bir dost dünyanın dibinde de olsa seni düştüğün kuyudan sesiyle çıkarabilirmiş

üşüyordum.

dahası bir kaza görmüştüm.

bir öğrencim yerde yatıyordu.

ayağı ezilmişti.

daha çok üşüdüm. yanımdaki arkadaşımın merhameti o çocuğun ayağını eminim daha çabuk iyileştirecek.

üşüyordum ve bankaya uğramak zorundaydım. sıcak günlerde bile bir bankanın içine girdim mi üşürdüm. işimi çabuk hallettim ve eve dönmek için araba beklemeye başladım. soğuktu ve durakta kazık gibi dikiliyordum. zaman zaman tanıdıklarım geçiyor iki üç kelimeyle selamlaşıyorduk.

araba gelmedi, soğuk iyice abandı üzerime. içim daha bir başka üşüyordu. içimdekiyle de konuşmuyordum o an. öyle ki iç ve dış hat seferleri iptal olmuş, havalimanının en ücra köşesinde dil bilmez bir yabancı gibiydim.

bir telefon geldi. garipti. zira ekranda ara, yazıyor ama ben aranıyordum.

yurtdışı araması…

telefonu açtım; çok tanıdık, çok uzak çok bildik bir şiveyle sesleniyordu…

soğuk bıçak gibi kesildi. içimdeki kulak kabarttı. dışımdakinin ağzı kulaklarına vardı.

tahhar diye bir şehirden, bir dost aramasıymış, alt tarafı!

yoo, dünyanın en soğuk ülkelerinden birinden aranıyordum. dünyanın en sıcak insanlarından biri arıyordu.

ve şarjım öyle azdı ki… gelemedim, dedim. olsun, dedi, martta… demişti ki jarş bitti. birden soğuklar başladı sanmayın! avucuma bir avuç ateş bıraktı dostum. bende onu kalbime, üşüyen yerlerime yasladım.

ve ses odur ki dünyanın bütün buzlarını eriten bir ılık nefes taşır içinde.

hamid abiyi siz de bir gün tanıyacaksınız. tahhar’a yolunuz düşerse, doktor hamid deyin, sizi klinik’e götürecekler ve gönlünüz, karnınız doyacak, dostlukla ihya olacaksınız.

yarım kalmış tüm işlerinizi tamamlayamayacaksınız belki ama iyi işler yaptığınıza inanacak ve üşümeyeceksiniz.

neymiş yeğen; bir dost dünyanın dibinde de olsa seni düştüğün kuyudan sesiyle çıkarabilirmiş. ki dost sesi dünyada az bulunan bir elementtir. bulunca da spagetti görmüş italyan gibi homini gırtlak tüketmemeliymiş.

şimdi, tahhar’da bıraktığım “yanımdaki adam” dan işmar almış gibi ısındım. bu soğuk elbet geçer, yeter ki kalbine hamid denli dostlar ses versin.

Zeki Bulduk

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.