizi kulağa fısıldanan
          Kalbin günah çıkarttığı.

Charles Baudelaire
Çev,ren: Ahmet Necdet

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.