yoksa
Zor değil, hiç zor değil,
demli çayı bardakta
karıştırıp bir başına
yudumlamak doyasıya….
Ama
‘çaya kaç şeker alırsın? ‘
Diye soran bir ses
olmalı ya ara sıra……
Elif Şebnem Akal
Ey bana kuyular kazan dizginlenemez sözcüklerim
Savrulan beş çaylarına kırık aynalar şenlensin
Ey şair!
Savur kendini sözcüklerine yaraların neşterlensin.
Naim Kandemir
teşekkür ediyorlar, çok yaşıyorlar, işe geç kalmıyorlar
çeyrek altını önemsiyorlar, küresel ısınmayı ve beş çaylarını
Güven Adıgüzel
sahte kimlikle yapılan görüşmeler
esaret tarihimizde bir çayiçimi tadıdır
Bayram Balcı
ince ve daha dünya görmemiş sesiyle anlattı dünyasını,
narin ellerinde tutmakta olduğu çaya birşeyler anlatırcasına.
Gökhan Yalçın
Binlerce şeydir çünkü Ruhi Bey
Nanedir, ada çayıdır, zencefildir
Edip Cansever
İyi demlenmemiş bir çay gibi kaldım
Kırdım dolduğum tüm fincanları
Ahmet Erhan
Kar olur, kış olur, üşürsün, neme lazım
Bir çay koyarım sobaya, radyoda incesaz…
Ali Kınık
Kırmızıyı esirgemeyen çay bardaklarının
ince bellerine dayanamadan,
beni de aldatıyordur belki,
sevinince terleyen parmakların.
Özge Dirik
evde kalmış iktisatçı kızlar
Taha Ayar
Haydar gel çay içelim konuşalım aşklardan
Seni bilmem ama ben çok kötüyüm
Abdulkadir Budak
sanırdım içimdeki vandal kıracak billur kalbimi
tifo çarşılarında yahut çay bardaklarında
İbrahim Halil Baran
Sıcak çaydan adamların
Yüzleri ağarırdı ilk ışıklarla
Didem Madak
Sen dudaklarında buğulanan çaydan
Ben nargilemin dumanıyla
Çekip gülümsesek içimize hüznü.
Ahmet İnam
Ağaç altında çay içelim dedim kendi kendime.
Kulağım çınladı:
Hangi ağaç altında, hangi çayı, kimlerle?
Süreyya Berfe
Ben çaylarımı hep soğutup içiyorum
Kadir Bal
Uzakta çay bahçeleri yerde çerçöp
Gittiğimin farkında olsaydı eğer,
Yeterdi bana, beklemiyordum özlenmeyi
Hüsrev Hatemi
Bir ölümlük hatıralar edindim
Yaz gecelerinde ıssız çay saatlerinde
Süleyman Unutmaz
çay içerler,
çay saatleri durma saatleridir.
Ahmet Güntan
Uğrak kahveler bulamazsın, birkaç aşina yüz
Yalnızlık heryerde yalnızlık
Sıcak bir bardak çay, heryerde çaydır
İlhami Atmaca
anladım ki küllenen sigaradır
soğuyan bir bardak çaydır benim ömrüm
Nevzat Çelik
Altın rengi gözleri yanan bir semaverdi
Ilık bir çay kokusu akardı saçlarından.
Yaşar Nabi Nayır
Sana inat
Yolcu vapurunda
Denize karşı
Çayla sigara da içeceğim.
Gülcihan Atalay
Çayını dolduracağım, usulca karşına oturacağım,
Sen asla benim an be an seni izlediğimi anlayamayacaksın,
Huzur bulacağım sende… Yine!
Çisel Onat
bir evde anne çay, baba ekmektir
ne kadar demlenir ve ne kadar pişersin sana kalmış
bir an evvel görün, kaderin gözü üzerimizdedir
Yağız Gönüler
Ve oturdu mu bir masaya
Hakkını verir çay içmenin
Cahit Zarifoğlu
Bir cigara sar bitlis tütününden
bir çay demle sonra, anısı kalsın
Ahmet Telli
bir avlu taptaze bir çaydanlığı gösteriyordu giderek
oooo! demek bütün insanlar çay içecek
hayır! çok uzakta biri sevindi.
Edip Cansever
Adın üç kere geçti saçma sapan bir filmde
yalnız olsam çok ağlardım ama annem bakıyordu
otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime
anne dedim, hadi çay koy da içelim..
Ali Lidar
Iki çay söylemiştik orda, biri açık,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Cemal Süreya
yeter ki yudumla
bu tek dudak dokunuşlu çay bardağından…
yeter ki anla…
İbrahim Halil Baran
seni çay içerken izlemek
seni çay doldururken
seni demlerken çayı
kimseler inanmasa da düpedüz sevap
Alper Gencer
hoşçakalın ağız tadları
sıcak çorbam çayım sigaram
Ersin Ergün
kitap kapakları , bi kaç fotograf için dönerken
bir bardak çay..iki şeker evden çıkıyordu…
Şükran Belen
ankara garındaki garson
yoruluyor önümdeki çay bardağına
ben ninni söylüyorum
o gülümsüyor
Müştehir Karakaya
Demli bir çay, biraz melâl
Yetmiyor bu hayatı anlamaya
Mustafa Özçelik
Hiçbir bardakta
dudak payı bırakmadınız bana
bir kaşık sesini
bile çok gördünüz
şekersiz içerek
çaylarınızı
Sunay Akın
Sana bakmalarımı
Çocuklarını okula uğurlayan
Bir anne gönenciyle
Mola yerlerinde içtiğim çayların
Buğusuna katıp
Bozuk bir para üstü gibi
Uykusuz garsonların
Soğuyan avuçlarına bıraktım.
Gökhan Akçiçek
doğru anlamak diye buna derim
binadaki çaycıyla aynı partiye oy vermiş patronun bildikleri:
Osman Konuk
Başa dönelim biraz da,
Hep başa döneriz;
Belki bir çay bardağına,
Sıcaklığa, tutuşa, dokunmaya,
Ne güzel anımsarız geçmişi,
Kendi yalanımızla.
Metin Altıok
ey kara çayımın buğulu kiri
kıvrıla kıvrıla nere gidersin
ötelerden eğer sorarsa biri
bırakmadılar da gelmedi dersin
kara çayımın ey buğulu kiri
Mustafa İslamoğlu
birkaç damla yağmur karışıyor içtiğim çaya
sonra bir bulut gemi gibi yanaşıyor masaya
elele çıkıyoruz seninle güvertesine akşamın
Arif Ay
benimle birlikte dolan soğukla
donup kaldı çay bardaklarının neşesi
Selami Karabulut
elim sana ait bir çaya şeker atar gibi tereddütsüz ve işlek olmalıymış
Cafer Turaç
Aşkınla demlenmiş sıcak bir çay içmeliyim.
Küfürler saçıp etrafa, belalara bulaştırmalıyım ağrılı başımı.
Yokluğuna alışmamalıyım.
Tarık Tufan
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Can Yücel
usulca yerini alan selamlarla başlarsın sabahçı kahvesine,
gevrek simide ve yüz gram peynire. ısıttığın avcunun
çay bardağı kadar olduğuna aldırmaz bir çocuğu büyüten yüzün.
Hilal Karahan
Diyelim ki akşamdan kalmaydınız- misal
Önünüze kızarmış ekmek, bir bardak çay
Ahmet Erhan
Kardeşimle kendimize durmadan,
Olmayan çayları,
Olmayan fincanlardan içerdik.
Didem Madak
Kır kahveleri kuş sürüleri sonra
Konuşmadan oturduğumuz masa iskemle
Demli çay, demli çayın buğusu
O yaz daha mutluydu seninle
Ahmet Ada
Denizin sesi ayaklarına vuruyordu
masada örtü yoktu
iki çay söylediler
biri içilmedi
birinin sıcaklığı vapur dumanına karıştı
akşamın son ışıkları
Refik Durbaş
Yaşlı bir komşum var, ahvâli güzeldir
Yaşlıları severiz;
Gel, bir çayını içmeye gideriz
İbrahimî Feyzullah Yalçın
bir kıyı kahvesinde uyandık
üç aşağı beş yukarı her şey denizdi
sesimiz: iki çay, biri şekersiz
Akgün Akova
– bir çay içimi dostluğuna gelmiştim
“bir vardı/ bir gitmiş” dedi ardımdan-
Neriman Calap
Tiplerimize bakıp çay demlerlerdi. Sitelerin şımarık çocukları ve o gün bugündür tiplerine bakıp çay demlenilen insanları pek severim ne de güzel insanlardır onlar ve ne de mübarektir ocaklarına çay ağacı dikilen insanlar.
Berkan Ürgen
Cami çıkışı aşure dağıtan amcalar, dünyayı yönetse, ne güzel
Ne âlâ olurdu moda dergilerini ateşe verecek güzeller olsa
Bizi o ateşe atmak yerine ateşe çay koysalar ve kestane
Ben sonra ölürüm yine, acelesi mi var, kaçacak değiliz ya!..
Burak Uzun
o bir çay istemişti, trenin içinde
biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
ben yalnız kalmıştım, senin içinde
oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni!
Haydar Ergülen
Ben seninle bir gün Van`daki bir kahvaltı salonunda…
Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği) bir yol üstü lokantasında…
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan Doğubeyazıt`ın herhangi bir toprak damında…
Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim…
Yılmaz Erdoğan
sekiz saat oluyor karbonatlı bir çay bile içemedik,
başımızda prensip sahibi bir başçavuş.
Can Yücel
Garson çay uzatırken ben ‘aklımda’ diyorsam
Sende kalmış demektir ladesim sende kalmış
Cemal Safi
Sobanın üstünde bir ıslık tuturacak porselen çaydanlık.
Ve aşk demlenecek buharıyla.
Zeynep Didem
Bana çay demlemeyi öğret
elimi yüzümü yıkamayı,
ağzıma rakı koydurma.
Ahmet Oktay
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Can Yücel
Pencerenin önünde örgü ören birinin
– Örgü mü, bir çay bardağını başka başka tutan ellerin becerikliliği mi-
Görülmediği gibi
Edip Cansever
-Haydi iç de çay koyayım.
Ah Muhsin Ünlü
Tazecik bir bahar olsam sabahlarında.
Demlenen çayın kokusu olsam,
Sahir Üzümcü
bir yudum çay içerek kahvelerde oturmak
seni düşünmek için bahane olmuş bana
ve doğranan yudumdan tatlı vakitler kurmak
Sıtkı Caney
söyle ne içersin çay mı kahve mi
çok değişmişsin birden tanıyamadım
Atilla İlhan
şehri yakacak kadar tövbe biriktirmiştim
sonra içecek kadar çay bir de sigara
Alper Gencer
yüreğiniz kocaman bembeyaz bir manolya
limonlu çay kokusuyla serinletir anıları
Nilay Özer
Bütün gün kahvede oturdum yedek kulübesinde
ve bir kardeşim saf dışı kalsın diye
çay söyledim kahveden.
İbrahim Tenekeci
Adım Ruknettin,tanışıyor olmalıyız
Bir çay ocağında ya da bir merdiven başında
Sunmuş olmalıyım kalbimi size
Kemal Sayar
Yarın nemli balkonumda demlenen hasretimle
Bekliyor sizi akşam çayıma karanfillerim.
Hüseyin Cahit Kerse
Bir bardak demli çay
burukluğu gibi kalsın
gecenin ve sabahın tadı
yaşasın anılarımızda
Ahmet Telli
Koydu
Fincanına çayını.
Sütle de karıştırdı.
Kül tablasına,
Koydu sigarayı.
Dudaklarına götürdü,
Sıcak fincanı.
Şafak Temiz
demli bir çay yap kendine geç yaşam güvertesine
ufka dik gözlerini tepende pupa yelken
Memet Sefa Öztürk
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Nurullah Genç
kola değil çay içmektir seni düşünmek,
sen düşünmek erzurum, tebriz, tiflis;
yani aşık garip coğrafyası.
Hüsrev Hatemi
Son paranı bir akşam evvel
Beklerken kahvehanede
İçtiğin çaylara vermişsindir
Neyzen Muharrem Dere
seni içiyordum çay diye,
cennet diye seni düşlüyordum
-ki, sen yeşil çıplak bir yeşildin gözümde
cennetten damıtılmış
Hasan Ali Toptaş
Üşüdükten sonra içilen, sıcak çaydır mutluluk,
Beş dakikada biter.
Sahir Üzümcü
Çekti ayakları kahveye vardı
Açtı tabakasın, sigara sardı
Daldı.. neden sonra garsonu gördü
‘Çay’ dedi, yutkundu, eğdi başını.
Abdurrahim Karakoç
Bir daha gitmesin o sahil kahvesine,
Başka bir yerde içsin ne olur,
Tek şekerli çayını
Söyleyin Leyla’ya beni unutsun
İbrahim Berber
gündelik ayrıntılarda düşünüyorum seni..
çayını karıştırırken mesela,
?
Bizim içtiğimiz çay da çaydır
Çarpık dudaklı ezik gözlü allı mavili çaylar
Vadilerden renkli yağmurlar gibi gelir.
İçtiğimiz çay.
Sezai Karakoç
Çayın rengi ne güzel
Sabah sabah,
Açık havada!
Hava ne kadar güzel!
Oğlan çocuk ne kadar güzel!
Çay ne kadar güzel!
Orhan Veli Kanık
çay içiyoruz
mutlu bir sessizlik içinde
Cevat Çapan
Sana bir çay ve temiz yaralar ısmarlarım
Osman Konuk
Çay, sigara, kağıt, kalem:
Kuş sütü eksik.
Süreyya Berfe