Samsun’da, kirasını ödeyemediği için kendini astığı iddia edilen kişinin haberini/fotosunu gördüm.
Orhan Veli’nin “Kitabe-i seng-i mezar”ının hiç yazılmamış dördüncü kısmı geldi dilime.
İçim acıdı ve hâlâ acıyor.
Üzerinde bir don bir fanila, boynunda çamaşır asmaya yarar bir sicim… Belli ki zemberek boşalmış.
Ne bayramlık, ne misafir karşılamalık bir hal…
Asılan bayrak yerine bir yorgun beden.
Hacize gelmiş memur gibi ölüm, televizyona el koyacakken ağrılı bir ömrü götürmüş.
Komşular şimdi hep iyi bilirdik diyecek. Ev sahibi de helal eder hakkını…
Fakat kim bilir kaç kez boynu bükük dolaştı mahalleyi kahveyi, belki halden anlayan çıkar da ne derdin var deyip sorar diye.
Belli ki sormadılar ve sormuyoruz işte…