Kimine göre
Bulutlarda yürüyen bir annedir zaman
Kimine göre
Bir boşluktur aramızda duran…
Acaba hangisi?
-Hiç birisi, hiç birisi…
/Toz rengine boyanıp, gözyaşlarına bulandı ‘zaman…’
Bir düş masalı savuracak birazdan,
Duymak istiyorsanız, bayramlık elbiselerinizi
Giyip de gelin…/
Ben yoktum.
Ben hiç olmadım aslında…
Şu anda duyduğunuz da kendi sesiniz…
Siz ki, düşlerinizi
Çocukken, oyunlarda kestiniz
Ve can çekişirken onlar
Büyümeyi seçtiniz…
O ağacı da hiç seyretmediniz…
-Düşler hemen ölmezler…
Büyüdünüz…
Sonu olmayan yollar ararken
Yorulup, tökezlerken
Gözlerinize çarpıp da
Parçalanan düşlerinizdeydi aşk…
Sonsuzluk ondaydı…
Nasıl da ağlardı… Farketmediniz…
O ağacı yine seyretmediniz…
-Düşler kırılınca gülmezler…
Ben yokum!
Dedenizin seccadesinde
Ninenizin çemberinde
Büyüleyen renkleriyle ‘oya’lanır zaman…
İp değil, renk değil, düşlerdir
İğneyle ince ince batırılan…
Benim olmadığımı
Bir tek onlar bilir ve
O ağaca su verir…
-Düşler ölseler de can’ı terketmezler…
Ve aşksız insanlar
Mezara ölü düşleriyle giderler…
Esra Güzelipek