Sarılır uyur incecik bir yağmura gecenin üstünü örttüğü sokak,
gelir, usul kanatlarıyla küçük beyaz bir peri,
fısıldar ilk dizeyi.
Parmaklarında kırık harf izleri,
kırk çölü aştın, kırk dağı bıraktın da geride, sınandın
seni görmezden gelen bakışlardan geçip vardın
olmayan şehre.
Ah! sana sevmeyi öğreten hayat,
esirgese de senden sevgiyi
saçları okşanmamış çocukluğunla oynuyor
içindeki çocuk. Bak!
Çıkıp yürüsen yanında yalnızlığın şimdi
-yüzünde içini örten bir gülümsemeyle, öyle,-
hikâyesi olmayan kadınlar çekiştirir durur eteklerini.
Ruhundaki köleyi özgür kıldın,
yettin kendine
parmaklarında kırık harf izleri.
Sarılır uyur incecik bir yağmura gecenin üstünü örttüğü sokak,
gelir, usul kanatlarıyla küçük beyaz bir peri,
fısıldar ilk dizeyi.
Oya Uysal
-uzak olan sendin-