Requiem
1
ağzımda gecenin ihaneti duruyor
ağzımda gecenin ihaneti duruyor
zamandan gizli akar köklerime giden
su
ah! bilseler varolduğumu
çıkmazlardı içimden
göğsümü baştan başa yırtan requiem
ıslak dudaklarımda bir avuç tuz mu
kaldı
tanrının kendisiyle konuşurken tattığı
uzaklaştıkça herkes uzlaşırdım
kalbimle
şimdi beni birkaya gibi oyun
belki de dilime yerleşen rüzgâr
son lanetimdir diye sevinirim uzaktan
kuyudaki sesimle avunsun yusuf
gövdemin inleyişine doluşsun kuşlar
nasıl olsa ardımda ebedi yankısı var
hiçbir gece söylenmemiş masalın
2
beni yalnız bıraktın bir kuyu ağzı gibi
beni yalnız bıraktın bir kuyu ağzı
gibi
ay ışığı acıtır kendi karanlığımı
oysa gövdemi terk eden sular
buluşur bir nehrin sessizliğiyle
Oknos’un ipini sallandıran içime
Omuzları konuşan hiç kimse yok
burada
bir taşın rüyasına gizlice girer
annesinden masalını kaçıran herkes
görürüm yeryüzünü ıslak ağzımla
anlatamam soluğumdan geçen zamanı
iki deniz arasında düşünür tanrı
beni kendi ağzının öpüşleriyle öpsün