Toprak

Evlerle aramız açılıyor 

Çünkü savaşlardan biridir evlerimizden kaçanlar 



Evler boyun boyuna gelmenin habercileri 

Çocukları çok yaşatan serçe ağartan damlar 
Göğün yanaklarından sarkan gündüzleri 
İndirirler saçaklarından akıtarak bahçelere 


Bahçeler ki evlerinde olanların 

Topraktan gelen ağaçlara 
Tutundukları ve gizli çekmeceler açtıkları 
Ve içine geleceğinden emin anılar 
Nur topu ceviz yaprakları 
İlk sevgili yaprakları 
İlk şiir sıcaklarını koydukları 


Bir hacim altın şeklinde 

Her an açılan Kitabın üstünde 
Işık ve ışıklardan camını giyinmiş 
Bal rengi bir lamba 


Beni doğuran peygambere yaslanmış 

Geçmiş canları sergilemiş göğsüne 
Hepsine hatimden bir mucize ayırmış 
Armağan salmış iç süslerine 


Babam canımı çökertiyor 

Hep aynı tarlanın önünde

Aynı topraktan kalkıp 
Türbesini yontuyor içime 


Oysa sessizce girerdim çiçeklerin içine 

Küçük kız gitti sancılandınız mı 
Evler ve dereler daha derine 


Güneşe kan durup dururken sıçradı 

Korsan deri değiştirdi 
Ben can değiştim toprağa basarken 
Ellerim yırtık saçlarımda 
Tatlı suları geçerken 
Denizde sallanırdı başları 
Korsan bir ev tutkununun içinde 
Evi zorlanan midyenin içinde 
Topraktan da ötede denizin kadersiz gecesinde 
Keçelenen 
Ve rastlantı basan çatısız yüzleri 


Evlerde tartılmış ve ağır bulunmuş 

Fırlatılmış ve geceyle karşılanmış toprak 
Geçti biçiminden 
Sen nerde şehirleri gezdiren nehir 
Gece bir an bulup çınar ağacından 
Güneşe dökülen 
Evlerin dışında gezdiren beni 


Yer yere abandı sırtıma bir ev yaslandı 

Ki sımsıkı el tutan kader tutan 
Ve sokaklar ki anneler şöleninde 
Bebelerce fıskiyeli etekler

Cahit Zarifoğlu

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.