Ne kadar güzeldi, kirazların Türkçesi
Ekmek ören kadınlar, bahçenin sesi-
Giderken görürdük kimi kızları
Ellerinde baharın şaşkın dalları!
Bir gül düşün, gönülsüz açan
Olan her şeyi solduran zaman;
Çocuklardan önce yatan babalar
Gelmiş ve kalmış o yorgunluklar…
Artık durmadan kırk yaşındayım
Cebimden çıkmıyor dünyanın eli,
Nereye dokunsam eskiyor hemen
Günler günleri örtmüyor şimdi.
Kimsenin gücüne gitmesin diye
Ezberledim yolları, sulardan önce-
Bir kusur aradım, yalnızlığıma;
Ağaçlar gövdesinden tanınır, baba.
Böyle tanıdım o şairleri
Gündüzün uzaması, boyuma kadar-
Çınlasın adım, sözün kulaklarında
Ziyan olmasın güzel havalar.
Üzerinde göz var diyorlar bana.
İbrahim Tenekeci