Ne biliyor musun?
Sığınılacak çocukluğumu özlüyorum..
Orada bir yerlerde beni beklemiyor oysa..
Geriye dönüş kapıları çoktan kapandı..
Ne eski mahallemiz tanıdıklarla dolu,
ne yeni hayatlarımız güvenli..
Sır gibi alemde, sırdan bihaber kaybolup gidenlerdenim..
ağzımın tadı acılaşınca, ölümüm gelir aklıma..
sırlar doludur, tıpkı varoluşum gibi..
Köklerinden gövdesine sular salınan ağacın,
vakti gelince hazanı yaşaması gibi,
an geçmiyor ki kurumayayım..
gelişen her şey, bir öncekini yok saydırdı
ve insan yok artık..
kuş seslerini duymak istiyorum,
bu dehlizden kurtulmak,
hayatımın anlamını bulmak için
hayatın dışında solumak istiyorum..
işte bu yüzdendir yalnızlığım,
küçük bir balığın suda yüzüşü gibidir,
kalabalıklarda boğulur,birkaç dostla ölürüm,
Rabbimin verdiğini ancak yalnızlığımda görürüm..
Ve beni duyduğunu bilirim.
Herşeye rağmen beni sevdiğini,
benden yana umutlu olduğunu bilirim..
Benim de TEK umudum O’dur..
Sibel Alırkan Kuruca