kanıyor içimde güneşe bakan güller
biliyorum sözcüklerin eğimini
beni bu odaya gömen şeyin de adı var
her gün bakar gölgesiz bir eşikten
bir istavroz çıkarıp zamana karşı
biliyorum saflığın karmaşayı beklediğini
sunulmuş armağanlar gibi kıyıda unutulan
bir hıncı bileyen anılarla kabarır yelkeni
yoruldum her şeye bir anlam bulmaktan
günü sularla anmaktan gülü kuşkuyla
terk edip mavi sözleri saten bir tene
kusuru aramaktan kusuru sevmekten
derim ki teşnedir ruhum gelmeyen cevaplara
adım geçmez bir kadının rüyalarında
geçer zaman göğün çeperinden
ayılır orada bir suskunun depremi
kimsiniz
bu boşluğu dolduran kim
gövdem mi soyunuyor anlamından
yoktur ruhun çeperinde bir mazi
yaşadım işte acı çektim yaşlandım
bu muydu herkesin benden beklediği
yok sesimle yankılanan bir yüz
mutsuz bir hayat tuhaf ilkeler filan
hatta bir ara bir dantel cumhuriyeti
hep gitmek terbiyesi iş ki marifet
kalmadı kimseye diyeceğim yalan
gitmeliyim kalmaktan iyidir çünki
kanıksıyorum demek gittikçe
bana şair diyorlar bilge diyorlar aydın filan
genç kadınlarda bir ilgi bir ihtimam
unutulmuş arkadaşlardan ortak ani talebi
oysa odalarda yankılanan bir sessizlik gibi
aynı yüze döküldüm bunca sene sonunda
beni yok sayan bir dilin içine süzülerek
efendiye sokuldum beni gör ben de varım diyerek
bıraktım annemin sesinde kamaşan dilimi
dürüst olmalıyım ey Türk şiiri
ne ben sarıldım sana ne sen sevdin beni
hükmetmek için senin gemsiz atına
rüzgârla anılmış olmalıyım
yoksa bilinir senin sözlüğündeki adım
Ortaşark’ta bir topluluk ve ondan olan kimsedir
şimdi yakanı bırakıyorum, çünki seni yendim
arıttım benimmiş gibi bütün sözcüklerini
buymuş demek bana yaşattığın cehennem
buymuş demek benden sakındığın özgürlük
ama sevdim seni çünki köleler severler
bir beyaz yüzde bir gölge gibi dururken
elleri olsun isterler uzun çarşılarda marifetli
burada ayrılıyor yolumuz Türkçeciğim
süzülmek için göğe salınan kanatlarla
bir sağa bir sola kolan vururken serseri
bir asinin gölgesiymişim biliyorsun
yakışmam artık kendi üstüme bile
öyleyse suya dönmeli çünkü suya dönmek iyidir
o suda bir elma boyuna soyunur
estirir rüzgârını kuzeye doğru
çünkü kuzeye esmek iyidir
çıkmak için bir masalın geçmiş kipinden!
Selim Temo
Jübile / agorakitaplığı / 2017